Şüpheli alacak karşılığında dava koşulu
01 Aralık 2021 Çarşamba
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 323. maddesine göre tahsili mümkün olmayan bir alacağın . . . .
Şüpheli alacak karşılığında dava koşulu
HUKUKA GÖRE

Şüpheli alacak karşılığında dava koşulu

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 323. maddesine göre tahsili mümkün olmayan bir alacağın şüpheli alacak karşılığına konu edilerek vergi matrahının dışında bırakılabilmesi için; alacağın ticari veya zirai faaliyetle ilgili olması, dava veya icra safhasında bulunması, borçlunun iflas etmiş olduğu hallerde alacağın iflas masasına yazdırılmış olması gerekmektedir.

Yapılan protestoya rağmen veya yazılı şekilde birden fazla istenilmiş olmasına rağmen ödenmemiş bulunan küçük alacaklar için 7338 sayılı Kanun’a kadar, dava veya icra takibine değmeyecek derecede olma koşulu aranırken, anılan kanunla bu ölçüt, 3.000 lirayı geçmeyen alacaklar şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik 26.10.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Şüpheli alacaklar konusunda tereddüt yaratan konular içinde iki konu öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, bir yabancıdan (yabancı ülkede mukim yabancıdan) olan tahsil edilememiş alacak dolayısıyla şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için Türk mahkemelerinde dava açmanın yeterli olup olmayacağı konusundadır.

Yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi ile mahkemede hangi ülke hukukunun uygulanacağı meselesini karıştırmamak gerekir. Bir Türk mahkemesi bir ihtilafı Fransız kanunlarına göre çözebileceği gibi, bir İngiliz mahkemesi de Türk kanunlarına göre de ihtilafı çözebilir. Bu gibi hallere özellikle velayet, miras hukuku gibi ihtilaflarda rastlanılmaktadır.

Bir ticari ilişkide sözleşmenin tarafları, aralarında çıkabilecek ihtilafların hangi ülke hukukuna göre çözümleneceğine ilişkin kurallar kararlaştırabilecekleri gibi bu ihtilafların hangi ülke mahkemelerinde çözümlenebileceğine dair kurallar konusunda da anlaşabilirler. Ben yazımda taraflar arasında bu şekilde bir anlaşmanın var olmadığı halleri dikkate alacağım.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 40. maddesine göre “Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.” O halde yabancılardan olan alacaklar konusunda Türk Mahkemelerinin yetkili olup olmadığını anlamak için iç hukuka bakmak gerekmektedir. Bu konuda bakılacak düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin atfına istinaden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 10. maddesidir. Bu maddeye göre; “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir”.

O halde sorunu çözmek ticari borçlarda ifanın nerede yapılması gerektiği sorusuna verilecek yanıtla ilgilidir. Yanıt, Borçlar Kanunu’nun 89. maddesindedir. Maddeye göre, taraflar arasında açıkça veya örtülü şekilde aksi kararlaştırılmış olmadıkça para borçlarının ifa edilmesi gereken yer, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.

Bu açıklamalara göre; Türkiye’de mukim şirketlerin yabancı şirketlerden olan para alacakları için Türk Mahkemelerinde dava açmış olmaları, bu alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayırabilmeleri için yeterlidir. Mutlaka alacaklının bulunduğu ülkede dava açmak, gerekmemektedir. Nitekim Danıştay 3. Dairesi’nin E. 2011/5130 K.2015/10182 sayı ve 28.12.2015 günlü Kararı ve Danıştay 4. Dairesi’nin E. 2008/399 K.2010/3271 sayı ve 27.5.2010 günlü Kararları da görüşümüzü doğrulamaktadır.

Bu konuda karşımıza çıkan ikinci önemli sorun ise bazı mükelleflerin -  özellikle çeklerle ilgili olarak - borçlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını veya borçlu aleyhine ceza davası açılmış olmasını, şüpheli alacak karşılığı ayırmak için, yanılgıya düşüp yeterli görmeleridir. Oysa Vergi Usul Kanunu’nun anılan maddesinde geçen "dava veya icra safhası" ibaresi bizatihi "alacağın tahsili ve takibine" yönelik yasal süreci kastetmektedir. Ancak, borçlunun hareketinin aynı zamanda suç teşkil etmesi, örneğin dolandırıcılık veya emniyeti suiistimal yahut güveni kötüye kullanma yahut karşılıksız çek suçu gibi bir suçu oluşturması halinde cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması veya borçlu aleyhine ceza davası açılmış olması, alacağın tahsili ve takibine yönelik bir davanın varlığını göstermez. Suç duyurusu veya ceza davası, "alacağın tahsili ve takibine"  değil, "borçlunun / suçlunun takip ve cezalandırılmasına" yönelik bir süreçtir. Bu nedenle tahsili mümkün olmayan alacaklar için sadece cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması veya ceza mahkemelerinde dava açılması ile şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır. Nitekim İstanbul Vergi Dairesinin 11395140-105[VUK-1-22925]-E.356140 sayı ve 8.5.2020 günlü Özelgesi ile ortaya konulan idari anlayışta bu yöndedir. 

Dönem sonu yaklaşırken benden hatırlatması. (Dünya)
1- Ankara Sheraton Hotelde Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısının Ardından, Kartaloğlu Basın Mensupları Tarafından Yöneltilen Sorulara Yanıt Verdi.
REKLAM ALANI
Varlık Barışı, yurt dışındaki varlıkların bankalara bildirim yapılarak Türkiye'ye getirilmesi, yurt içi kayıt dışı varlıkların ise vergi dairelerine
Geçtiğimiz günlerde Gazetemizde yayınlanan ve benim de yazılarını zevkle takip ettiğim Sayın Abdullah Tolu’nun, “Dernek Aidatını Gider . . .
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na mükelleflere . . .
1.Gün: Mardin – Kırklar Kilisesi – Mardin Müzesi – Kasımiye Medresesi – Abbaralar – Deyr-ül Zafaran Manastırı
Birkaç haftadır yazdığım makalelerde, vergi uygulamalarında yaygın olarak gündeme gelen tartışmalı temel konuları, yargı kararları üzerinden . . .
Gelir İdaresi Başkanlığı, 7417 sayılı yasada yer alan Varlık Barışı uygulamasının işleyişine açıklık
Bu yazımda TÜRMOB tarafından yeni yayınlanmış bulunan bir Mali Mevzuat Yorum - Uygulama Sirküleri’ne değinmek istiyorum
7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun 140/2. . . . .
Değeli Okurlar, bir süredir tatilde olmam nedeniyle yazılarıma ara vermiştim. Verginin gündemi tatil yapmadığından bu arada birçok yasal ve . . .
Türkiye'de şirket sahibiyim ve Bağ-Kur primi ödemekteyim. Yaklaşık 6 ay önce temelli olarak Avusturya'ya taşındım ancak ne yapacağımı . . .
Köşemde, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Yasa Teklifi Meclis'e sunulduğunda, “İstanbul Dubai'ye rakip olabilir” başlıklı yazımı okumuştunuz
Cenazesi 8 Ağustos 2022 Pazartesi günü saat 11.00'de Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsünde yapılacak törenin ardından
Son 2,5 yıldır hayatımızı alt üst eden COVID-19’da tam her şey yoluna girdi denirken bir anda vaka sayıları artmaya başladı. . . . .
Bu köşeyi izleyenler fark etmiştir, farklı görüşlerin olduğu, farklı yorumların yapıldığı konular ilgimi çekiyor. Vergi mevzuatı zaten bu tür . . . .
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile halka açık olmayan sermaye şirketlerine de, halka açık şirketlerde olduğu gibi, yıl dolmadan önce . . . .
TÜRMOB tarafından 22 Haziran 2022 günü Ankara Sheraton Hotel’de Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısında TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğlu;
Köşemde, Anayasa Mahkemesi'nin iadesi talep edilen vergilere ilişkin açılan vergi davalarında %50 teminat alınmadan yürütmenin . . . . .