"Vergi mevzuatında da döviz bozdurma koşulu gerilmeli"
18 Eylül 2018 Salı
Şubat 2008’den bu yana ihracat bedellerini yurda getirip getirmeme konusundaki serbesti, 4 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait bir tebliğ ile sona erdi.
"Vergi mevzuatında da döviz bozdurma koşulu gerilmeli"
HUKUKA GÖRE

"Vergi mevzuatında da döviz bozdurma koşulu gerilmeli"

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

İhracat dövizleri

Şubat 2008’den bu yana ihracat bedellerini yurda getirip getirmeme konusundaki serbesti, 4 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait bir tebliğ ile sona erdi. 

Böyle bir tebliğ yayınlanmasının tek sebebi olabilir. O da kısa vadede ödenmesi gereken dış krediler için yeterli dövizin bulunmaması ve döviz toplanması yoluna gidilmesidir. Zaten bu tebliğin yayım tarihinden itibaren 6 aylık süre için uygulanmasının öngörülmesi de bunu göstermektedir. Amaç açısından bakılırsa, yerinde bir uygulama veya tedbir.

Aşağıda aktaracağımız ihracat bedelini getirme ve kısmen bozdurma yükümlülüğü, 4.9.2018 tarihinden sonra ve 4.3.2019 tarihinde kadar yapılan fiili ihraçları kapsıyor. Dolayısıyla tebliğ düzenlemesi 4.3.2019’da yürürlükten kalkacaksa da, bu tarihten önce yapılan fiili ihraçlar için uygulanmaya devam edecek.

Bu yeni düzenleme öncesi ihracatçılar ihraç bedelini yurda getirmek ve/veya bozdurma yükümlülüğü altında değildiler. Bu kadar serbesti de uygulamada çeşitli sorunlara yol açmakta idi. Örneğin şirketler ihraç bedellerini yurtdışında bırakabiliyorlar veya ortağın yurtdışı hesabına alıp alacaklı görünmeye devam ediyorlardı ki bu da alacağın sürmesi dolayısıyla kur farkı vb. vergisel sorunlara yol açıyordu. Neticede bu alacaklar sözde davalarla şüpheli alacak karşılığı veya değersiz alacak hükümlerine göre kapatılmaya çalışılıyordu. Bazen de ihracat bedelleri şirketlerin izlenmesi güç dış yatırımlarına gidip kayboluyordu. Az sayıda da olsa bu uygulamalara rastlamak mümkündü. Yeni uygulama ile (tebliğin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler dışında) bu sakıncalar da ortadan kalkmış oluyor.

Ancak tebliğ ihracatçılara ihraç bedelini 180 gün içerisinde yurda getirip, %80’ini bankalarda bozdurma zorunluluğunu getirirken, bu ihracatçıların da döviz kredi borçlarının olması veya ithale dayalı üretim yapıyor olmaları halinde ithalat zorunluluğu altında bulunmaları gibi durumları pek dikkate almıyor. Döviz ihtiyacını belgelendiren ihracatçıların bu kadarlık ihracat döviz gelirlerinin bozdurma yükümlülüğünden istisna edilmesi gerekirdi.

Tebliğ ile Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ve fiili ihraç tarihini 180 günden fazla aşmamak kaydı ile ihracata aracılık eden bankaya transfer edilmesi ve getirilmesi ve bu bedellerin bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunluluğu getirilmiştir. İhracat bedellerinin beyan edilen Türk parası veya döviz üzerinden yurda getirilmesi esas olup, Türk parası üzerinden yapılan ihracat karşılığında döviz getirilmesi mümkündür. İhracat bedelinin yolcu beraberinde efektif olarak yurda getirilmesi de mümkündür. Ancak bu durumda gümrük idarelerine beyan edilmesi gerekmektedir.

Peşin döviz karşılığında ihracatın ise 24 ay içinde gerçekleştirilmesi zorunludur. Dâhilde İşleme İzin Belgesi ve Vergi, Resim ve Harç İstisna Belgesi kapsamında ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerle ilgili olarak sağlanan peşin dövizlerin kullanım süresi belge süresi (ek süreler dahil) kadardır. Tamamı tek seferde iade edilmeyen veya süresi içinde ihracatı gerçekleştirilemeyen peşin dövizler prefinansman hükümlerine tabi olacaktır.

Yurtdışına müteahhit firmalarca yapılacak ihracatın bedelinin 365 gün içinde yurda getirilerek bir bankaya satılması da zorunlu kılınmıştır. Konsinye yoluyla yapılacak ihracatta bedellerin kesin satışı müteakip; uluslararası fuar, sergi ve haftalara bedelli olarak satılmak üzere gönderilen malların bedellerinin ise gönderildikleri fuar, sergi veya haftanın bitimini müteakip 180 gün içinde yurda getirilerek bir bankaya satılması da zorunlu kılınmıştır.

İlgili mevzuat hükümlerine göre yurt dışına geçici ihracı yapılan malların verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi veya bu süreler içerisinde satılması halinde satış bedelinin süre bitiminden veya kesin satış tarihinden itibaren 90 gün içinde yurda getirilerek bir bankaya satılması da zorunludur.

Yürürlükteki İhracat Rejimi ve Finansal Kiralama (leasing) Mevzuatı çerçevesinde kredili veya kiralama yoluyla yapılan ihracatta, ihracat bedelinin kredili satış veya kiralama sözleşmesinde belirlenen vade tarihlerini izleyen 90 gün içinde yurda getirilerek bankalara satılması da zorunludur.

Bu düzenlemeler kambiyo mevzuatı ile ilgili düzenlemelerdir. Vergi uygulamalarına etkisi olmaması gerekir. Örneğin ihracatta götürü gider uygulaması veya KDV iadesi gibi düzenlemelerin uygulamasını etkilememesi gerekmektedir.

Ancak madem ki döviz sıkıntısı söz konusu, geçici süre için dahi olsa, vergi mevzuatında ihracat ve sair yurtdışı kazançlar için yer alan olanak veya istisnalardan yararlanmanın da dövizi getirme ve bozdurma koşuluna bağlanmasının da düşünülmesi gerekirdi.
4 Ekim 2018 tarihli Dünya Gazetesinde yayımlanan “Borca Batık Olma Durumu ve Konkordato” başlıklı yazımızda; Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanununda “Konkordato” ile
Bilindiği gibi 13.9.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yerleşik kişiler arasındaki sözleşmelerde edimi döviz veya dövize olarak belirleme yasağı getirilmiş,
2018 yılı sonlarına yaklaştığımız bugünlerde, aşağı yukarı bir yıldır devam eden ağır ekonomik savaş ve kriz, ülkemizde ve işletmelerimizde ağır tahribat yaparak sona ermeye başladı.
Yeni veriler, yeni akıllı sistemler fırsat mı, tehdit mi? Teknolojide yaşanan gelişmeler doğrultusunda görüyoruz ki,
Kriz sadece vatandaşları ve şirketleri değil, bankaları da etkiledi. Piyasada yaşanan nakit darlığının etkisiyle bankalar; ellerindeki yetkiyi kullanarak mudileri mağdur ediyor.
Teknolojik gelişmeler neticesinde insanlık tarihi, bir zamanlar ihtişamlı ve gösterişli birçok mesleğin yok oluşuna tanıklık etmiştir.
Oda seçimleri yaklaşınca , Oda seçimleri yaklaşınca, Aynı traş’a...Devam etmeyeceğiz.Aynı keseye aynı tasa aynı kurnaya... Aynı hamama... Aynı tellak’a...Aynen devam demeyeceğiz.
TRAFİK cezalarını artıran kanun, yasadışı taşıma yapanların araçlarının trafikten men edilme yetkisi de getirdi.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Geleneksel Futbol Turnuvası,
Konya SMMM Odasının Düzenlemiş Olduğu 18. Anadoly Odaları Eğitim Semineri
''Verilecek olan Eğitim Katılım sertifikaları İlgili Adliyelere Haliç Üniversitesi tarafından bildirimi yapılacaktır.''
Teklif ile, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresini doldurmuş ama yaş şartını yerine getirememiş olanlara..
Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
İşletme sermayesi, bir işletmenin gelir elde edinceye kadar geçecek sürede yapacağı harcalar olarak tanımlanabilir.
2010 Yılında TÜRMOB sürecinde ‘Rakip Değil Meslektaş , Rekabet Değil Dayanışma’ sloganıyla meslek mücadelesinde meslektaşın sesi ve umudu olma amacıyla yola çıkan
Yeminli Mali Müşavir, İstanbul Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Vedat DEMİRÖZ’ün katılımıyla, “Mevzuattaki son gelişmeler” konusunda bir toplantı düzenledi.
12.9.2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı (Karar), 32 Sayılı Karar’da yaptığı bir değişiklikle bazı hallerde alım-satım, kira, eser, iş ve hizmet ..