Tesadüflere Asla İnanmadım.
Hayatımda karşılaştığım tesadüflerin
asla tesadüf olduğuna inanmadım. Hep bir hikmet aradım. Geçen günkü yazıma
İsmail Bektaş tesadüfen rastladığını beyan eden bir girizgâhla söylediklerime
sözde cevap veya düzeltme babından bir şeyler yazdı. Hangisini ele alsam
neresini cevap yazsam bilemedim. Bir kere yazı ve kürsü hayatımda isim zikretmeyi pek
doğru bulmadım. Ama bazen mektubun doğru adrese gitmesi için isim yazmak gerekiyormuş.
Sabotaj meselesinden başlayalım.
“Çanakkale Etkinlik Afişi “ Perpa Muhasebe Facebook Sayfasından
Kaldırıldı…
Bu arada sabotaj dediği meseleyi değinmeye nasıl yüzü oldu.
Onu çok merak ettim. Bu olay kısaca şöyle gelişti; Perpa’da 2015 yılının mart
ayında Çanakkale Destanının Yüzüncü Yılı adlı konferans düzenlemiştik. Bu
yıllardır Perpa’da onlarca hatta yüzlerce etkinliklere rağmen yapılmamış bir
şeydi. Bu etkinliği Perpa muhasebe grubu facebook sayfasından ilan etmiştik.
Daha sonra üzülerek silindiğini gördük.
Çünkü sayfada tohumcular derneği dâhil
birçok muhasebeyle alakalı alakasız paylaşımlar vardı. Meslekle Alakasız
derneklerin fuarı paylaşılmışken dedelerimizden bize kalan şanlı miras Çanakkale
Destanının Afişinin Kaldırılmasını yadırgamıştık. Sanki
Dedelerimiz farklı! Araştırmalarımız neticesinde
Afişi kaldırma işini dönem sözcülerinin haberi olmadan yani onları hiçe sayarak
sorulmadan tek bir kişinin yaptığını öğrendik.
Bunu yapan kişiye itirazımı
ilettiğimde, kendisi de; kabul etmiyorsanız bu durumu gelirsin toplantıda
konuşuruz demişti. Yani bunu toplantı gündemine almak benim teklifim değildi.
Çanakkale etkinliğini silen kişinindi.
O olayın -İsmail beyin sabotaj dediği- Çanakkale Destanı
Afişi kaldırılma konusunu müzakere esnasında birkaç arkadaş buyurun sene sonu
siz dönem sözcümüz olun dediler. Bizim hiçbir gruba önyargımız yok dediler.
Birilerinin ağzından bir söz çıkmasını ve genel itiraz eden olmamasını ben
elbette bir teklif ve kendisinin ifadesiyle taahhüt kabul
edebilirim. Çünkü ben ağzımdan çıkan
sözü yiyecek, onu boşa atacak bir insan değilim. Karşımdakileri de öyle
olmasını bekliyorum… Malum Kişi kendinden bilir işi… Hatamız bu oldu…
Kendi Aldıkları Kararı Yine Kendileri Değiştirdiler…
Bu konu orada gayet demokratik şekilde müzakere edildi. Ve facebook
sayfa yönetimi mevcut dönem sözcüleri olan üç kişiye verilmesi oybirliği ile karara
bağlandı. Ve lütfen buraya dikkat kendi aldıkları kararı 2 ay geçmeden yine
kendileri değiştirdiler. İnsanların bir duruşu ve omurgası olması lazım. Ben
bunu o toplantıda açıkça ifade ettiğim için burada yazmayı da yanlış
bulmuyorum. “Sabotaj” dediği mesele bu.
Şimdi kendi aldığınız karar uygulanmayacak,
buna sesiniz çıkmayacak? Bunu hatırlattığımızda ortada hiçbir neden yokken Facebook
sayfası yönetimine dair aldığınız
kararını yine kendiniz değiştireceksiniz. Adama sormazlar mı 2 ayda ne değişti
de 2 ay önceki karara el kaldıran da o kararı uygulanmamasına ses çıkarmayanlar
da ve sonrasında değiştirenler de AYNI KİŞİLER. Bu
Tornistan işinde İsmail Bey’in de aralarında olma
şerefine! nail olması kendisine yeter.
Aldıkları kararı 2. Sefer yine Çiğnediler…
Peki, bizim dönem sözcüsü olma niyetimiz ne zaman başladı.
Onun da hikâyesi kısaca şöyle: Perpa
muhasebe Grubu Facebook sayfası yönetimi için alınan ilk karar; mevcut 3 tane
dönem sözcüsü olacak şeklinde iken, daha sonra geçmiş bütün dönem sözcüleri
olarak değiştirilmişti biliyorsunuz. Bir zaman sonra kulağımıza geldi ki bir
arkadaşımız Facebook sayfasında yöneticilikten çıkarılmış. Nedenini bilmiyoruz
ama arkadaşımızın özelliği çağdaş gruptan ayrılan kişiler olması. Peki, bu
arkadaşımız geçmiş dönemde dönem sözcülüğü yapmış mıydı; evet yapmıştı. O zaman
çıkartılmaması gerekiyordu. Ama dedik ya insan da bir omurga olması lazım.
Geçmiş dönemde dönem sözcülüğü yapan arkadaşın
yöneticilikten çıkarılma olayını dönem sözcülerine sorduğumuzda haberlerinin
olmadığını öğrendik. Yani birisi ya da birileri yine dönem sözcülerini hiçe
sayarak onlara sormadan işlem yapmıştı. Tabii bizim müdahalemiz sonucunda seve
seve o arkadaşı tekrar yönetici yaptılar veya yapılmasına ses çıkaramadılar…
Yukarıda örneklerini
verdiğim olaylarda görüldüğü üzere Perpa Muhasebe Grubunun bir ONURSAL DÖNEM
SÖZCÜSÜ var. Dönem sözcüleri dâhil kimseye sormadan iş yapan. Bir de buna
razı olanlar var… Bir de bizim gibi onurlu duruş sergileyenler var. Perpa
Muhasebe Grubuna bir sabotaj olduysa bunu yapan ben değilim… Asıl sabotajı
yapanlar küçük hesaplarla oyuncak zafer peşinde koşan kişiler.
Olayların böyle geliştiği ortamda o zaman biz de dönem
sözcüsü olalım bari dedik. Madem hazır teklif de var, neden olmayalım dedik. Ee
peki olmadık da ben ne kaybettim. Kendi adıma hiçbir şey. Hatta kazanımlarım
var; Bana hak verenlerin sayısı arttı. Biz
dün sade üye olarak nasıl gördüğümüz yanlışlara müdahale edip düzelttirdiysek
yine yanlışlar olursa müdahale edeceğimizden kimse şüphe duymasın.
Bizim biatçı arkadaşlarımız ve kurşun askerimiz olmadı. Ama
yıllarca her sene son toplantıdan bir önceki toplantıda yapılan dönem sözcülüğü
seçiminin neden son haftaya bırakıldığını buradan Bektaş’ın yazısından öğrenmiş
olduk…
Kısaca anlatayım dedim ama olayın özetinin özeti bu kadar
oldu. Seçimin dürüst olup olmadığına ve Perpadan bazı Kişilere “Meslekte
Birlikçi” adaymış, diğerine oy verin denilip denilmediğine, benim sözde ilçe temsilciliğimden
uzaklaştırıldığım meselesine nasipse diğer yazımda değineceğim…
Saygılarımla
Halil Erdem Gültekin
Her türlü görüş, öneri ve eleştiriniz için lütfen yazınız.
hegultekin@msn.com