Spor kulüplerinin yeni sporcu sözleşmelerindeki vergisel riski
10 Ağustos 2020 Pazartesi
Başta futbol olmak üzere çeşitli spor dallarındaki ligler tamamlandı ve yeni sezon öncesi transfer dönemi başladı. . . .
Spor kulüplerinin yeni sporcu sözleşmelerindeki vergisel riski
PERSPEKTİF

Spor kulüplerinin yeni sporcu sözleşmelerindeki vergisel riski

Numan Emre ERGİN

Başta futbol olmak üzere çeşitli spor dallarındaki ligler tamamlandı ve yeni sezon öncesi transfer dönemi başladı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun yakın zamanda açıkladığı, futbol kulüplerinin önümüzdeki sene için yapacakları harcama limitleri kulüplerin tepkisine neden oldu. Kulüplerin en önemli harcama kalemi sporculara yapılan ödemelerdir. Yakın zamanda sporcu ücretlerinin vergilendirme rejiminde de önemli değişiklikler oldu. Dolayısıyla, kulüplerin harcama limiti baskısı altında olduğu düşünülürse, sporcu ücretlerinin vergileme rejimindeki değişikliğin yapılacak yeni transferlerde dikkate alınması gerekecektir.

Öncelikle yapılan değişikliği bir hatırlayalım. Sporculara yapılan ücret ödemeleri, Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun Geçici 72. maddesi uyarınca, 2019 yılı sonuna kadar stopaj yoluyla vergilendirilmekte olup stopaj oranı en üst ligdeki sporculara yapılan ödemelerde %15, bir alt ligdekiler için %10, diğer ligdekiler ile lige tabi olmayan spor dalları için %5 idi. Yapılan stopaj nihai vergi olarak kalıyordu. Yani sporcular bu gelirleri için beyanname vermiyordu. Sözleşmeler de genellikle net ücret üzerinden yapıldığından bu stopaj spor kulüplerinin üzerinde kalmaktaydı.

2019 yılı sonunda 7194 sayılı Kanun ile söz konusu maddede önemli değişiklikler yapıldı. Kanunla yapılan değişikliğe ilişkin detaylar ise 311 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılmıştır. Değişiklikle, stopaj uygulaması 2023 yılı sonuna kadar uzatılmış ve en üst liglerdeki sporcular için 2020 ve sonraki yıllarda elde edilen ücretlerdeki stopaj oranı %20’ye yükseltilmiştir. İkinci olarak sporcular, elde ettikleri ücretler belli bir tutarı aşıyorsa (2020 yılı için 600.000 TL) bu gelirleri için beyanname vereceklerdir.

Beyanname verme ve %20’lik stopaja tabi olma, GVK’nın Geçici 91. maddesi uyarınca 01.11.2019 tarihinden sonra yapılan sözleşmeler ile bu tarihten önce yapılıp da yenilenen sözleşmeler için geçerli olacaktır. Dolayısıyla, söz konusu tarihten önce sözleşme imzalamış ve sözleşmesi devam eden sporcular için beyanname verme söz konusu olmayacağı gibi bu sporcuların ücretlerinden %15 oranında stopaj yapılmaya devam edecektir. Bu sporcular, yeni bir sözleşme yaparsa veya mevcut sözleşmelerini yenilerse (süre uzatırlarsa veya ücreti etkileyen bir değişiklik yaparlarsa) beyanname verecekler ve %20 oranında stopaja tabi olacaklardır.

Sporcuların beyanname verecekleri yeni dönemde, beyan edecekleri ücret geliri, ellerine geçen net tutar değil stopaj dahil brüt ücret olacaktır. Yıl içinde kesilen stopaj tutarları ise beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilip aradaki fark vergi dairesine ödenecektir.

Yeni düzenleme aslında adaletli ve hakkaniyetli olandır. Çünkü gelirin beyan edilmemesi ve tek bir oranda stopaja tutulması, artan oranlı gelir vergisi tarifesi uygulanmadığı için daha az vergi alınması anlamına geliyordu. Ücretliler dahil vergi veren bütün gelir vergisi mükellefleri artan oranlı tarifeye tabi olup daha yüksek oranda vergi verirken, sporcular düz ve düşük oranda (%15), hatta asgari ücretliden bile daha düşük oranda vergi veriyorlardı. Dolayısıyla kanun değişikliği vergi adaletini sağlama açısından yerindedir. Süregelen bu uygulamanın nedeni sporcuları teşvik etmek olarak düşünülebilir. Ancak bu uygulama, sözleşmelerin net ücret üzerinden imzalanması nedeniyle, sporcuların değil spor kulüplerinin vergilendirilmesine yol açtığından, aslında sporcuları teşvikten ziyade spor kulüplerinin maliyetlerini azaltmak için yapılmaktaydı. Zaten, üst ligde milyonlar kazanan sporcuların vergi teşviğine ihtiyaç duydukları iddia edilemez.

Peki yeni dönemde, sporculara beyanname verdirtmek suretiyle bu durum değişir mi? Sorunun cevabı spor kulüplerinin sporcularla yapacakları sözleşmelere bağlı. Sözleşmeler eskiden olduğu gibi net üzerinden yapılmaya devam eder ve sporcunun artan oranlı tarife nedeniyle katlanacağı ilave vergi yükünün spor kulüpleri tarafından karşılanacağı sözleşmede kararlaştırılırsa sporcular açısından bir şey değişmeyecek olup kulüplerin maliyeti artacaktır. Eğer sözleşmelere böyle bir madde konulmazsa ilave vergi yükü kulüplerin üzerinde kalmamış ve kanun değişikliği amacına ulaşmış olur. Günün sonunda bu durum taraflar arasındaki müzakerelere ve müzakerelerde kimin kime neyi kabul ettirebileceği ile ilgilidir. Ama yıldız sporcuları takımda tutmak veya takıma kazandırmak isteyen kulüpler burada taviz verebilir. Bir çeşit bilek güreşi…

Bu noktada şunu da belirtmek lazım. Sporcular, ilave vergi yükünü kulüplere yansıtsa bile bu anlaşma taraflar arasındaki sözleşmeye dayanan bir özel hukuk ilişkisidir. Taraflar arasındaki bu özel ilişki Maliye’yi bağlamaz. Yani sporcular her halükarda beyanname verip vergiyi ödeyeceklerdir. Ama ödedikleri vergiyi sözleşmeleri imkan veriyorsa kulüplerine rücu edebileceklerdir.

Başlayan transfer sezonunda harcama limitleriyle imkanları daralan kulüplerin bu yasal değişikliği ve potansiyel etkilerini dikkate alarak sözleşmelerini müzakere etmeleri gerekmektedir. Kulüplerin maruz kalabileceği ilave maliyetin büyüklüğünü aşağıdaki basit örnekten görebiliriz. Örnekte, 01.01.2020 tarihinde senelik 4 milyon TL net ücret üzerinden anlaşma yapıldığı durumda artan oranlı tarifenin etkisi gösterilmektedir.

Net Ücret

4.000.000 TL

Brüt Ücret

5.000.000 TL

Stopaj (%20)

1.000.000 TL

Hesaplanan Gelir Vergisi

1.951.070 TL

Ödenecek Gelir Vergisi

951.070 TL

Toplam Vergi Yükü

%39


Yukarıdaki basit örnekten görüleceği üzere, artan oranlı tarifenin uygulanması nedeniyle vergi yükü %20’den %39’a yükselmekte, diğer bir ifadeyle iki katına çıkmaktadır. Aradaki %19’luk fark (örnekte 951.070 TL) kimin cebinden çıkacaktır? Sporcunun mu, kulüplerin mi? (Dünya)

Sözün özü: Müzakerede son sözü BATNA’sı güçlü olan söyler.

(BATNA: Best Alternative to a Negotiated Agreement / Varılan anlaşmaya göre en iyi alternatif)
Bankalarca yapılan kanuni takipler sonunda kredilerin teminatında bulunan ipotekli taşınmazlar İcra Müdürlüklerince açık arttırma suretiyle
Genelgede, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında içerisinde bulunulan kontrollü sosyal hayat döneminde temizlik. .
l -Gelir Vergisi Kanunu Yönünden, ll - Vergi Usul Kanunu Yönünden: lll -Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:
COVID-19 pandemisinin çalışma hayatına olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla bir yandan kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği,. .
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
Türk lirası mevduatlarının faiz getirisinden yapılan vergi kesintisi düşürüldü, 1 yıldan uzun vadeli mevduat hesaplarında oran sıfırlandı.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, miras yolu ile intikal eden hisse senetlerinin beyanında, beyan edilecek değer olarak,
Ermenistan'ın kardeşimiz Azerbaycan'ın toprağı olan Karabağ'a saldırısı sonucu şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuz ve ilgi (b)'de kayıtlı dilekçenizde, toplu taşıma faaliyetinizle ilgili olarak "muhtelif müşteriler" . . .
Zaman aşımına uğrayan kâr paylarının vergilendirilmesinde mükerrerlik var mı? 1933 yılında çıkarılmış olan 2308 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/f maddesi gereği “Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle kanuni . . .
Danıştay 14. Dairesi, Gaziantep'te gözleme, sıkma ve tost satan kadının, gerçek usule göre daha avantajlı olan . . . .
Müzik eşliğinde Güneşli Park AVM Düğün salonuna sosyal Mesafeyi koruyarak konfediler eşliğinde Mehtap Hanım ve Yurtcan Bey . . .
KGK tarafından Bağımsız denetim Firmalarına gönderilen yazılarda; BDS 700 ile ilgili olarak KGK tarafından belirlenen 2. Formata uygun . . .
Limited şirketler, Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre kurulmuş ticaret şirketleridir. Şirketin kuruluşu, ortaklık yapıları ve
Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişikliklerle birlikte, kredi kartında da ıslak imza zorunluluğu kaldırıldı.
İktidar, darbe girişimi, ekonomik durgunluk ve Rahip Brunson krizi sırasında yaşanan döviz kurlarının ani ve olağanüstü yükseldiği . . .