TÜİK kendi kendini mi yalanlıyor?
24 Nisan 2025 Perşembe
İktisatçılarla doktorla­rın önemli benzerlik­leri vardır. Her iki mes­lek grubu da teşhiste bu­lunmadan önce veriye ihtiyaç duyarlar. Doktor­lar . . . .
TÜİK kendi kendini mi yalanlıyor?
TÜİK kendi kendini mi yalanlıyor?

Öner GÜNÇAVDI
oner.guncavdi@dunya.com

İktisatçılarla doktorla­rın önemli benzerlik­leri vardır. Her iki mes­lek grubu da teşhiste bu­lunmadan önce veriye ihtiyaç duyarlar. Doktor­lar bu verileri gözlem­lerinden ve hastalarına yaptıkları tahlillerden el­de ederler. Tahlil sonuç­ları güvenilirse, teşhis ve buna bağlı tedavi de doğ­ru olur.

İktisatçılar da ekonomideki ge­lişmeleri verilerle takip ederler. Özellikle makroekonomik geliş­melerin değerlendirilmesine ola­nak sağlayan veriler resmi kurum­lar tarafından hazırlanır ve kamu­oyuna açıklanır. Bizde bu veriler TÜİK tarafından üretilir.

Malum olduğu üzere çok uzun süreden beri TÜİK verileri kamu­oyunda tartışma konusudur. En hararetli tartışmalardan biri de, TÜİK’in her ayın üçünde açıkladı­ğı TÜFE’ye dayanarak hesapladığı enflasyon verileridir.

Bu tartışmalara neden olan ise, siyasi iktidarların ekonomi yöne­timinde kamuoyu tarafından en önemli başarı ölçüsünün enflas­yon olmasıdır. Maalesef Türkiye 2018 yılından itibaren enflasyon sorunuyla karşı karşıya. Uygula­nan yanlış politikaların da etkisiy­le zaman zaman yüksek seviyele­re çıkan enflasyonun düşürülmesi ise, siyasi sonuçlar doğuran ve ka­muoyunun refahını azaltacak bir­takım politikaların uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Bu politikala­rı uygulamaktan kaçınan iktidar­lar, bazen enflasyonla mücadele edebilmek için enflasyon hesapla­masına konu olan verilere müda­hale edebiliyorlar.

Son yıllarda TÜİK başkanla­rının sıkça değiştirilmesi kura­ma yönelik siyasi müdahale kuş­kularının artmasına neden oldu. Bunun yanında TÜİK verileri­ne alternatif olabilecek bağımsız kurumların yaptığı hesaplamala­rının TÜİK sonuçlarından siste­matik olarak ayrışması kamuo­yunda TÜİK’e yönelik endişeleri arttırdı.

Dahası vatandaşın hissettiği kendi enflasyonun TÜİK’in açık­ladığı oranların üstünde seyret­mesi kamuoyundaki endişeleri arttırdı; kuruma yönelik güveni de azalttı.

Kamuoyunun bir kısmı ise TÜİK’in bilinçli olarak verilere müdahale ettiği ve enflasyonu bi­linçli olarak düşük gösterdiğine inanmakta.

Aslında vatandaşın buna inanması haksız sayılmaz. Zi­ra TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranları ülkemizdeki kamu ve özel kesimdeki gelirler politikaları­nın temel girdisini oluşturmakta­dır. Çalışan kesimler ile emekli­lerin yılsonundaki gelir artışları TÜİK’in hesapladığı oranlara gö­re hesaplanmakta ve bu oranların beklentilerden düşük çıkması ça­lışanların ve emeklilerin aylık ge­lirlerindeki artışın düşük hesap­lanmasına yol açmaktadır.

Ama bundan daha ilginç ve en­dişe verici husus ise ekonomi yö­netiminin uyguladıkları para po­litikasının başarısını ölçerken de yine TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon oranını kullan­masıdır. Ayrıca enflasyonla mü­cadelede konulan hedefler TÜİK enflasyonuna göre belirlenmekte­dir. Elbette tüm bunlar yapılırken, üstü kapalı olarak yapılan varsa­yım da TÜİK’ün açıkladığı rakam­ların doğru olduğudur.

Finansal piyasalardaki yatırım­cıların beklentilerine kaynaklık edecek, beklenen finansal gelirle­rin hesaplanmasında kullanılacak olan oran da TÜİK enflasyonudur.

Peki, ama TÜİK enflasyonu doğru mu açıklıyor?

TÜİK’in enflasyonu düşük çı­karmak için verilere müdaha­le edip etmediğini şahsen bilmi­yorum. Ama açıklanan veriler­de birtakım gariplikler olduğu da dikkatlerden kaçmıyor. Benim TÜİK’e yöneltebileceğim eleştiri daha çok veri toplama yöntemin­de yaptığı değişikle ilgilidir.

Son zamanlarda TÜİK dijital kaynaklardan veri toplamayı ter­cih etmeye başlamıştır. Ancak bu değişimi kamuoyu ile paylaşma­mıştır. Hala kamuoyu bu değişik­liğin nedenleri ile içeriğini tam olarak anlamış değildir.

Şimdi gelelim yazımızın ‘püf’ noktasına.

TÜİK’in doğru enflasyon oranı­nı açıklayıp açıklamadığının tar­tışma konusu yapıldığı bugünler­de, aynı kurumun yürüttüğü bir başka araştırmanın sonuçların­dan elde edilen bazı sonuçların, yine aynı kurumun ilgili yıla iliş­kin açıkladığı enflasyon rakamla­rıyla tutarlılık göstermemesi kafa karışıklıklarına neden oluyor.

Dikkat çekmek istediğim sorun 2023 yılına ait Gelir Yaşam Koşul­ları Araştırmasından elde edilen ortalama hanehalkı gelirlerinde görülen nominal artış oranı. Gelir Yaşam Koşulları Araştırması her yıl bizzat TÜİK tarafından yapı­lan araştırmadır. Hanehalklarının harcama davranışları ile harca­malarının finansmanında kulla­nılan gelirin kaynaklarını araştır­maya yönelik bir araştırmadır bu.

Grafik 1’de görüldüğü gibi, 2021 yılından itibaren hanehalklarının nominal gelirlerinde ki artış açık­lanan enflasyon oranının üzerin­dedir. Neredeyse iki oran arasın­da bir makas oluşmaya başlamış­tır. İlginç olanı ise 2023 yılında hanehalkı gelirlerindeki artışın yüzde 107’ye ulaşmış olmasıdır. Zira aynı dönemde TÜİK enflas­yon artış oranını yüzde 53,9 açık­lamıştır.

Hepimiz biliyoruz ki, 2023 yı­lında ülkemizdeki hanehalkları­nın gelirleri bu düzeyde artsa bi­le, satınalma gücündeki artışı (ya­ni reel artışı) bulmak için, bundan açıklanan enflasyonu çıkarmak gerekiyor. Enflasyon çıktıktan sonra bile gelir artış oranı yüzde 50’den fazla çıkıyor. Yani buna gö­re, eğer açıklanan enflasyon verisi doğru ise, 2023 yılında ülkemiz­deki hanehalkı gelirlerinin reel olarak %50’den fazla artmış olma­sı gerekiyor. Yani 2023 yılında va­tandaşımızın satınalma gücü en az yüzde 50 oranında artmış olmalı.

Şimdi soruyorum size. Satınal­ma gücü bu düzeyde artan var mı?

Ya da sizce bu verilerden hangi­si doğru? Hane halklarının nomi­nal gelir artışı mı, yoksa TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı mı? (Dünya)
REKLAM ALANI
9- Dr. Burcu Can ve MÜMAD1883+ Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tığlı, Cumhuriyet Gazetesi’nden kültür-Sanat Editörü Öznur Oğraş Çolak Adına Tuğba Turan Soner, Prof. Dr.Ebru Özgen ve Dünya Boks Şampiyonu Busenaz Sürmeneli Adına Mutlucan Zabutcu Ödülünü Aldı.
REKLAM ALANI
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik (SMMM) mesleği; vergi sisteminin sağlıklı işlemesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele . . . .
Marmara Üniversitesi bir tarihtir. 143 yıllık bir koca çınardır.Yaşam yeri, faaliyet alanı hep Sultanahmet olmuştur. Çok büyüyünce başka . . .
Mali İdarenin elektronik ortamda defter, belge düzenlenmesi, muhafazası, beyan­ların verilmesi ve alınması, bunların kontrolü alanında attığı . . .
Bütçe sadece rakamlardan ibaret değildir. İktidarın kimden yana tercih kullandığını gösteren bir “turnusol kağıdı”dır. Söylemlerden . . . .
Türkiye'de çalışma hayatında köklü değişiklikler öngören Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı.
(2026-2025-2024- 2023 - 2022 - 2021 - 2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
Genel Kurul, TSK’nın deniz görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin tezkere ile en düşük emekli aylığı ve trafik cezalarını içeren kanun . . .
Geleneksel Kahvaltıda Meslek Mensupları ile Paraşüt Mikrogrup Sponsorluğunda CROWNE PLAZA - İSTANBUL ORYAPARK' ta Buluştu.
Üzülerek söylemeliyim ki; toplumun ekseriyeti her şeyin asgarisi ile yaşamaya başladı. Ücretin, emekli maaşının, barınmanın, yemenin, . . .
Asgari ücret artışlarına bağlı olarak ortaya çıkan işgücü maliyetlerinin aşağıya çekilmesi amacıyla, 2016- 2025 yılları arasında işverenlere . . . .
Gazetemizde 12 Mart 2025 tarihinde yayınlanan “Maliye’den holding ve grup şirketlere garantörlük incelemesi!”, . . . .
16 Ocak 2026 Cuma günü, saat 15.00 ‘da Sultanahmet yerleşkesinde protesto için buluşuyor Sende katıl; okuluna, tarihine, geleneklerine sahip çık.
Bilindiği üzere; Vergi Usul Kanunu’nun “Enflasyon Düzeltmesi, Yeniden Değerleme Oranı ve Yeniden Değerleme” . . . .
Geçen yazımda Değerli Konut Vergisi’nin (DKV) konusuna 2026 yılında girecek meskenleri belirlemede kullanılacak sınırları ve 2026 yılı . . . . .
e-Defterlerin berat dosyalarının aylık veya geçici vergi dönemleri bazında yüklenebilmesi ile ilgili tercihler . . . .
ikinci toplantının 06.02.2026 günü saat 14.00 de İstiklal Cad. No: 146 kat 3 Taksim İSTANBUL adresindeki İstanbul YMM Odasının Toplantı . . .
“Huzur Hakkı” işletmede çalışan yöneti­cilerin harcadıkları emek ve mesaile­rine karşılık olarak şirket genel kurul karar­ları ile yapılan ödemedir.
Şişli Şubesine Şampiyonluk kazandıran (Getiren) Futbolcu Meslek Mensuplarına Plaketlerini Takdim Edildi.