Yeni T.T.K ve Denetim Mecburiyeti
09 Şubat 2011 Çarşamba
Numan SAĞ
TBMM Genel Kurulundan geçerek kanunlaşan ve henüz Cumhurbaşkanı , ..
Anonim, Limited ile Adi Komandit şirketlerin 01.01.2013 tarihinden başlamak üzere düzenleyecekleri finansal tabloların denetimden geçme şartı yer almaktadır.

Finansal Tablolarını Türkiye Muhasebe Standartlarına göre düzenleyecek Şirketlerin Muhasebelerini yapacak elemanlarının ve üyelerimiz olan meslek mensuplarının TMS (UFRS) ya gerekli uyumu sağlamaları ve düzenlenecek finansal tabloların gerçeği yansıtması ile vergi mevzuatına göre tutulan Tek Düzen Muhasebe sistemine göre yapılan kayıtların dönüştürülmesi gerekecektir.

Söz konusu kanunun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe gireceği kanun metninde yer almaktadır.

Bu Kanunun ile denetime ve denetçiye dair maddeler de;

MADDE 398-

(1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Muhasebe Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin, bu Bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen raporların ve 397 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar. Denetleme, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği esaslar bağlamında, denetçilik mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir. Denetleme, şirketin ve topluluğun, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamışsa sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılır.

Denetim;

a) Şirketin finansal tablolarının ve 397 nci maddenin birinci fıkrası ve 402 nci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun,

b) Topluluğun konsolide finansal tablolarının ve 397 nci maddenin birinci fıkrası ve 402 nci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetçinin denetleme sırasında elde ettiği bilgilerle uyum içinde olup olmadığını belirtip açıklayacak şekilde yapılır.

(3) Topluluğun finansal tablolarının denetiminden sorumlu olan denetçi, topluluğun konsolide tablolarına alınan şirketlerin finansal tablolarını, özellikle konsolidasyona bağlı uyarlamaları ve mahsupları, birinci fıkra anlamında inceler; meğerki, konsolidasyona alınan şirket, kanun gereği veya böyle bir gereklilik bulunmaksızın, bu Bölüm hükümlerine uygun olarak denetlenmiş olsun. Bu istisna, merkezi yurt dışında bulunan bir şirketin bu Kanunun öngördüğü denetimle eş değer bir denetime tâbî tutulmuş olması hâlinde de geçerlidir.

(4) Denetçi, yönetim kurulunun şirketi tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini gerçekleştirebilmek için 378 inci maddede öngörülen sistemi ve yetkili komiteyi kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun yapısı ile komitenin uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim raporuyla birlikte, yönetim kuruluna sunar. Bu raporun esasları geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından belirlenir.

Denetçi

MADDE 399-

(1) Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.

(2) Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.

(3) Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin finansal tablolarını denetlemek için seçilen denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi kabul edilir.

(4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;

a) Yönetim kurulunun,

b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin, istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.

(5) Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.

(6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi, yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir.

(7) Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak, ücreti ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken ön ödeme mahkemece belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Mahkeme kararı kesindir.

(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.

(9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim kurulu hemen, geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar.

Denetçi olabilecekler

MADDE 400-

(1) Denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçebilirler. Bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının nitelikleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. Aşağıdaki hâllerden birinin varlığında, yeminli mâlî müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, bağımsız denetleme kuruluşu ve bunun ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede sayılanlardan biri;

a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,

b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,

c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hımsıysa,

d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,

e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,

f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise,

g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin nezdinde çalışıyorsa,

h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa, denetçi olamaz; ancak, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği, katlanılması güç bir durum ortaya çıkacaksa (h) bendindeki yasağın kaldırılması için belli bir süreyle sınırlı olarak onay verebilir.

(2) Bir bağımsız denetleme kuruluşunun, bir şirketin denetlenmesi için görevlendirdiği denetçi yedi yıl arka arkaya o şirket için denetleme raporu vermişse, o denetçi en az iki yıl için değiştirilir.

(3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.

(4) Bu madde hükümleri, 554 üncü maddede öngörülen işlem denetçilerine de uygulanır. Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmemişse, işlem denetçisi genel kurul tarafından atanır ve görevden alınır.

Kanunda yukarıdaki düzenlemeler yapılırken Genel Gerekcesinde ise denetimin bir meslek oldugunu ,özel bir denetim yerine genel ve tümlük denetimi olduguna vurgu yapılmıştır. Aynı kanun genel gerekçeleri arasında TÜRMOB? denetim mesleginin merkezi ve etkin rol üslenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır.

Bu denetimlerle ilgili olarak işletme büyüklüklerine aynı kanunun 1522 ve 1523 üncü maddelerinde yer verilmiştir.

Aynı kanunun Geçici 3 üncü maddesinde; Kamu adına denetleyici tüzel kişiliğe haiz Üst Kurul kuruluncaya kadar 400 üncü maddede öngörülen denetçilerin denetlemeleri bu kanun hüküm ve standartları amacına uygun olarak yapmalarını sağlamak için denetçilerin yerinden ve İnternetten denetleme bilgilerine erişimi suretiyle ve ayrıca gerekli bilgilerin alınarak Sanayi Ve Ticaret Bakanlıgı tarafından denetleneceğine yer verilmiştir.

6102 sayılı TTK kapsamında Anonim, Limited ile Adi Komandit Şirketleri denetleyecek meslek mensuplarının özel denetim programlarının oluşturulması mecburiyetini getirileceği gibi bir durum ortaya çıkmaktadır.

6102 sayılı T.T.K. unun geçici 4 üncü maddesinde kanunun yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde kendi statülerini değiştirme yetkisi vermektedir. Bu geçici maddeye göre denetime tabi olan şirketlerin şahıs şirketlerine dönüşmesine imkan vermektedir. Ancak bu dönüşüm aşamasında, bu işlemlerin sonucunda vergisel yükümlülük ( Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi) durumu göz önüne alınmadan düzenleme yapılmıştır. Bu nevi değişikliklerin Kurumlar Vergisi ile KDV açısından istisnaya tabi tutulmaları için gerekli yasal düzenlemenin yapılması için Ülkemizin en büyük Ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odasının ve ülkemizin en büyük meslek odası olan İSMMMO Odalarının Maliye Bakanlıgı ve Mali İdare yetkilileri ile görüşerek, dönüşüm zaman dilimi içinde vergi istisnasının sağlanması gereksinim görülmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Ticaret Sicilinde yapılacak uygulamalarda teorik olarak düzenlemelerin yapılmaması için Ticaret Siciliyle ilgili oluşacak komisyonlarda Türkiye ?nin en büyük odası olan İTO unun muhakkak aktif olarak bu komisyonlara temsilcilerin gönderilmesi ve yapılacak çalışmalarda Meslek komitemizin görüşünün alınmasını gerekli görmekteyiz.

Türk Ticaret Kanunuyla ilgili olarak yapılacak ikincil mevzuat çalışmalarında İTO (İstanbul Ticaret Odası) ,İSMMMO ve Komitemizin bu çalışmalarda yer alması gerekiyor. Bu baglamda Kanunun uygulamasıyla ilgili olarak çalışma komisyonun oluşturulmalıdr.

SONUÇ:

6102 Sayılı Kanun 397-406 Maddeleri ve bu maddelerin Genel Gerekçeleri TMSK ve TÜRMOB?u adres göstermektedir. Meslek Mensuplarının bu denetim sürecine ve süreçde egitimlere hazırlanması bu sürenin dogru kullanılması ülkemizin ve camiamızın faydasınadır.
1- Öncü Mali Müşavirler Grubu Başkanı Serdar Özkan, Uyumsoft İ.Dönüşüm Takım Liderinden Sena Rakıcı ve Akgün Koçali
"KGK Bağımsız Denetçilik Zorunlu Eğitim Kapsamında Uygulamalı Finansal Raporlama Standartları" Konulu Eğitim Dr. Öğr. Üyesi Ali Kablan
Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Uzaktan Eğitim Programları 30 Kasım 2020 Tarihinde Sanal Sınıflarda Başlıyor
Odamızın da kurul üyesi olduğu İşgücü Piyasası Koordinasyon Kurulu video konferans semineri.
KGK Bağımsız Denetçilik Zorunlu Eğitim Kapsamında Etik Eğitim - Dr. YMM Masum Türker