Zam yapılmadı diye işe gitmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi? İşveren haklıyken nasıl haksız duruma düşebilir?
19 Mart 2026 Perşembe
Çalışma hayatında üc­ret artışları, özellikle asgari ücret güncelleme­lerinin ardından daha faz­la tartışma konusu haline geliyor. . . . . .
Zam yapılmadı diye işe gitmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi? İşveren haklıyken nasıl haksız duruma düşebilir?
Çalışma Hayatı ve Emeklilik

Zam yapılmadı diye işe gitmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi? İşveren haklıyken nasıl haksız duruma düşebilir?

Özgür ERDURSUN
ozgur.erdursun@dunya.com

Çalışma hayatında üc­ret artışları, özellikle asgari ücret güncelleme­lerinin ardından daha faz­la tartışma konusu haline geliyor. Her yılbaşında be­lirlenen asgari ücret yal­nızca asgari ücretle çalı­şanları değil, daha yüksek ücretle çalışan birçok ki­şiyi de dolaylı biçimde et­kiliyor.

Çünkü ücret den­gesinin korunması beklentisi çoğu işyerinde gündeme geliyor. Bu nok­tada uygulamada sıkça sorulan bir soru ortaya çıkıyor: “Maaşıma zam yapılmadı” diyerek işe gitmeyen bir çalışan kıdem tazminatı alabilir mi? İşveren böyle bir durumda nasıl ha­reket etmelidir? Bu sorunun ceva­bı, hem çalışan hem de işveren açı­sından önemli hukuki sonuçlar do­ğurur. Çünkü yanlış bir işlem, haklı durumda olan işvereni bile hukuken haksız konuma düşürebilir.

2026 yılı asgari ücreti ve hukuki çerçeve

-Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’de uygulanmaya başlayan asgari ücret:

-Net: 28.075 TL

-Brüt: 33.030 TL olarak belir­lenmiştir.

İş hukukunun temel kuralların­dan biri şudur: Hiçbir çalışan asga­ri ücretin altında bir ücretle çalıştı­rılamaz. Bu durum hem kanuni hem de anayasal koruma altındadır. Do­layısıyla asgari ücretle çalışan bir işçinin ücretinin, yeni belirlenen asgari ücretin altında kalması ha­linde işverenin bu ücreti güncelle­mesi zorunludur.

Asgari ücretin altında ücret ödenirse ne olur?

Bir işçinin ücretinin asgari ücret artışı sonrasında asgari ücretin al­tında kalması, işçi açısından önemli bir hak doğurur.

Bu durumda işçi:

-ücretinin kanuna aykırı şekilde eksik ödendiğini ileri sürebilir

-iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir

-ve kıdem tazminatına hak ka­zanabilir

Çünkü iş hukukunda ücretin ek­sik ödenmesi, işçi için haklı fesih sebebi olarak kabul edilir. Dolayı­sıyla asgari ücretli bir çalışanın üc­retinin asgari ücret seviyesine çı­karılmaması halinde işçi açısından haklı fesih hakkı doğabilir.

Asgari ücretin üzerinde maaş alanlar için durum

Uygulamada asıl tartışma, asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışan­lar bakımından ortaya çıkar.

Asgari ücrette önemli bir artış ya­pıldığında bazı çalışanlar kendi üc­retlerinin de benzer oranda artırıl­masını bekleyebilir. Ancak hukuki açıdan bu beklenti her zaman bir zorunluluk doğurmaz.

İş hukuku bakımından:

-Asgari ücretin üzerinde ücret alan bir çalışanın maaşına ayrıca zam yapılması kanunen zorunlu de­ğildir.

-İşveren ücret politikasını belir­leme konusunda belirli bir serbest­liğe sahiptir.

Dolayısıyla bir çalışanın, sırf “ma­aşıma zam yapılmadı” gerekçesiyle işi bırakması kural olarak haklı fe­sih sebebi oluşturmaz. Zam almayan işçi, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir zam taahhü­dü yoksa genellikle kıdem tazmina­tına hak kazanamaz. Ancak, eşit dav­ranma ilkesi ihlal edilmişse, sözleş­mede zam maddesi varsa veya maaş asgari ücretin altına düşmüşse, işçi haklı fesih ile kıdem tazminatını ta­lep edebilir. Bu nedenle çalışan, yal­nızca zam yapılmadığını ileri süre­rek işten ayrıldığında çoğu durumda kıdem tazminatına hak kazanamaz.

İşe gitmeyen işçi için devamsızlık hükümleri
İş Kanunu’na göre bir işçi;

-Ardı ardına iki iş günü,

-Bir ay içinde üç iş günü,

-Veya bir ay içinde tatil günün­den sonraki iş günü iki kez mazeret­siz şekilde işe gelmezse, işveren açı­sından haklı nedenle fesih imkânı doğabilir.

Bu tür fesihler, İş Kanunu’nda ah­lak ve iyi niyet kurallarına aykırılık kapsamında değerlendirilir. Bu du­rumda işveren iş sözleşmesini hak­lı nedenle feshederse, işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz.

Ancak uygulamada çoğu uyuş­mazlık devamsızlığın kendisinden değil, işverenin izlediği prosedür­den kaynaklanır.

İşveren haklıyken nasıl haksız duruma düşebilir?

Devamsızlık nedeniyle fesih ya­pılırken usul hataları ciddi hukuki riskler yaratabilir. Örneğin;

-Devamsızlık tutanaklarının tu­tulmaması

-İşçiye mazeret bildirme imkânı tanınmaması

-Devamsızlık günlerinin açık şekilde belgelenmemesi gibi du­rumlarda mahkemeler işverenin fesih işlemini ispat açısından zayıf bulabilir. Bu nedenle işverenin sü­reci dikkatli yürütmesi gerekir.

Devamsızlık halinde işverenin izlemesi gereken yol
Devamsızlık tutanakları düzen­lenmeli.

İşçinin işe gelmediği her gün için ayrı ayrı tutanak tutulmalıdır. Bu tutanaklarda tarih, saat ve de­vamsızlık tespiti açık biçimde be­lirtilmeli, mümkünse tanık imza­ları bulunmalıdır.

İşçiye mazeret bildirme imkânı tanınmalı

Uygulamada en sağlıklı yöntem, işçiye noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesidir.

İhtarnamede devamsızlık gün­leri belirtilir ve işçiden mazereti­ni belgelendirerek açıklaması is­tenir. Noter ihtarı kanunen zorun­lu olmasa da, işverenin iyi niyetli hareket ettiğini gösteren önemli bir delil niteliğindedir.

Fesih süresi kaçırılmamalı

İş Kanunu’nun 26. maddesi ge­reği işveren, devamsızlık olayını öğrendikten sonra 6 iş günü için­de haklı fesih hakkını kullanmalı­dır. Bu süre geçirilirse devamsızlı­ğa dayanarak haklı fesih yapılması zorlaşabilir.

Fesih gerekçesi açık yazılmalı

Fesih bildiriminde devamsızlı­ğın açık şekilde belirtilmesi gere­kir. Örneğin:

“İş Kanunu’nun 25/II-g madde­si uyarınca mazeretsiz devamsız­lık nedeniyle iş sözleşmeniz haklı nedenle feshedilmiştir.”

Sonuç olarak; Zam almayan iş­çi, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir zam taah­hüdü yoksa genellikle kıdem taz­minatına hak kazanamaz. Ancak, eşit davranma ilkesi ihlal edilmiş­se, sözleşmede zam maddesi var­sa veya maaş asgari ücretin altına düşmüşse, işçi haklı fesih ile kı­dem tazminatını talep edebilir.

Sözleşme Bağlayıcılığı: İş söz­leşmesinde (bireysel veya toplu) zam oranı belirlenmişse ve bu uy­gulanmazsa işçi haklı fesih yapıp tazminat alabilir.

Eşit Davranma İlkesi: İşveren benzer işi yapan diğer işçilere zam yapıp, geçerli bir neden olmaksı­zın belirli bir işçiye zam yapmaz­sa, işçi ayrımcılık tazminatı ve kı­dem tazminatı talep edebilir.

Asgari Ücret Sınırı: Yapılan zam oranı düşük olsa bile, işçinin ma­aşı asgari ücretin altına düşmü­yorsa veya maaş hiç artmıyorsa bu durum tek başına haklı fesih sebe­bi sayılmaz.

Haklı Fesih Şartı: Tazminat için işçinin en az 1 yıllık çalışmasının olması ve sözleşmeyi "haklı ne­denle" feshettiğini noter aracılı­ğıyla bildirmesi gerekir.

Özetle, sadece "zam oranını be­ğenmeme" istifa sayılır ve tazmi­nat hakkı doğurmaz, ancak somut bir haksızlık (sözleşmeye aykırı­lık/ayrımcılık) varsa tazminat alı­nabilir.

2026 yılı itibarıyla net 28.075 TL olarak belirlenen asgari ücre­tin altında bir ücretle çalıştırma mümkün değildir. Böyle bir du­rumda işçi, ücretinin eksik öden­diğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kı­dem tazminatına hak kazanabilir.

Buna karşılık asgari ücretin üzerinde maaş alan bir çalışanın ücretine zam yapılmaması, tek ba­şına haklı fesih sebebi sayılmaz. Bu nedenle yalnızca bu gerekçey­le işe gitmemek çoğu durumda kı­dem tazminatı hakkı doğurmaz.

Ancak devamsızlık nedeniyle fe­sih yapılırken işverenin izleyeceği hukuki prosedür büyük önem taşır. Tutanakların düzenlenmesi, işçiye mazeret bildirme imkânı tanınma­sı ve fesih süresinin kaçırılmama­sı gibi adımlar doğru şekilde uygu­lanmazsa, haklı olan işveren dahi hukuken haksız duruma düşebilir. Çalışma hayatında çoğu zaman be­lirleyici olan yalnızca kimin haklı olduğu değil, haklılığın doğru şe­kilde ortaya konulmasıdır. (Dünya)
REKLAM ALANI
1- BİRİNCİ BÖLÜM; "45. Olağan Seçimli Genel Kurul " Öncesi Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Sordu, İstanbul Şubesi Başkan Adayı Bayram Erat Cevap Verdi
>
Türkiye’de e-dönüşüm denildiğinde çoğu kişinin aklına teknik bir tercih geliyor: Hangi yazılım daha hızlı, hangi panel daha kullanışlı, . . . . .
Maliye dediğimizde aklımıza bütçe gelir. Bütçe ise esas itibarıyla gelirler ve giderlerden oluşur. Türkiye’de bütçedeki gelirlerin %90’a yakını . . . .
Finansal kararlar çoğu zaman zamanın matematiği üzerine kurulur. Nakit akışları projekte edilir, iskonto oranları uygulanır ve gelecekteki .. . . .
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle, kamu hizmetinin kesintisiz ve etkin bir şekilde yürütülmesi hedefleniyor. . . . .
Kurumlar vergisi beyan dönemi baş­lamış bulunmaktadır. Beyannamede mahsup edilecek unsurlardan biri de “Geç­miş Yıllar Zararı” dır. . . . .
Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 2025 yılı kurum kazançlarını 20206 yılı Nisan ayı sonuna kadar (1-30 Nisan)yıllık kurumlar vergisi . . . .
Umarım yasa koyucu, konunun düzenlenmesini, alelacele hazırlanarak son günlerde çıkacak bir torba kanuna sıkıştırılmış bir düzenlemeye . . .
Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik.. . . . .
08 Nisan 2023 te Yapılan Seçimler Neden İPTAL Aşamasına Geldi? Ve şuan . 30 Nisanda Bu Seçimlerinde İptal Olma Durumu Var Ne Dersiniz?
3 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de 2025/94 Esas ve 2026/11 sayılı ve Karar Tarihi 15.1.2026 olan Anayasa Mahkemesi Kararı yayımlandı.
Dijital çağa girdiğimiz süreçte her şey hızlı ilerliyor. Neredeyse her işlemimizi bankaya ya da kuruma gitmeden, elektronik ortamda bir tuşla . . . .
Vergi Usul Kanununda yer alan düzenlemelere dayanarak GİB tarafından oluşturulan ve gelir idaresinin yanı sıra, gümrük idaresi, trafik . . . .
2014-2018 dönemi Genel Başkanı Hikmet Kabuk' tan Yüksek Ticaretlilere Özel Mesaj
Meclis’e 2 Mart’ta sunulan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 2 Nisan itibarıyla Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.
(Revize Edilmiş) son yıllarda gerek kentsel dönüşüm kapsamında gerek se, deprem sonrası . . . .
TCMB’nin yayımladığı Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’na göre tüketici fiyatları aylık yüzde 1,94 artarken, yıllık enflasyon 0,66 puan . . . . .
Türkiye’de şirketler hukuku bakımından son yılların en kritik değişikliklerinden biri, anonim şirketlerde asgari sermaye tutarının artırılması oldu.
MÜMAD1883+ Marmara Üniversitesi Mezunları ve Akademisyenleri Derneği’nin geleneksel olarak her yıl düzenlediği Hoş Geldin İlkbahar . . . .