Yeni 2020/20 SGK Genelgesiyle Birlikte “İşveren Uygulamalarında” Neler Değişti?
08 Temmuz 2020 Çarşamba
Sosyal Güvenlik Kurumunca çıkartılan 18/6/2020 tarihli ve 2020/20 sayılı “İşveren İşlemleri Genelgesiyle” hem işyeri tescil ve
Yeni 2020/20 SGK Genelgesiyle Birlikte “İşveren Uygulamalarında” Neler Değişti?

Yeni 2020/20 SGK Genelgesiyle Birlikte “İşveren Uygulamalarında” Neler Değişti?


Sosyal Güvenlik Kurumunca çıkartılan 18/6/2020 tarihli ve 2020/20 sayılı “İşveren İşlemleri Genelgesiyle” hem işyeri tescil ve e-sigorta servisleri ile prim tahakkuk ve tahsilat işlemlerine ilişkin uyulacak usul ve esaslar belirlenmiş, hem işverenlerce tereddüt edilen hususlara açıklık getirilmiş, hem de uygulamada önemli değişiklikler yapılmıştır.

Bu yazımızda 2020/20 sayılı Genelgede yer alan, işveren işlemleri ile ilgili olarak tereddüt edilen hususlardaki açıklamalara ve uygulamada yapılan değişikliklere yer verilmiştir.

1- Sigortalıların prime esas kazanç üst sınırını aşan kısmın iadesi için talepte bulunmaları halinde, bildirimler farklı illerde kurulu bulunan işyerlerinden yapılmış ise, prim iadesi hizmetlerin doğruluğu denetim ve kontrolle görevli memurlarca tespit edildikten sonra yapılacak.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) aşan sigortalılara ilişkin işyerlerinin birden fazla ilde bulunması halinde de iade başvurusunun gereği müracaat edilen ünite tarafından yapılacak olmakla birlikte , farklı illerdeki aynı ayda birden fazla hizmetin olması durumunda bu hizmetlerin doğruluğunun araştırılması gerekecek ve bu hizmetler doğruluklarının incelenmesi amacıyla   Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına intikal ettirilecektir.” (Sayfa 78) şeklinde açıklama yapılmıştır.

2-İş akdinin askıda olduğu ayda iş akdi feshedilen sigortalıların hak kazandıkları halde kullanmadıkları izin sürelerine ilişkin izin ücretleri, prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına dahil edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “İş akdinin askıda olduğu bir dönemde fiili çalışması olmayan bir sigortalıya yıllık izin ücretinin ödenmesi  halinde  yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan  en son ayın kazancına dahil edilecektir. Aynı şekilde istirahat nedeniyle  iş akdi askıda olan bir sigortalının akdin askıda olduğu dönemde hizmet akdinin feshedilmesi ve yıllık izin hakkının da kullanılmamış olması halinde izin  ücretinin de hizmet akdinin feshedilmesi ile birlikte ödenecek olması nedeniyle yıllık izin ücreti  prime esas kazanç bildirimi yapılan  en son ay için verilecek  aylık prim ve hizmet belgesiyle tahakkuk ettirilerek prim kesilecektir.” (Sayfa 79) şeklinde açıklama yapılmıştır.

3-Sigortalıların geçici bir görevle başka yerde görevlendirilmesi veya görev yerinin değiştirilmesi halinde  “yolluk” adı altında yapılan ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecek; işe gidiş ve gelişleri için “yol yardımı” ve “yol parası” adı altında yapılan ödemeler prime esas kazanca dahil edilecek. 

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.”

“Yol yardımı ya da yol parası ise sigortalıya işe gidip gelebilmesinde destek olarak verilen ek bir ödeme olup; söz konusu ödemenin 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtildiği şekilde  "(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur.” hükmü gereği prime esas kazanca dahil edilmesi gerekmektedir.” (Sayfa 87) şeklinde açıklama yapılmıştır.

4-Sigortalılara” yakacak, temizlik, aydınlatma vb.” adlar altında yapılan ödemeler prime esas kazanca dahil edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “5510 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı ve diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnaların 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında dikkate alınmayacağı öngörüldüğünden, sigortalılara yakacak, temizlik, aydınlatma ve benzeri nitelikte yapılan giderler yahut tahsil veya mesken yardımı gibi kanunda ismen sayılmayan bu tür ödemelerin tamamı, (ödeme her ne adla yapılırsa yapılsın) ödendiği ayın kazancına ilave edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır.” (Sayfa 88) şeklinde açıklama yapılmıştır.

5-Sigortalıların alacak davasına konu olan ücretlerinin dönemleri belli ise ilgili dönemlere, belli değil ise akdin fesh edildiği ayın kazancına dahil edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede,  “Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi yoksa:  Mahkeme kararlarında, alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığının anlaşılması halinde mahkemede karar verilen alacak tutarları için her hangi bir işlem yapılmayacak, başka bir ifade ile dava konusu sürelerde davacı kişinin sigortalılık bildiriminin bulunmadığının tespiti halinde, işverenlerden aylık prim ve hizmet belgesi istenmeyecek veya bu belgeler ünitelerimizce re’sen düzenlenmeyecektir. Öte yandan mahkeme kararlarında her ne kadar  alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığı anlaşılmış  olsa da ilgili dönem veya dönemler için  karar verilen alacak tutarları alacak davasına konu olan kişler arasında bir çalışma ilişkisinin bulunabileceğine karine oluşturduğundan gerekli incelemenin yapılması amacıyla konu Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına havale edilecek ve düzenlenecek rapora göre işlem yapılacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi varsa: İşverenler tarafından sigortalı bildirimi yapıldığı halde, kazançlarının eksik ödendiğini ileri süren sigortalılarca, işverenleri aleyhine açılan alacak davalarında, mahkemelerce alacak tutarına ilişkin kararların verilmiş olması halinde  alacak davalarına ilişkin mahkeme kararları,  prime esas kazanca tabi olan ücret ve ücret dışı alacaklar yönünden işleme alınacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret olması halinde: Öncelikli olarak mahkeme kararında dönemler belliyse ücret kazançları ilgili aylara mal edilecektir. Ücretin dönemi belli değilse mahkemeden konu hakkında bilgi alınacaktır. Söz konusu ücret alacaklarının dönemleri mahkemeden temin edilmesi halinde ilgili aylara temin edilememesi halinde ise alacak davasına konu olan dönemdeki sigortalılık bildirimi yapılan son ayın, kazancına mal edilecektir.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret dışı olması halinde: 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği, toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edileceğinden, alacak davasına konu olan ücret dışı ödemelerin öncelikli olarak  hizmet akdi devam ediyorsa ödendiği ayın kazancına, hizmet akdi askıdaysa veya devam etmiyorsa prime esas kazancın tabii olduğu en son ayın kazancına mal edilecektir.

Mahkeme kararındaki ücret ve ücret dışı ödemenin birlikte bildirilmesi (ayrıştırılmaması) halinde: Mahkemeden ücret ve ücret dışı ödemelerin ayrı ayrı miktarları ve hangi aylara ait olduğu istenecek, bildirilmesi halinde ücret ve ücret dışı alacaklara uygulanan işlemler yapılacak, bildirilmemesi halinde ise ücret ve ücret dışı ödemelerin toplamı alacak davasına konu olan dönemde prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına mal edilecektir.” (Sayfa 89)şeklinde açıklama yapılmıştır.

6- Altın bedelleri ücret ödeme bordrolarına yansıtılmış tutarlar üzerinden prime esas kazanca dahil edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Altının günlük değerinin belli olması ve her an piyasasında kolayca nakde dönüştürülebileceği ve bu sayede satın alma alternatifi sağlayacağı göz önüne alındığında altın olarak yapılan ödemeler nakit yardım olarak değerlendirilmesi sonucunda hatıra altınlarının sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması maksadıyla verilmemiş olması, hatıra altınlarının tıpkı para gibi alışverişte kullanılabilecek bir ödeme aracı olması nedeniyle, hatıra altın tutarlarının ücret ödeme bordrolarına yansıtılmış olan bedeller üzerinden ilgili ayda sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi, sigortalılara hatıra altın verildiğinin tespit edilmesi ancak ödeme bordrosunda gösterilmediği durumlarda altının verildiği ayın son günündeki Merkez Bankası satış fiyatı üzerinden hesaplanacak miktarının sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekmektedir.” (Sayfa 91) şeklinde açıklama yapılmıştır.

7-İkale sözleşmesinde, ikale bedelinin hangi alacakları kapsadığına yer verilmemesi veya verilmekle birlikte ödenecek ücret ve tazminatlarla ilgili ayırım yapılmaması halinde ikale bedelinin tamamı prime esas kazanca dahil edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, ” … İş akdinin ikale (bozma) ile sona ermesi durumunda; Bozma Sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/ tazminatları kapsadığının belirtilmesi ve bu alacaklar/tazminatlar Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde istisna tutulan ödemeler arasında yer alıyorsa sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecek, bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca dahil edilecektir. Ancak ikale sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/tazminatları kapsadığına yer verilmemesi başka bir deyişle ayrım yapılmaması halinde bu defa ikale bedeli adı altında yapılan tüm ödemeler sigorta primine tabi tutulacaktır.” (Sayfa 92) şeklinde açıklama yapılmıştır.

8- İşyerinin Şubat ayı içinde başka bir ile veya Ankara, İstanbul, Kocaeli, Hatay ve Mersin illerinde farklı ANA SGM’nin altındaki başka bir ALT SGM’nin görev alanına giren adrese nakli halinde ay içindeki çalışması tam sigortalıların prim gün sayılarının toplamda 30 gün üzerinden bildirilebilmesi için, gerektiğinde nakil tarihinden önceki veya sonraki sürelere 1 veya 2 prim günü ilave edilecek.
Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Şubat ayı içinde sigortalının aynı işverene ait başka bir işyerinde naklen ve hizmet akdi sona ermeden çalışmaya başlaması veya işyerinin başka bir sosyal güvenlik merkezine nakli halinde,  sigortalının hizmetlerinin kesintisiz olması, başka bir ifade ile aylık tam ücrete hak kazanmış olması halinde, Şubat ayı içindeki nakil tarihinden önceki ve sonraki sürelere ilişkin prim gün sayılarının toplamının 30 olması gerekmektedir.

İşyerinin veya sigortalının nakli nedeniyle Şubat ayı içinde aynı işveren tarafından aynı sigortalı için işyeri sicil numarası farklı iki ayrı aylık prim ve hizmet belgesi ile bildirim yapılacağı durumlarda, nakil öncesi ve nakil sonrası sürelerdeki prim gün sayısının 30 güne tamamlanması için gerektiğinde, Eski işyerindeki prim gün sayısına Şubat ayının 29 çektiği yıllarda 1 gün, 28 çektiği yıllarda 2 gün ilave edilecek ve e-Bildirgede işten ayrılış tarihi seçilmeksizin arta kalan günler için “DİĞER” kodu ile eksik gün bildirilecektir.

Ancak, 28 çeken Şubat ayları için, ayın 26’sı ile 27’sinde eski işyerinden çıkıldı ise ilave 2 gün eski işyerine eklenemeyeceğinden yeni işyerindeki prim gün sayısına eklenecek ve e-Bildirgede işe giriş tarihi seçilmeksizin arda kalan günler için “DİĞER” kodu ile eksik gün bildirilecektir.

Yine, 29 çeken Şubat ayları için ayın 28’inde eski işyerinden çıkıldı ise ilave 1 gün eski işyerine eklenemeyeceğinden yeni işyerindeki prim gün sayısına eklenecek ve e-Bildirgede işe giriş tarihi seçilmeksizin arda kalan günler için “DİĞER” kodu ile eksik gün bildirilecektir.” (Sayfa 105) şeklinde açıklama yapılmıştır.

9-Kısmi süreli sözleşmelerde çalışma süresine yer verilmemiş veya verilmiş olmakla birlikte haftalık çalışma süresi 30 saatin üzerinde belirlenmiş kısmi süreli iş sözleşmeleri geçerli kabul edilmeyecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Haftalık çalışma süresi 45 saat, günlük çalışma süresi 7,5 saat olduğundan bir sözleşmenin kısmi süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi için haftalık çalışma süresinin 45 saatlik çalışma süresinin üçte ikisi veya bunun altı olan 30 saat ve altında olması gerekmektedir. Bu doğrultuda ünitelere ibraz edilen kısmi süreli iş sözleşmelerinde çalışma sürelerinin (saat ve gün sayısı olarak) belirtilmesi gerekmekte olup çalışma süresi belirtilmeyen veya eksik belirtilen sözleşmeler ile haftalık 30 saatin üzerinde çalışma süreleri belirlenmiş sözleşmeler geçerli kabul edilmeyecektir. Kısmi süreli sözleşmelerde, çalışma süresi açısından uygunluğun ölçüsü haftalık çalışma süresidir.” (Sayfa 114) şeklinde açıklama yapılmıştır.
10- Sigortalıların eksik gün nedenlerini hatalı beyan eden işverenlerce yapılacak başvuruya istinaden, eksik gün nedenleri altı aylık süre içinde herhangi bir belge ibraz edilmeksizin; altı aylık süre sonrasında ise her zaman düzenlenmesi mümkün olmayan belgelerle kanıtlanması halinde değiştirilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “İşverenler tarafından çeşitli sebeplerle daha önce süresinde veya süresi dışında belirtilmiş olan eksik gün nedenlerinin değiştirilmesinin istenilmesi halinde; önceden bildirilmiş olan  eksik gün nedeninin, yanlış  olduğunun Kurumumuz tarafından somut ve açık bir şekilde anlaşılması halinde, işverenin talebine gerek kalmaksızın ve herhangi bir süre sınırlaması gözetmeksizin eksik gün bildirim kodu değiştirilecektir.

İşveren tarafından Kuruma bildirimi yapılan  eksik gün kodunun değiştirilmesinin istenildiği ancak eksik gün nedeninin, yanlış  olduğunun Kurumumuz tarafından somut ve açık bir şekilde anlaşılmadığı durumlarda ise; gün sayısında değişiklik olmamak kaydıyla eksik gün nedeninin, bildirildiği aylık prim ve hizmet belgesinin yasal olarak verilmesi gereken son günü  izleyen 6 ay içinde değiştirilmesinin talep edilmesi halinde söz konusu istek kabul edilecektir.

Eksik gün nedeninin bildirildiği aylık prim ve hizmet belgesinin yasal olarak verilmesi gereken son günü  izleyen  6 aydan sonra değiştirilmesinin talep edilmesi halinde ise değişiklik talebinin  her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan belge ile kanıtlanması istenilecek, kanıtlanamaması halinde ise değişiklik yapılmayacaktır.” (Sayfa 116) şeklinde açıklama yapılmıştır.

11- 4857/21. madde kapsamında arabulucu tarafından tanzim edilen anlaşma belgesi uyarınca işe iadesine karar verilen sigortalı için düzenlenecek ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgeleri “arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi” izleyen ayın 23’üne kadar verilecek, muhteviyatı primler aynı ayın sonuna kadar ödenecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesi uyarınca geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde, bu ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi takip eden ayın 23’üne kadar, Kuruma, e-sigorta kanalıyla gönderilmesi veya kağıt ortamında verilmesi halinde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilir. “ Sayfa (122)

“Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğine haiz bulunan anlaşma belgesi uyarınca sigortalı için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk edecek sigorta primlerinin arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi izleyen ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenmesi halinde yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.” (Sayfa 141) şeklinde açıklama yapılmıştır.

12- Aynı sürelerde birden fazla sigortalılık statüsüne tabi olan kişilerin çakışan hizmet süreleri içinde her iki sigortalılık statüsü için de prim ödemiş olmaları ve 5510/53. madde uyarınca geçersiz olan sigortalılık statüsünün iptal edilmesinin ardından geçersiz olan sigortalılık süresinden yapılmış olan ödemeler kanuni fazi ödenmeksizin iade edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin Kurumumuza ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primler yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmamaktadır.” (Sayfa 150) şeklinde açıklama yapılmıştır.

13- Sigortalıların tabi oldukları sigorta koluna göre seçilmesi gereken “Belge Türü’nün” hatalı seçildiğinin sonradan fark edilmesinin ardından yapılan iptal ve ek bildirimler sonucunda iadesi gereken bir tutar ortaya çıkarsa, artan para kanuni fazi ödenmeksizin iade edilecek.
Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Sigortalı bildirimlerine dair belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar da yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilmemesi icap etmektedir.

Buna göre çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden Kurumumuza ödenen primler (geçerli sigortalılık statüsüne olan prim borcuna ilişkin aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi durumunda) ile belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilecektir.” (Sayfa 150) şeklinde açıklama yapılmıştır.

14-Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri ve sözleşmelerinde 4/a kapsamında sigortalı olacaklarına dair düzenleme bulunması halinde, bu kişiler hakkında işsizlik sigortası hükümleri uygulanmayarak SGK bildirimleri 13 nolu belge türünden yapılacak, evvelce tahsil edilen işsizlik sigortası primleri talepleri halinde hisseleri oranında işverene ve sigortalıya iade edilecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirimlerinin yapılması halinde, 2015/19 sayılı Genelge uyarınca özel sağlık hizmet sunucuları ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesinin onaylı bir örneği sağlık hizmet sunucusundan temin edilerek, sözleşme metninde çalışmanın Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendine tabi sigortalı sayılacağının düzenlenmesi nedeniyle bildirimlerinin (4/1-a) kapsamında yapıldığı anlaşılan hekimlerden Kanunun Ek 10 uncu maddesinin yürürlük tarihi olan 23/4/2015 tarihinden itibaren işsizlik sigortası primi kesilmemesi ve Kurumumuza olan bildirimlerinin 13 nolu belge türü ile yapılmasını teminen sosyal güvenlik il müdürlükleri/ sosyal güvenlik merkezlerine yapılacak müracaatlar üzerine gerekli tanımlamanın yapılması icap etmektedir. 

Buna göre yukarıda açıklandığı gibi 5510 sayılı Kanuna 23/4/2015 tarihli ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4/4/2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi ile eklenen Ek 10 uncu maddesi kapsamında 4/1-a kapsamında bildirilen hekimlerden 23/4/2015 tarihi itibariyle kesilen işsizlik sigortası primlerinin talep edilmesi halinde; 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca sigortalı hissesinin sigortalıya, işveren hissesinin ise varsa borçlarına yoksa işverene iade edilmesi, iade edilen tutarların Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne aktarılacak işsizlik sigortası primlerinden mahsup edilmesi, bu kapsamdaki hekimler için tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş olan işsizlik sigortası primleri var ise bahse konu tahakkukların da iptali  yapılacaktır.”(Sayfa 209) şeklinde açıklama yapılmıştır.

15-Arabulucu tarafından tanzim edilen anlaşma belgesinde ücret dışı ödemelere de yer verilmişse ücret dışı ödemeler akdin fesh edildiği ayın kazancına dahil edilip, aylık prim ve hizmet belgeleri “arabuculuk anlaşma belgesinin ilam niteliği kazandığı tarihi” izleyen ayın 23’üne kadar verilip muhteviyatı primler aynı ayın sonuna kadar ödenecek.

Konuyla ilgili olarak Genelgede, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesine istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenen ücret dışındaki ödemelere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilmek üzere … arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi takip eden ayın 23’üne kadar, Kuruma;

- e-sigorta kanalıyla gönderilmesi veya kağıt ortamında verilmesi halinde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecektir.

- izleyen ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenmesi halinde yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.” (Sayfa 224) şeklinde açıklama yapılmıştır. (Eyüp Sabri Demirci)
7- Beslenme Konusunda Dr. Aytül Gencer Sunumlarını Tamamladıktan Sonra Teşekkür Konuşmasını Dernek Başkanı Gülüzar Özev Yaptıktan Sonra Topluca İktisadi Dayanışma Kameralarına Resim Vererek Etkinlik Sona Erdi.
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
17 Ekim 2020 Tarihinde Gelir Uzmanlığı Yeterlik Sınavı Yapılacaktır.
Toplam 115 gıda ürününün çeşitli ülke ve ülke gruplarından ithalatına uygulanacak ek gümrük vergisi oranları yeniden belirlendi.
Yukarıdaki başlığı boşuna atmıyoruz. “Vergi” gibi önemli ve bir o kadar da tehlikeli silahla bu kadar oynanmaz ki!...
İnternet Yasası olarak bilinen 5651 sayılı “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi . . . .
“İzaha davet”, verginin tam ve zamanında ödenmediğine ilişkin emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış . . .
Genelgeye göre, evinde izolasyona tabi tutulanların özellikle ilk 7 gün izolasyon şartlarına uyup uymadıkları, vali, kaymakam ve kollukça denetlenecek.
Limited şirket kurucu ortağı ve imza yetkilisi olarak halen görev yapmaktayım. Daha önce SSK'lı olarak prim günüm var.
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, iş yeri kira stopajı, bazı esnaf hizmetleri ve kültürel faaliyetlerde KDV indirimine gidildiğini açıkladı.
Enflasyon oranı ile kira artışı gerçekleştiren kişilerin beklediği Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı.
Motorlu Taşıtlar Vergisi 2. Taksit, Gelir Vergisi 2. Taksit Ödemesi ve 7143 Sayılı Yapılandırma Kanunu 12. Taksit Ödemesi İçin Son
Ticari veya mesleki faaliyetler için yapılan kiralamalar, dernek ve vakıflara ait taşınmazların kiralanması ve yabancı devletlere
7252 Sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 28 Temmuz 2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Resmi tatillerde çalışanlar için mesai ücretleri önem taşıyor. Haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışılan her fazladan saat için ödenecek ücret
Türkiye,15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi sonrasında gelişen olaylar, 2018'de yaşanan rahip Brunson krizi ve en son Mart 2020'de
Ticaret Bakanlığı, 28 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye yönelik açıklamada bulundu.
Tam da 30 Temmuz tarihli yazınızda tanımladığınız üzere 20 Temmuz'da emekli olmuş hekimim. SGK'da ikramiye alamayacağım söylendi.
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini ekonomi, sağlık, teknoloji, eğitim gibi birçok faktör etkilemektedir. Fakat son yıllarda dünyada kalkınmanın . . . .