Zayi belgesi ve süre değişikliği
28 Temmuz 2022 Perşembe
Bu günkü yazımda uygulama açısından önemli bir belgeden, hatırlatma olarak tekrar söz edeceğim ve önemli bir değişikliğe değineceğim.
Zayi belgesi ve süre değişikliği
HUKUKA GÖRE

Zayi belgesi ve süre değişikliği

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Bu günkü yazımda uygulama açısından önemli bir belgeden, hatırlatma olarak tekrar söz edeceğim ve önemli bir değişikliğe değineceğim. Bu belge, alınması gerektiği halde pek çok durumda alınması ihmal edilmekte, bu ihmal de ileride çeşitli hukuk alanlarında beklenmeyen sorunlara yol açabilmektedir.

Ticaret Kanunu 82. maddesinde tacirlere ticari defterleri, mali tabloları, ticari mektupları ve defterlere yapılan kayıtları on yıl süre ile saklama yükümlülüğü getirmiştir. Saklama süresi ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yıl sonu yıl sonu finansal tabloların ve/veya  konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlamaktadır. Saklama süresi ticaret hukukuna göre 10 yıl, vergi hukukuna göre kural olarak beş yıldır. Kural olarak dememin sebebi, süreyi uzatan pek çok istisnanın bulunmasıdır.

Ancak bu saklama süresi içerisinde elbetteki defter ve belgelerin başına pek çok şey gelebilir. Bu süre içerisinde defter ve belgeler yok olabileceği gibi tahrip de olabilir, okunamaz hale gelebilir.

Öte yandan defter ve belgelerin yetkili mercilere ibraz edilmemesi, çeşitli kanunlarda (Örneğin Vergi Usul Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu) ayrı ayrı yaptırıma bağlanmıştır. İşte bu nedenle ibraz edilememe halinin, ibraz etmeme kasdına dayanmadığının ve ibraz etmemenin elde olmayan bir sebepten ileri geldiğinin kanıtlanabilmesi için Ticaret Kanunu tacirlere bu konuda da bir mükellefiyet yüklemiştir.

Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesine göre; “bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde kayba uğrarsa, tacir kaybı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” Madde metninde “yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi” denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsamda yorumlanması gerektiği ifade edilmiştir. Uygulamada bu hükme dayanılarak mahkemelerce verilen belgeye veya karara, “zayi belgesi” adı verilmektedir.

Burada önemli olan, defter ve belgelerin elden çıkmasında, tacirin bir kusurunun olmaması gerekir. Bir başka deyişle iddianın inandırıcı ve samimi olması, hayatın olağan akışı içerisinde makul olması gerekmektedir. Örneğin çeşitli mahkeme kararlarında; boş bir araziye park edilen arabadan defterlerin çalınması, muhasebeci tarafından yazılmak için alınan defterlerin bulunduğu çantanın vapurda unutulması, binaya giren hırsızların defter ve belgeleri çaldığı şeklindeki iddialar samimi ve inandırıcı bulunmamıştır.

Hasımsız olarak görülecek bu davada, mahkemeler gerekli araştırmayı yapmak durumundadır. Mahkeme, itfaiye raporu, karakol tutanağı gibi belgeleri incelemenin yanı sıra şahit de dinleyebilmektedir. Mahkemeye müracaat ederken, kayba yol açan olaya ilişkin delillerin yanı sıra hangi defter ve belgeler için zayi belgesi istenildiğinin de belirtilmesi gerekir. Zira tutulmamış veya tasdiki yaptırılmamış defterler için zayi belgesi istenilmesi mümkün değildir. Tasdik ettirilmiş olsa dahi, kullanılmamış, boş defter veya fatura, fiş, irsaliye gibi belgeler için zayi belgesi istenemez.

Ancak serbest meslek erbabınca kullanılan defter ve belgelerin zayi halinde, zayi belgesi istenilmesi mümkün değildir. Çünkü zayi belgesi, Ticaret Kanunu’nda tacir için düzenlenmiştir. Bu konuda bir boşluk vardır ve Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmesinde yarar vardır. 

Zayi belgesinin talep edildiği dava hasımsız olarak görüldüğünden mahkeme kararı, kesin hüküm oluşturmaz, kesin kanıt değildir ve her zaman aksi iddia ve ispat edilebilir. Zayi belgesi taleplerinin, ticari işletmenin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemelerine yöneltilmesi gerekmektedir.

Zayi belgesi talebinin, zayi olma halinin gerçekleştiğinin, bir başka deyişle zayi olma sonucunu doğuran olayın öğrenilmesinden itibaren 15 gün içerisinde yapılması gerekmekte iken bu süre 7417 sayılı Kanunla 5.7.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 30 güne çıkartılmıştır. Bu sürenin hesabına zayi olma olayının tarihi değil, olayın öğrenilme tarihine göre hesaplanması gerekmektedir.

Zayi Belgesi, özel hukuka ait bir belgedir. Alınmış olunması halinin dahi kesin hüküm teşkil etmemesi sebebiyle, bu belgenin alınmamış olması veya alınmasının ihmal edilmiş olması durumlarında da, ibraz etmeme fiili dolayısıyla açılacak ceza davalarında, defter ve belgelerin zayi olduğunu (tabii ki yine inandırıcı ve samimi olarak, hayatın olağan akışına uygun biçimde ve tacirin elinde olmayan sebeplerle zayi olduğunu) iddia ve ispat etmek mümkündür.

Buraya kadar ki açıklamalarımız, kağıt ortamı içindir. Ancak elektronik ortamda tutulan defterler ve yine elektronik ortamda düzenlenen belgeler için zayi olma halinin gerçekleşme olasılıkları gibi konular da şu an için netleşmeyi bekleyen konular arasında yer almaktadır.(Dünya)
1- Ankara Sheraton Hotelde Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısının Ardından, Kartaloğlu Basın Mensupları Tarafından Yöneltilen Sorulara Yanıt Verdi.
REKLAM ALANI
Bu yazımda TÜRMOB tarafından yeni yayınlanmış bulunan bir Mali Mevzuat Yorum - Uygulama Sirküleri’ne değinmek istiyorum
Gelir İdaresi Başkanlığı, 7417 sayılı yasada yer alan Varlık Barışı uygulamasının işleyişine açıklık
Değeli Okurlar, bir süredir tatilde olmam nedeniyle yazılarıma ara vermiştim. Verginin gündemi tatil yapmadığından bu arada birçok yasal ve . . .
Türkiye'de şirket sahibiyim ve Bağ-Kur primi ödemekteyim. Yaklaşık 6 ay önce temelli olarak Avusturya'ya taşındım ancak ne yapacağımı . . .
Köşemde, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Yasa Teklifi Meclis'e sunulduğunda, “İstanbul Dubai'ye rakip olabilir” başlıklı yazımı okumuştunuz
Cenazesi 8 Ağustos 2022 Pazartesi günü saat 11.00'de Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsünde yapılacak törenin ardından
Son 2,5 yıldır hayatımızı alt üst eden COVID-19’da tam her şey yoluna girdi denirken bir anda vaka sayıları artmaya başladı. . . . .
Bu köşeyi izleyenler fark etmiştir, farklı görüşlerin olduğu, farklı yorumların yapıldığı konular ilgimi çekiyor. Vergi mevzuatı zaten bu tür . . . .
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile halka açık olmayan sermaye şirketlerine de, halka açık şirketlerde olduğu gibi, yıl dolmadan önce . . . .
TÜRMOB tarafından 22 Haziran 2022 günü Ankara Sheraton Hotel’de Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısında TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğlu;
Köşemde, Anayasa Mahkemesi'nin iadesi talep edilen vergilere ilişkin açılan vergi davalarında %50 teminat alınmadan yürütmenin . . . . .
Bu konudaki duyarlı davranış için TRT ve program yapımcı ile emeği geçenlere teşekkür ediyorum…
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 58. maddesinin 5. Fıkrasında yer alan ve ödeme emrine karşı dava açıp ta davasında . . .
TÜİK tarafından yayınlanan 2020 yılı istatistiklerine göre taşımacılık hizmeti; ülkemizin hizmet ihracatı içerisinde %64,6 ile ilk sırada yer almaktadır.
Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat” başlıklı 3. maddesi önemli hükümler içeriyor. Çok tartışılan, değiştirilmesi. . .
TÜİK'e göre, tüketici enflasyonu temmuzda yüzde 79,60'a yükseldi. ENAG'a göre ise temmuz enflasyonu yüzde 176,07 oldu.
Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Abdil Erdal, Staja Giriş Sınavı (SGS) 2022/3. dönem başvuruları için . . . .