Kurumsal Kimlik ya da “Kitlenin Kütlesi”
16 Nisan 2024 Salı
Ve nihayet “ülkenin kaderini tayin edecek” dediğimiz 31 Mart Yerel seçimleri sükûnet içerisinde yapıldı. . . . .
Kurumsal Kimlik ya da “Kitlenin Kütlesi”
Görü-yorum

Kurumsal Kimlik ya da “Kitlenin Kütlesi”

Hıdır Daştan
Mali Müşavir
info@hidirdastan.com 

Ve nihayet “ülkenin kaderini tayin edecek” dediğimiz 31 Mart Yerel seçimleri sükûnet içerisinde yapıldı. Seçimler bitti ve sonrasında yapılan itirazlar da karara bağlanmak suretiyle kazananlar mazbatalarını alıp göreve başladılar. Hoş Van Merkez ve Iğdır’ın Tuzluca ilçesi gibi bazı yerlerde mazbata; seçimi kazananlara değil, yeterlilik ya da son dakika uydurma gerekçeleriyle seçimi kaybedenlere verildiyse de özellikle Van’da protestolara fazla karşı koyamadı Yüksek Seçim Kurulu.

Her ne kadar siyaseti iyi okuyanlarca neredeyse birebir tahmin edilen bu sonuçlar, “öyle ya da böyle yılların kaybetmeyeni” algısını yaratmış ve yerel yönetim seçimleri sonrası “ana muhalefet” olmak durumuna gerilemiş olan Adalet ve Kalkınma Partisi açısından hüsran olarak tarihe geçmiştir. Bu seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden bu yana ilk defa ikinci parti düzeyine gerilemiştir.

Hayatımda ilk defa bir makalenin başlığı konusunda günlerce düşünmek zorunda kaldım. Hangisini tercih etsem diğerine haksızlık olacaktı. Ben de adalet terazisinin kefesine müdahaleye zinhar karşı çıkan biri olarak iki güzel başlığı da kullanmayı yerinde buldum. “Kurumsal Kimlik ya da Kitlenin Kütlesi” bu makalenin başlığı oluverdi.

Kurumsal Kimlik dedim çünkü Devletin tüm Kurumları bu seçimde kurumların kimliğini bir kenara bırakıp, seçim güvenliği gibi bir konu yerine sadece bir arkadaşları olan Kurum için, Murat Kurum için çalıştı. Açıkça görüldü ki Cumhurbaşkanlığı Sistemi denilen bu ucube sistem, Devlet denilen Kurumsal Kimliği tarumar edip tarihi kudretli ihtişamlı devleti bir siyasinin peşinden miting miting koşturarak siyasallaştırmıştır. Bakan Tarafsızlık yemini eder ve halkın yanında olmak zorundadır. Peki ya tarafsız oldu mu bakanlarımız? Tabi ki hayır.

Mesela işi gücü sağlık sistemi ve sağlık politikaları üretmek olması gereken Sağlık Bakanı, Bakanlık Kurumunu kenara bırakmış, mesai arkadaşı olan Kurum için yollara düşmüştür ne yazık ki. Yine güvenli bir seçim ortamı yaratmakla mükellef İçişleri Bakanı görev yaptığı kurumu değil, “daha evvel birlikte siyaset yaptığı, ismi Murat olan Kurum’u” tercih etmiştir.  Sandıkların güvenliği asli görevi olması gereken Adalet Bakanı diğer arkadaşlarından geri durur mu? O da bir Bakan olarak kendi kurumunu boşlayıp siyasetin Don Kişot’u Ekrem İmamoğlu’nun rakibi olan Kurum için çalıştı. Seçimler boyunca milletin gözü önünde 18 Kurum vardı ve bunlardan sadece on yedisi çalıştı, 18. Kurum kazansın diye. Peki ya 17 Bakan harıl harıl seçim çalışması yaparken 18. Kurum ne yapıyordu;  o da başına baretleri giyip, ayağına çizmeleri takmış(!), uzaklık ölçüsü birimlerinin “taaaa” dan ibaret olmayıp sekiz kilometrenin sekiz adımcık ile eşdeğer olabileceği konusunda derin bilgilerini halk ile paylaşmakla meşguldü!..

Sahadaki 17 Bakan seçim süresince kendilerinin yönettiği kurumları değil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakanlığı döneminde olduğu gibi Belediye seçimleri sonrasında da yine yöneteceği Kurum’u birinci sıraya alıp neredeyse sadece onun için çalıştılar. Kurumlar arası ahenk bir devlet geleneğidir ancak kurumlar arası ahenk bu kadar da halkın gözüne sokulmamalıydı diye düşünüyorum. Düzenlenen tüm mitinglerde gezip dolaşan, atmosferi soluyup, vatandaştan oy isteyen bakanlar kendi elit kibirlerinden sıyrılamadıkları için sokağın gerçeğini de göremediler. Sokak on bin lira emekli maaşıyla geçinemediğini söyledikçe bir bir şatafatlı yaşamları ile gündem olan siyasi figürler, öfkelerini sükûnetleri ile harmanlamış olan “Kitlenin Kütlesini” pek hesap edemedi. Kitle ezberleri bozdu ve kütlesinin gücünü gösterdi bu seçimde.

31 Mart büyük hesaplaşma günü olmuştur Türkiye siyasetinde. Kibir ve şatafat, tasarrufa, sadelik ve hizmete yenilmiştir; adaletsizlikte adaletin keskin kılıcına. Seçim boyunca atılan iftiralar yapılan haksızlıklar ve hukuksuzluklar tıpkı 2 kez yenilenen 2019 seçimlerinde olduğu gibi yine halk nezdinde itibar görmemiştir. Bu kez halka rağmen seçimi yenileyebilecek cesaret şöyle dursun, daha evvel “hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olmuştur” diyenler o seçimlerde haklı değillerdi belki ancak o sözleri bu seçimde söyleseler tabiri caizse cuk oturacaktı. Çünkü gerçekten de hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olmuştur bu seçimde. 

Bu seçim “Devleti kurum değil, kurumlar temsil eder, kurumların da önceliği halka hizmettir, bir diğer kuruma değil” mesajının verildiği seçim olmuştur. Bu seçimde halk sadece Ankara’nın, İzmir’in, Kilis’in… ve İstanbul’un Belediye Başkanını seçmemiştir. Bu seçim devletin har vurup harman savrulan fabrikalarının, arsalarının hesabını soracak vizyonun seçilmesi ile nihayetleniştir. Bu seçim emekleri zayi olmuş emeklinin haklarını yeniden hakkı olana teslim edecek hak, hukuk adalet diyen vicdan seçimi olmuştur. Bu seçim zaten milletin ciğerinin ortasından geçmiş olan kanala bir de İstanbul adını koyup Katar’a peşkeş çekilmesine engel olmak için irade beyanı olarak sonlanmıştır. Bu seçim geçilmeyen köprünün, tünelin, uçulmayan havaalanlarının ve hasta garantili hastanelerin hesabının sorulduğu seçim olmuştur. Bu seçim erken seçim ihtimalinin de dahil olduğu 20-25 yıllık tüm seçimlerin hem halkın gönlünde ve hem de sandıkta iz bırakacak, bu ülkenin gerçek liderini bulduğu seçim olmuştur. 

Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
REKLAM ALANI
1- Erol Demirel, TÜRMOB ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın birlikte düzenlediği Dijital Dönüşüm Sürecinde Mesleğin Sorunlarının ve Geleceğinin Değerlendirilmesi Çalıştayı'nda Mali Müşavirlerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.
REKLAM ALANI
Dünyamızı yok etmeye çalışan, Neslimizi yok etmeye çalışan,Sevdiklerimizi ve can dostlarımıza yok etmeye çalışan, Çevremizi bizlerden . . .
“Vergiler, gerek ekonomi ve ticaret içindeki yeri, gerekse hemen her insanı ilgilendirmesi sebebiyle geniş, önemli ve değişken bir alandır. . . .
(2024- 2023 - 2022 - 2021 - 2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
Avrupa Birliği Fonu’ndan sağlanan kaynakla kadın istihdam eden işverenlere İŞKUR tarafından üç ay süreyle aylık 25 bin TL ücret, vergi . . . .
Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar sebebiyle, 2018 yılında getirilen ve sık sık değişikliğe gidilen bir düzenlemeyle, mal ve hizmet . . . . .
Maliye Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı’nın da dâhil edilmesi ile birlikte yapılan değişikliklerle önceki teşkilat yapısı ile karşılaştırılamayacak. . . .
Önceki yazımda, önümüzdeki günlerde Meclis’e sunulması beklenen 9. Yargı Paketi ile İdari Yargılama Usulünde gerçekleştirilmesi . . . .
Ekonomiye katkıda bulunmayan muafiyet ve istisnalara son veren, gayrimenkullerin . . . .
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve israf edilmemesine ilişkin olarak tasarruf tedbirleri paketi ile bazı hususlar açıklanmış ve . . . .
Talep Edenler ; Ertuğrul Davutoğlu, Beyazıthan Güngelen, Mehmet Doğan ve Erhan Yaşar
Yerel seçim sonrasında beklenen tasarruf paketi peyder pey yürürlüğe alınıyor. Yine bu aylarda beklediğimiz vergi paketinde artık son . . . . . .
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’a göre; “fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma . . . .
Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülen kayıt dışı ekonomi ile mücadele çalışmaları kapsamında vatandaşlarımızın ihbar ve . . . . .
TÜRMOB “Hizmet Akdi ile Çalışanlar Bülteni” 2. Sayısı Meslekte Etik.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre SSK statüsünde sigortalı çalıştıran işverenlerin, bir ay içinde .. . . . .
Anayasamız­da, vatandaşlar için iki ödev tanımlanmış­tır. İlki askerlik o da sadece erkeklere, diğeri siyasal haklar ve ödevler bölümünde yer. . . .
Yargı sistemine "seri muhakeme" usulünü dahil eden, Cumhuriyet savcılarının takdir yetkilerini arttırarak "ön ödeme, uzlaşma ve kamu . . . .
Trafik kazaları sonrasında doldurulan kaza tutanağı artık e-Devlet üzerinden doldurulabilecek. e-Devlet'te "Kaza Tutanağı Oluşturma" . . . . . .