Vergisiz varlık barışı fırsatını kaçırmayın
17 Aralık 2020 Perşembe
Talha Apak
Yurt dışındaki varlıkların yurda getirilmesi ve yurt içindeki kayıt dışı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan "varlık barışı" 6. kez hayata geçirilirken, birçok kişiye yeni bir "beyaz sayfa" açılıyor…

Vergisiz varlık barışı fırsatını kaçırmayın

Talha Apak
Yeminli Mali Müşavir (YMM) talha.apak@paradergi.com.tr

Yurt dışındaki varlıkların yurda getirilmesi ve yurt içindeki kayıt dışı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan "varlık barışı" 6. kez hayata geçirilirken, birçok kişiye yeni bir "beyaz sayfa" açılıyor…

İLK olarak 2008 yılında uygulamaya konulan varlık barışı, son olarak 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ile; varlık barışı 7.kez hayata geçmiş bulunuyor.

Bu düzenlemeyle;

a)   Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,

b)   Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların vergi dairesine bildirilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

Vergisiz yeni bir imkan tanımış bulunuyor. İlgili Kanunun yayımlanmasından sonra, 28 Kasım 2020 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanan Tebliğ ile konuya ve uygulama esaslarına açıklık getirildi. 

YURT DIŞINDA BULUNAN VARLIKLAR

a) Varlıkların bildirilmesi:

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, geçici 93 üncü madde hükümleri çerçevesinde, 30/6/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir. Gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür. Yurt dışında sahip olunan ve yurt dışında bulunan varlıklar için anılan Kanun hükmünden yararlanılabilmesi mümkün olup, bildirime konu edilecek bu varlıkların bildirim tarihinden itibaren üç ay içerisinde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir.

Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 17/11/2020 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar, tebliğin Ek’ inde yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır. Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, 30/6/2021 tarihine kadar birden fazla bildirimde (düzeltme amacıyla yapılan bildirimler dâhil) bulunulması mümkündür. Bu kanun kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

b) Varlıkların yurda getirilmesi:

Bu Kanun hükümden faydalanılabilmesi için bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır. Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgeleri talep edildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmeleri yeterlidir.

17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla anılan madde hükümlerinden yararlanılabilecektir. Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/6/2021 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

Türkiye’ye getirilmekten maksat;

§  Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

§  Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.30/6/2021 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir. Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

c) Banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler:

Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Tebliğ Ek’ inde yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir. Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir. Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir. Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

TÜRKİYE’DE BULUNAN VARLIKLAR

a)    Varlıkların bildirimi:

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, madde kapsamında 30/6/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Tebliğ EK’ inde yer alan bildirim ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine elektronik ortamda bildirilebilecektir. Yurt içinde sahip olunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, madde kapsamında bildirim konusu yapılabilecektir.

Anılan Kanun kapsamında, taşınmazlar dışındaki bildirime konu varlıkların, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırılması gerekmektedir. Bu minvalde, bildirime konu kıymetlerin banka veya aracı kurumlara yatırılarak varlıklarının ispatlanması ve banka ve aracı kurumlarca düzenlenmesi zorunlu belgelerle tevsiki şarttır.

Bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir. Yurtiçinde bulunan varlıklar için gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, 30/6/2021 tarihine kadar birden fazla bildirimde (düzeltme amacıyla yapılan bildirimler dâhil) bulunulması mümkündür.

ORTAK HÜKÜMLER

a)    Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu:

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına, bu Kanun kapsamına giren varlıkları 17/11/2020 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye’de bulunan ancak 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirime konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

b)    Varlıkların bildirim değeri:

Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine bildirilmesinde, bildirildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

§  Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

§  Altın, rayiç bedeliyle.

§  Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

§  Taşınmazlar, rayiç bedeliyle

§  Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

Pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle. Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle. Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla. Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

Bildirimlerde söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır. Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir. Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır. Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/6/2021 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

c)    Bildirilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi:

Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir. Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına bildirilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına bildirilmesi halinde bu şahısların kendileri, bu Kanunun sağladığı imkânlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dâhil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Gelir Vergisi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisinin ilgili maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara ya da vergi dairelerine bildirildiği tarih itibarıyla, Kanun ve Tebliğde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

d)    Gider ve amortisman uygulaması:

Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında 213 sayılı Kanunda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

e)    İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller:

Bu Kanun uyarınca, bildirimde bulunulan varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden yararlanabilmek için;

§  Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

§  Türkiye’de bulunan ve taşınmazlar dışındaki bildirime konu varlıkların ise banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik edilmesi,

gerekmektedir.

Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.

17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.

ÇOK SAYIDA AVANTAJI VAR

 

Hem yurt dışı hem de yurt içi varlıklar için barış imkanı sunan, yeni düzenleme kapsamında idareye beyan edilen varlıkların kaynağı da dahil olmak üzere hiçbir soru sorulmayacağını, buradaki temel amacın mükelleflerin özgür iradesiyle çekinmeden kayıt dışı varlıklarını beyan etmeleri sağlanmış oluyor. Mevcut düzenlemenin avantajlarından bir diğeri ise; gerçek ve tüzel kişiler varlıklarının beyanını yaparken, bunları Türkiye'de bulunan banka veya finansal kurumlar aracılığıyla yapabilecek olmalarıdır. Böylelikle, beyanın idareye ulaşıp ulaşmadığı gibi soru veya tereddütler de otomatik olarak ortadan kalkıyor.

Yeni varlık barışı düzenlemesi özetle aşağıdaki avantajları sağlamış olacak;

§  Bildirilen varlıklar üzerinde serbestçe tasarrufta bulunulabiliyor, bilançoda fon hesabında tutulacak olan tutarlar sermayeye ilave edilebiliyor veya şirket ortaklarına dağıtılabiliyor. Fondaki tutarların ortaklara dağıtılması halinde stopaj yapılmıyor, bu tutarlar ortaklar tarafından beyan edilmiyor ve vergilendirilmiyor. Fon hesabında bulunan tutarlar işletmenin tasfiyesi, birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmiyor. Varlık Barışı kapsamında Fon hesabına alınan tutarlar işletmenin vergiye tabi kazancının/dağıtılabilir kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın vergisiz olarak işletmeden çekilebiliyor.

§  İşletmelere yeni kaynak yaratılarak, borca batmadan borçtan kurtulma imkanı sağlayacak. Ayrıca yurt dışındaki varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17 Kasım 2020 itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30 Haziran 2021'e kadar kapatılmasında kullanılabilecek. Bu sayede şirketlerin yabancı para cinsinden borçları (krediler) azalacak.

§  Bildirimde bulunan kişiler, ortağı olduğu şirket, diğer şirket ortakları ve kanuni temsilcileri hakkında bu işlemden dolayı herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmıyor, ceza kesilmiyor.

§  Yurt içindeki taşınmaz varlıkları da kapsıyor.

§  Kayıt dışı varlıklar sorgusuz sualsiz kayda alınabiliyor.

§  Varlık Barışı kapsamında bildirilen varlıklar için hiçbir vergi ödenmiyor.

BAZI ELEŞTİRİLER VE SORUNLAR DA VAR

a)    Varlık barışı yeterince anlatılmalı:

Yararlananlara birçok avantaj sağlayan varlık barışı2008 yılından bugüne kadar geçen 12 yılda 6 kez getirildi. Son olarak 7.’si çıkarılan varlık barışının, kamuoyunda yeterince anlatılmamasından dolayı bugüne kadar istenilen başarının da sağlanamadığı görülüyor. Bu kadar avantajına rağmen, bugüne kadar çıkan varlık barışı düzenlemeleri kamuoyunda tam olarak anlaşılamadığı gibi, kimse de tam olarak anlatamadı. Bu nedenle, yararlananların sayısı hep sınırlı kaldı.

b)    Yurt dışı varlıklar için yeterli güvence verilmeli:

Yurt dışından ülkeye para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları getirme ve ülke içinde sisteme dahil etme konusu son derece hassas ve riskli bir konu. MASAK tarafından takip edilen ve soruşturulan kara para ve terörün finansmanı hariç olmak üzere; vergi güvencesi dışında kambiyo, bankacılık ve gümrük mevzuatı açısından soruşturma, kovuşturma ve inceleme yapmama güvencesi verilmeli.

c)    Vergi tarhiyatlarından mahsup imkanı sağlanmalı:

Varlık barışı düzenlemesinde, bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir surette vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı belirtiliyor. Ancak, verilen bu vergi inceleme güvencesinin yeterli olmadığı dile getiriliyor. Gerçek ve tüzel kişi mükelleflerin varlık barışı kapsamında bildirecekleri tutarların, bildirim tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde olası vergi incelemelerinde ortaya çıkacak matrah ve vergi farklarından mahsup edilmesi imkanı sağlanması isteniliyor. Ayrıca, geçmiş yıllarından dolayı incelemesi devam eden mükelleflere de bu hak tanınmalı.

d)    Yurt içi varlık barışında mükellefiyet şartı kaldırılmalı:

Yurt dışı varlık barışından Türkiye’de vergi mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin tamamı yararlanabiliyor. Buna karşılık, yurt içi varlık barışından sadece vergi mükellefi olan gerçek veya tüzel kişiler yararlanıyor. Bu durum ise, varlık barışı uygulamasının başarısını olumsuz yönde etkiliyor. Diğer bir ifadeyle, yastık altı olarak ifade edilen varlıkların çoğunluğu, vergi mükellefiyeti olmayan vatandaşları ilgilendiriyor ve bunlar kapsam dışında tutulmuş. Mükellef olanlar ise, kayıt dışındaki varlıklarını diledikleri zaman işletmeye sermaye artışı olarak koymak suretiyle varlıklarını aklayabiliyorlar.

Sonuçta; haklı olarak, taşınmazların yurt dışı varlıkların kapsamında alınmadığı yeni düzenleme ile, yurt içindeki ve yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ilgili Kanun kapsamında 30/6/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar 30 Haziran 2021'e kadar Türkiye'deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişilere, bu varlıkları serbestçe tasarruf etme imkanı sağlanmış oluyor. Burada önemli olan husus; varlık barışından faydalanabilmek için yurtdışında olup bildirilen para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, bildirimin yapıldığı tarihten sonraki 3 ay içinde Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şart. Türkiye'ye getirmenin gerçekleştiğinin ispatı banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formu ile yapılabilecek. Gümrük İdaresi'nden alınan belgeler de varlıkların Türkiye'ye getirildiğinin belgelendirmesinde kullanılabilecektir. Bazı eleştiri ve beklentilere rağmen, mevcut varlık barışı önceki uygulamalara göre çok sayıda avantajı kapsadığından ilgililerinin konuyu yakından takip ederek yaralanmalarında fayda görüyoruz.

Açış Konuşması; Ali Haydar Tunç (İSMMMO Başkan Yardımcısı), Moderatör ; Halim Bursalı (İSMMMO Y.K.Ü), Konuşmacılar ; Yalçın Sütütemiz-(İstanbul TESMER Eğitmeni) ve Mücahit Yılmaz - (İstanbul TESMER Eğitmeni "Yapılandırmada Dikkat Edilecek Hususlar ve İstihdam Teşvikleri"
Genel Başkan Emre Kartaloğlu ve SGK Bşk Sayın İsmail YILMAZ’ın katılımlarıyla, 20 Ocak 2021 Çarşamba günü saat 11.00'de SOHBET PROGRAMI gerçekleştirilecektir.
Kamu Gözetim Kurumu tarafından yetkilendirilen derneğimiz tarafından bağımsız denetçiler için sürekli eğitim programı kapsamında Ocak ayı yüz yüze ve on-line eğitim takvimimiz aşağıdaki görsellerde paylaşılmıştır.
İSMMMD, Kamu Gözetim Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından uzaktan eğitim yöntemi ile bağımsız denetçiler için sürekli eğitim programları düzenleme konusunda yetki almış olup; Temel Tahkim Eğitimi konulu ders açılmıştır.