Bir sabah uyanıp davanızın taşındığını öğrenebilirsiniz
04 Nisan 2025 Cuma
Vergi yargısında “bağlantılı dava” kurumu, hem adil yargılanma hakkını hem de yar­gı sürecinin verimliliğini doğrudan etkileyen önemli bir . . .
Bir sabah uyanıp davanızın taşındığını öğrenebilirsiniz
Bir sabah uyanıp davanızın taşındığını öğrenebilirsiniz

Avukat Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR
funda.yavaslar@dunya.com

Vergi yargısında “bağlantılı dava” kurumu, hem adil yargılanma hakkını hem de yar­gı sürecinin verimliliğini doğrudan etkileyen önemli bir usul düzenlemesidir.

Bu kurumun amacı, aynı hukuki ya da maddi sebeplerden kaynaklanan ya da biri hakkında verilecek hü­küm diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların aynı mahkemede görülmesini sağlamak, böy­lece çelişkili kararların ve yargılamada kaynak israfının önüne geçmektir. Ancak yasadaki bir boşluk, uygulamada tam tersi bir sonuç doğura­bilmekte.

Tebligatsız bağlantı kararı: Habersiz taşınan davalar
Vergi mahkemeleri, taraflardan birinin tale­biyle ya da re’sen (kendiliğinden) davaların bağ­lantılı olduğuna karar verebilir. Eğer bağlantı ta­lebi reddedilirse, bu karar taraflara tebliğ edilir ve tarafların üst mahkemeye başvurma hakkı (duruma göre Bölge İdare Mahkemesi’ne ya da Danıştay’a) doğar.

Ancak mahkeme bu kararı kendiliğinden verdiğinde, bu ara karar taraflara bildirilmeden dosya doğrudan üst mahkemeye gönderilir. Üst mahkeme, bağlantı bulunduğuna karar verirse davalar yetkili başka bir mahkeme­ye taşınır ve taraflar bunu ancak yeni mahkeme­nin kendilerine yaptığı bildirimle öğrenir. Yani, bir sabah uyanırsınız ve davanız artık başka bir yerde görülüyordur.

Bu uygulama, sürecin şeffaflığına zarar verdi­ği gibi, adil yargılanma hakkını da zedelemekte­dir. Üstelik artık esas hakkında karar beklenir­ken sürecin uzaması, ticari faaliyetler üzerin­deki belirsizlik yükünü de artırmaktadır Tarh edilen vergiler, kesilen cezalar, şirketlerin yatı­rım ve finansman kararlarını doğrudan etkileye­bilecek nitelikte olabilir.

Yasa boşluğu: Yargıcın müdahale etmesi gerekir
Bu sorun, açık bir yasa boşluğundan kaynak­lanmakta. Mahkemenin re’sen verdiği bağlantı kararlarının taraflara tebliğ edilmesi gerektiğine ve tarafların bu karara karşı üst mahkemeye baş­vurabileceklerine dair açık bir düzenleme mev­cut değil. Oysa anayasal bir hak olan “hak ara­ma özgürlüğü” ve bu bağlamda “adil yargılanma hakkı”, bu tür kararların taraflarca öğrenilmesi­ni ve gerekirse itiraz edebilme hakkına sahip ol­malarını zorunlu kılar.

Bu noktada yargıcın dev­reye girmesi, yasadaki boşluğu anayasa ilke ve kurallara uygun şekilde kıyasen doldurması ge­rekir. Açık boşluk karşısında yargıcın susması, “hakkın dağıtımından kaçmak” anlamına gele­bilir (AY md. 36/2). Burada kıyasen uygulanma­sı gereken düzenleme ise, 2577 sayılı Kanun’un 41. maddesidir: Taraflardan gelen bağlantı iddi­asının reddi halinde, karara itiraz yolu açık tu­tulmaktadır.

Aynı mantık, mahkemece re’sen ve­rilen bağlantı kararları için de geçerli olmalıdır. Bazı görüşler, üst mahkeme konuyu zaten geniş çapta incelediği için, mahkemece re’sen verilen bağlantı kararına karşı tarafların itirazına gerek olmadığını savunmakta. Ancak bu yaklaşım, adil yargılanma hakkı açısından kabul edilemez. Ni­tekim idari yargılamada her aşama için taraflara yazılı ve/veya sözlü beyan hakkı tanınmıştır; ce­vap, replik, düplik dilekçeleri ile duruşmaya iliş­kin düzenlemeler bu hakkın somut örnekleridir.

Bağlantılı dava kurumu, hak arama özgürlüğü­ne engel olacak şekilde uygulanamaz. Eğer dava konusu idari işlemin hukuka açıkça aykırı oldu­ğu belliyse, diğer davada ele alınan idari işlem hakkında ne hüküm verilirse verilsin onun ip­tal edilmesi gerektiği aşikarsa, artık burada ya­sanın anladığı manada bir bağlantıdan söz edi­lemez.

Örneğin, yok hükmünde olduğu açık olan bir idari işleme ilişkin davanın, yalnızca aynı se­bepten doğdukları gerekçesiyle başka bir davay­la birleştirilmesi, 2577 sayılı Kanun’un 38. mad­desinin amacına aykırıdır. Bu tür uygulamalar, yargılamanın hızlanmasına değil; aksine, süre­cin uzamasına ve adaletsizliklere yol açar. Çün­kü, bir mahkemece “görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmiş ol­ması ve usul hükümlerine aykırı karar verilmiş olunması” kararın bozulması sebebidir.

Örne­ğin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi bir kararında (11.11.2020, E.2020/413), “... davaların birleştirilmesi suretiyle aynı dos­yada karar verilmesinin, aynı zamanda, Anaya­sal bir ilke olan doğal hakim ilkesine de aykırı­lık oluşturduğu açıktır. Dolayısıyla, Vergi Mah­kemesince, davacının iradesiyle ayrı ayrı açılan davaların tek dava dosyasında birleştirilmesi su­retiyle verilen kararda yargılama usul hükümle­rine uyarlık görülmemiştir.”. demiştir.

Düzenleme zamanı
Vergi yargısında adil yargılanma hakkını ko­ruyan, şeffaf ve öngörülebilir bir sistem için ya­sa koyucunun bu boşluğu gidermesi gerekir. Ak­si takdirde, bağlantı kurumu yargıyı hızlandır­mak yerine yavaşlatır; hak arama özgürlüğünü genişletmek yerine sınırlar. (Dunya)
REKLAM ALANI
1- Dündar " Esnaf Odaları Kuruluş Amaçlarının Dışına Çıkmış Olup, Defter Tutmak Bizim Harcımız Değildir. Esnaf Odaları Kendi Görevlerini Yapamıyor. Kendi Görevini Yapamayan Esnaf Odaları Mali Müşavirlik İşini de Mali Müşavirlere Bırakılmalıdır. Defter Tutmak Mali Müşavirlerin Yasal Hakkıdır" Dedi.
REKLAM ALANI
Finansal karar alma modellerinin önemli bir bölümü, karar vericilerin tutarlı tercihler yaptığı, . . . .
Otomobil alım-satımında eski usul 1 Ocak 2026 itibariyle son erdi. Noter öncesi kontroller, satıştan önce zorunlu trafik sigortası ve . . . .
Motorlu Taşıtlar Vergisi, taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı ye­rin vergi dairesi tarafından her yıl ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilir.
Yemek yardımı, işverenlerin çalışanlarına sağladığı bir sosyal hak olup, iş gücünün verimliliğini artırmak, çalışanların motivasyonunu . . . .
Ülkemizde yaşanan deprem felaketleri aslında konutların yenilenmesi gerektiği konusunu beraberinde getirmiş, son yıllarda gerek kentsel . . .
(2026-2025-2024- 2023 - 2022 - 2021 - 2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
ikinci toplantının 06.02.2026 günü saat 14.00 de İstiklal Cad. No: 146 kat 3 Taksim İSTANBUL adresindeki İstanbul YMM Odasının Toplantı . . .
Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazançlarla ilgili 40’ncı ve serbest meslek erbabı ile ilgili 68’inci maddesinde 7194 sayılı kanunla yapılan . . . . .
30.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlan 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile;
Video ve Fotoğraf Çekimleriniz İtina ile Yapılır
Bazı vergi indirim ve istisnalarından yararlanabilmek için, yasal düzenleme gereği, pasifte özel bir fon hesabı açılması gerekiyor . . . . .
Bilindiği üzere; 7571 sayılı Kanun uyarınca 2025, 2026 ve 2027 hesap dönem­lerinde enflasyon dü­zeltmesi uygulaması ertelendi. . . .
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik (SMMM) mesleği; vergi sisteminin sağlıklı işlemesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele . . . .
Marmara Üniversitesi bir tarihtir. 143 yıllık bir koca çınardır.Yaşam yeri, faaliyet alanı hep Sultanahmet olmuştur. Çok büyüyünce başka . . .
Mali İdarenin elektronik ortamda defter, belge düzenlenmesi, muhafazası, beyan­ların verilmesi ve alınması, bunların kontrolü alanında attığı . . .
Bütçe sadece rakamlardan ibaret değildir. İktidarın kimden yana tercih kullandığını gösteren bir “turnusol kağıdı”dır. Söylemlerden . . . .
Türkiye'de çalışma hayatında köklü değişiklikler öngören Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı.
Genel Kurul, TSK’nın deniz görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin tezkere ile en düşük emekli aylığı ve trafik cezalarını içeren kanun . . .