“Döviz borcu olan şirketlerin çıkış yolu ihracat ve öz sermaye”
19 Eylül 2020 Cumartesi
Dünyada ekonomik ve sosyal alanda tüm dengeleri alt üst eden COVID-19 salgını gündemdeki yerini koruyor.
“Döviz borcu olan şirketlerin çıkış yolu ihracat ve öz sermaye”
SERBEST KÜRSÜ

"Döviz borcu olan şirketlerin çıkış yolu ihracat ve öz sermaye”

Serkan Kumdakcı - CSK Denetim ve Mali Müşavirlik Kurucusu Bağımsız Denetçi

Dünyada ekonomik ve sosyal alanda tüm dengeleri alt üst eden COVID-19 salgını gündemdeki yerini koruyor. Küresel tedarik zincirinde yeni bir dönemin başlamasına neden olan pandemi, döviz borcu olan şirketlerin üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Bu bağlamda döviz kredisi ödeyen şirketlerin sermayeleri kur farkı nedeniyle ciddi oranda eriyebilir. Söz konusu durumdan en az derecede etkilenmenin yolu, yıl sonunun yaklaştığı bu dönemde bilançolardaki öz kaynak durumunun gözden geçirilerek sermaye yapısının düzenlenmesinden, gerektiği durumda nakdi sermaye artırımın yapılmasından ve üretim yapan şirketlerin döviz gelirlerini artıracak şekilde daha fazla ihracata yönelmesinden geçiyor

Yıl sonu bilançoları kritik öneme sahip

Salgın nedeniyle üretim özelindeki düşüşler ülkeler nezdinde dışa bağımlılığı artırırken bu dönemde hızla artan kurlar, arz-talep kıtlığı ve zorunlu sabit maliyetler özellikle sermaye şirketleri üzerinde olumsuz etki yaratacağa benziyor. Bu dönemde şirketlerin sermaye yapıları ön plana çıkacak ve sermaye yapıları güçlü olmayan firmaların 2020 yıl sonu bilançolarında ‘Teknik İflas’ ya da ‘Borca Batık Olma’ durumu ile karşılaşma olasılıkları oldukça yüksek. Şirketlerin döviz cinsinden kullandıkları kredilere ilişkin olarak 10 yıl sonra bile ödenecek olsa kredilere ilişkin anapara borçları gelir tablosunda ‘Kambiyo Zararı’ ve bilançoda da cari dönem ticari zarar olarak karşımıza çıkıyor. Anonim şirketlerin 50 bin TL, limited şirketlerin de 10 bin TL sermaye ile kurulduğu bir yasal düzenleme içerisinde, dövizdeki yaklaşık yüzde 40 artış ile oluşan kur farkının pandemi sonrası, ‘Kambiyo Zararı’ olarak bilançoda yer alması karşısında sermayeler kolayca eriyerek öz kaynakların negatife dönmesine ve bu durumda borca batık durumda olan şirketlerin teknik iflasına sebep olabilecek.

Vergisel avantajları var

Şirketlerde oluşması muhtemel bu olumsuz tablonun çözüm yollarından birisi, ortaklar tarafından yapılacak nakdi sermaye artışı olarak düşünülebilir. Salgın sonrası ortakların şahsi olarak nakit durumları bu sermaye artışına elveriyor ise nakdi sermaye artışını şirkete sağladığı bazı vergisel avantajlar da var. 6637 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde değişiklik yapılarak, sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımları teşvik edildi. Şirketlerin borç yerine öz kaynak kullanımı özendiren bu düzenlemeyle sermaye şirketlerinin ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden TCMB tarafından açıklanan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın yüzde 50’sinin ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi matrahından indirilmesine olanak sağlandı.

Öncelikle mevcut durumda ve 3. Çeyrek bilançolarında döviz borcu kaynaklı zararı hesaplayıp yıl sonu öz kaynak üzerinde oluşacak yükü tahmini olarak öngörüp sermaye düzenlemesi yapılması önem arz ediyor. Bunu yaparken iç kaynaklardan ve özellikle ortakların şirkete olan borçlarının da sermayeye eklenerek ilave bir finansman maliyeti yaratmadan firmalar konuyu ele alabilir. (Dünya)
Açılış Konuşmaları; Emre Kartaloğlu (TÜRMOB Genel Bşk.)ve Fettah Açan (Sürgem Bşk.) Moderatör; Prof. Dr. Cemal Yükselen - (TÜRMOB Y.K.Üyesi) - Konuşmacılar; Prof. Dr. Cemal İbiş; (Işık Üniversitesi Rektörü), Alta Prinsloo; (IFAC),Hilde Blomme (Accountancy Aurope) ve Dr. Masum Türker ; TÜRMOB Y.K.Üyesi
Başkan Erdal, yayımladığı mesajında; Mevlid Kandilinin Hz. Muhammed (SAV)'in dünyaya teşrifinin yıl dönümü olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Ülkemiz, milletimiz, bugünümüz ve yarınımız için çok büyük anlam ifade eden Cumhuriyetimizin 97 inci yılını en içten duygularla kutluyorum."
Borçlarını ödeyemeyen esnafın e-haciz nedeniyle başka kredi çekemediğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken,
Değerli okurlar, geçen yazımda Meclis’e sevkedilen Kanun Teklifi’nden bahsetmiştim. Geçen bir hafta içerisinde söz konusu teklif . . . .
Ülkemizde vergi mevzuatının karmaşık ve hızlı değişkenliğe sahip olması, mükelleflerin teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren . . .
Ülkemizde 1 milyon 900 bine varan esnaf ve sanatkârın, içinden bulunduğumuz olağanüstü dönemden en fazla etkilenen kesimlerin başında. .
Meclis'e sunulan bütçede Değerli Konut Vergisi tahsilat hedefi 350 milyon TL olarak belirlendi . . . .
Kamu alacakları yapılandırılıyor ancak ekonomik kriz ile birlikte pandemi süreci çok yoğun bir şekilde . . .
Düzenlemeye göre yeniden yapılandırılacak borçlarda milat 31 Ağustos 2020 olacak.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, kurumunuz tarafından … İş Ortaklığına ihale edilen
Bilindiği gibi, vergi ve SGK uygulamalarında zamanaşımı söz konusudur. Zamanaşımı tahsilat yönünden . . . .
Çalışanlara sene sonunda ortaya çıkan kar üzerinden belli nispetlerde ikramiye verilmesi günümüz şirketlerinin başvurduğu . . . .
213 sayılı Kanunun 160/A maddesinin birinci fıkrasında, mükellefiyet . . . .
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
Üç gündür Meclis’e sevk edilen vergi affı konusundaki görüşlerimizi açıklamaya çalışıyoruz. İnat ve ısrarla da yasallaşacak . . . .
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; hakkınızda ……….. 4. İcra Müdürlüğünce kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı
İşsizlik Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi 16/10/2020 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulmuştur.