Bağımsız Denetimde Yeni Bir Yetkilendirme Sınavı : Sürdürülebilirlik
06 Eylül 2023 Çarşamba
Bağımsız Denetimde Yeni Bir Yetkilendirme Sınavı : Sürdürülebilirlik

Bağımsız Denetimde Yeni Bir Yetkilendirme Sınavı : Sürdürülebilirlik

Selahattin İpek

bdselahattinipek@gmail.com

Dünyamız var oluşundan bu yana üzerinde yaşayan canlılarla birlikte evrimler geçirerek yeni yeni uyanımlar eşiğinde çağ açıp, çağ kapatarak günümüze kadar gelmiş bulunmaktadır. Kadim tarihte ekonomi ilminin teorilerle betimlenerek insanların gelecek hakkında planlamalarını ön görmeye başladıkları anlar henüz ortada yoktu. Sıradan bir hayatta kalma hali doğal kabul ediliyordu. Haliyle her şey kendi doğal akışında devam ederken, insanlık henüz ihtiyaçların doğa tarafından karşılanamayacağı savının sonuçlarıyla uğraşmıyordu. Bilinmeyen bir dünya, kim bilir sonsuzluğa işaret ederken fuzuli yüklenmelerden yorgunluklara kapalı kalmışlardır!

Öyle ki milat olarak mülkiyeti muhafaza güdüsüyle göçerlikten yerleşik hayata geçen insanlık, sınırsız yaşam alanlarını bırakarak, artık sahiplik duygusunda ayrıştığı otonom bölgelerinde, adalet kavramı üzerinden normlar arasında bir düzen mücadelesine girmiştir.

Bunun sonucunda hoyratça bir taksim ile üretim kaynaklarının tüketilmesi, elbette kurulu dünya devletleri arasında önlem alma zorunluluğunu tetiklemiştir. Nihayet geldiğimiz noktada sınırsız insan ihtiyaçlarının sınırlı yani kıt imkânlarla telafisi olarak açıklayabileceğimiz iktisadi terimler hayatımıza girmiş ve hem günümüzü hem de geleceğimizi kurtarma yolları aramaya başlamış bulunmaktayız.  

Peki, ihtiyaçlar ile kaynaklar arasında bir uyumsuzluk mu var?

İhtiyaçların, insan arzuları üzerinden yükseldikçe her şeye sahip olma isteğinin dizginlenemediği duygusal tüm veriler gösteriyor ki, kaynaklar (Emek, Doğal Kaynak, Sermaye) arasında olumsuz bir ilişki vardır. Uyumsuzdur.   

“Kıtlık Kanunu” dünya kaynaklarının sonsuz olmadığına işaret eder.

Bu vesileyle bir başka bakış açısını da yazarak, karamsar düşünmenin eşiğinde nefes aldıkça umudun hep var olduğunu hatırlatmak isterim. Tabi olarak tek başına umut çözüm değildir.
İnsanın zorunlu ihtiyaçlarını göz önüne getirdiğimiz vakit bu ihtiyaçlar sınırlıdır.

Karşılanamaz değildir.

O halde “başta üzerinde yaşadığımız dünya olmak üzere, insanın çalışarak ulaşacağı evrendeki kaynaklar insanların her türlü ihtiyacını karşılayabilir.” (İslâm iktisadına göre “sonsuz ihtiyaçlar - kıt kaynaklar” yaklaşımı)

 

Sınırsız olan, insandaki arzular ve bu arzuların neticesi ihtiyaçlardır.

Ancak canlılar dünyasının efendisi olarak akıl ve zekâ gibi donanımları ile insanlık, çok da uzun zaman önce olmamasına rağmen durumun farkındalığına uyanarak; geleceğin kötü yaşam koşullarını ortadan kaldıracak çözüm ve öneri tedbirlerini sıraladığı standartlar üst başlığı ile yeni bir zorunlu alan açarak ivedilikle çalışmalara başlamıştır.

Söz konusu çalışmaların amacı tabi olarak ihtiyaçların karşılanabilmesi çerçevesinde, yeniden bir dünya yaratmak değil; aksine var olun dünyamızın kötüye doğru gidişini yavaşlatarak evrende yeni hayat sahalarını bulana kadar olan sürece hizmet etmektir.

Bu sebeple çokça iklim değişikliği olarak bildiğimiz, doğanın dengesini alt üst eden olağandışı unsurlar karşısında ilk olarak;

“küresel ısınma ve sera gazı salınım oranlarını azaltarak, yeryüzü iklimini daha bir yaşanır hale getirebilmek amacıyla, 197 ülkenin katılımında gerçekleştirilen 03 Kasım 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansında (COP26); Uluslararası Muhasebe Standartları Vakfı tarafından Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulunun (ISSB) kurulduğu ilan edilmiş ve bu sayede her geçen gün önemi artmakta olan sürdürülebilirlik raporlaması kurumsal ve küresel bir geçerlilik kazanmıştır.”

Ne yazık ki teknolojik gelişim ve üst üste gelen reformist hareketlerle milat olarak kabul edeceğimiz Endüstri Devrimi bugüne kadar süregelen hızlı etkisiyle dünyanın sıcaklığını 0.9 derece arttırdığı gibi; mutlak önlem alma yönünde söz sahibi tüm ülkeleri harekete geçirerek, değişimi hayatlarımıza dâhil etmemize sebep olmuştur.  

Detay için tıklayınız >>>>> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK_Son.docx
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
Mali Müşavirlik Mesleğinin Yasal Statüye Kavuşmasının 35. Yılı Kutlu Olsun
13 Haziran 1989 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 3568 sayılı Meslek yasamızın 35. Yılındayız.
Meslektaşları ile Nefes Kahvaltı Etkinliğinde bir araya geldi. Kahvaltıya yoğun ilgi dikkat çekti.
İhracatçıların, yurda getirdikleri yurt dışı kaynaklı dövizlerinin en az yüzde 40’ının TCMB’ye satma mecburiyeti yüzde 30’a dü­şürüldü... . . . . .
" Meslek Yasamızın 35. Yılını Kutluyor ve Tüm Meslektaşlarımızı Bekliyoruz."
(2024- 2023 - 2022 - 2021 - 2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
Limited şirketlerde ortak sıfatı aslen veya devren olmak üzere iki şekilde kazanılabiliyor. Kanuni intikal yollarına kısaca değinmek gerekirse; . . .
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 gün önce İstanbul Ekonomi Zirvesi’nin kapanış konuşmasında; kuraklık riskinin arttığını, . . . . .
İstanbul SMMM Odası Kadıköy İlçe Temsilcisi Mehtap Mengi ve Ekibinin Ev Sahipliğinde Göztepe Nakkaş Kebapta; Özel Kahvaltılı Etkinlik Düzenledi.
İşçi ve işverenlerin çalışma mevzuatından kaynaklanan pek çok hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır. . . . . .
Bilindiği üzere; anonim şirketlerin sermayelerine ilişkin hükümler Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 332. maddesinde, limitet şirketlerin . . . . .
Her yıl Eylül veya Ekim yazılarımdan birinde “sermayeyi gözden geçirme gereği” gibi başlıklarla, izleyen yıl vergi planlaması açısından . . . . .
Bu köşede 22 Mayıs günü yayınlanan makalede, gerçek kişi ortaklardan sağlanan faizsiz borçlanmada, ortak tarafından beyan edilmesi . . . . .
Uzlaşma; ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek/edilen vergiler ve bunlara ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2024 yılı için . . . .
Gayrimenkul alım/satımının vergilendirilmesi ve yaşanan sorunlar uzun yıllardır tartışılmaktadır. Nihayet, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca . . . .
Evet, bu hafta veya en geç bayram öncesi TBMM’ye sunulması beklenen yeni Torba Yasa Teklifi’nde, hemen her sektörle ilgili yeni . . . .
Geçen yıl, Türkiye’nin turizm geliri bir önceki yıla göre %17 artarak 54.3 milyar dolara çıktı. Turist sayısı ise, bir önceki yıla göre