Varlık ve Artan Servet Vergisi
26 Eylül 2019 Perşembe
Gelin muhasebe meslek camiası olarak Varlık ve Artan Servet Vergisini yeniden bu ülkenin gündemine getirelim ve .
Varlık ve Artan Servet Vergisi
Varlık ve Artan Servet Vergisi

SMMM Dr. Erol ÇELEN

Gelin muhasebe meslek camiası olarak Varlık ve Artan Servet Vergisini yeniden bu ülkenin gündemine getirelim ve uygulanmasını sağlamak için hep beraber çalışalım. Tabi ki buradaki kastım 1942 yılında özellikle gayrı-müslüm vatandaşlarımız için uygulanan, faşizan hükümler içeren, varlığı olanlardan haksızca alınan, varlığı olmayanlardan ise cebr-i çalışma ile alınan vergi değildir. İstenen özellikle son yıllarda çok hızlı bir şekilde zenginleşen kişi ve kuruluşlar ile belirli bir varlık ve gelir düzeyine sahip kişi ve kuruluşlara uygulanacak artı bir vergidir.

Şimdi buradan bir takım sesler duyuyorum, siz servet düşmanı mısınız diye, bu vergiyi uygularsanız sermaye kaçar, bu ülkede servet kalmaz diye. Yanıt verebilirim Hayır servet ya da varsıl düşmanı değilim ama belirtmeliyim ki sadece vergilendirilmiş, doğal yollardan elde edilmiş, zulme ve sömürüye dayanmayan servete düşman değilim. Bunların dışında elde edilmiş tüm servetlere düşmanım. Hele o servet siyasi ve bürokratik ilişkiler sonucu ülke kaynaklarının birilerine aktarılması, ya da bir ülkedeki siyasal ortam nedeniyle sömürüye karşı yeterince seslerini çıkaramayan işçi-köylü-emekli emekçilerin haklarına el koyma sonucu elde edilmişse daha da düşmanım. Servet sahipleri zeki insanlardır. Yoksullaşmanın toplumsal barışı bozduğunu gören birçok servet sahibi ülkemizde ve dünyada bu vergiyi savunmaktadırlar. Üstelik dünyada servet sahipleri için en kolay para kazanılacak, dolayısıyla servet yapılabilecek ülkelerin başında ne yazık ki ülkemiz gelmektedir.

Şunun da farkındayım geçmişte Varlık ve Servet Vergisini önerenlerin siyasi kimliği ne olursa olsun, başlarına gelenleri biliyorum. Dahası Akademik kimliği olan kişi ve kuruluşların bile vergiyi savunanlara karşı pek hoşgörülü olmadığını da biliyorum. 

Gelin yazımızı tüm bu unsurları da dikkate alarak biraz açalım. Toplumda yaşayan bireylerin uygulanan sisteme karşı memnuniyeti aslında çoğu zaman sadece iki şeye dayanır. Bunlardan biri ekonomiktir. Toplumda yaşayan birey kendisinin ve çevresinin bugün ve gelecekte yoksullaşmayacağı, aç kalmayacağı konusunda sisteme güven duymak ister. Bu güveni yoksa kişi ekonomik olarak sistemden memnun olmaz. Bir diğeri ise siyasaldır. Birey ülkede uygulanan siyasal sistemin kendinin kişilik hakları için saygılı olmasını ister. Sistem insana saygı göstermeli, inancı, kimliği, düşüncesi ile insanı ayıplamamalı, ayrımcılığa tabii tutmamalı, yargılamamalı ve cezalandırmamalıdır. Eğer bu güvenceler yoksa kişi kendini siyasal olarak güvende hissetmez, ülke ile bağı azalır.

Ülkemizde son yıllarda ekonomi ve gelir dağılımındaki bozulmalar nedeniyle yoksullaşma artmaktadır. Bilindiği üzere bir ülkedeki Gelir Dağılımı Adalet/Adaletsizliği GİNİ KATSAYISI denen bir yaklaşımla ölçülmektedir. Gini Katsayısı 1 ve 0 sayıları arasındaki ilişki ile ölçülür. Gini Katsayısı Hesaplaması sonucu ortaya çıkan değer 1 sayısına yakınsa ülkedeki gelir dağılımında bozulma, O sayısına yakın ise de ülkedeki gelir dağılımında adalet var demektir. Örneğin Gini Katsayısı 1 ise ülkedeki tüm gelirler bir kişinin demektir. 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2018 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre, ülkedeki en yüksek ve en düşük gelir gruplarının toplam gelirden aldığı pay farkının arttığını görülmüştür.

Araştırma sonuçlarına göre; en yüksek gelir düzeyine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,6'ya yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,2 puan azalarak yüzde 6,1'e gerilemiştir.

Yine TUİK verilerine göre; Gini Katsayısı geçmiş yıllara göre 1 sayısına biraz daha yaklaşmıştır. Son 4 yıldır bu katsayı 1'e yaklaşımı hızlanmıştır. Gini Katsayısı bir önceki yıla göre 0,003 puan artış ile 0,408 olarak tahmin edilmiştir.

Görüldüğü üzere ülkemizde son yıllarda artan oranda yoksuldan varsıla bir Gelir ve Varlık Transferi yapılmaktadır. Vergi gelirleri incelendiğinde toplam vergi gelirleri içinde sürekli artış eğilimi gösteren vasıtalı vergiler bu transferin oldukça önemli bir kanıtıdır. Özetlemek gerekirse mevcut vergi sistemi varsılı daha varsıl, yoksulu daha yoksul yapmaktadır. Yoksul açısından artık vergi adaletsizliğinden değil, vergi zulmünden bahsetmek çok daha doğru bir tanımlama olmalıdır.

Peki Varlık ve Artan Servet Vergisi nasıl uygulanacaktır? Aşamaları şu şekilde belirleyebiliriz;

1-Sistemin uygulanması için muhasebe meslek camiasının önereceği ve genel adı Yoksulluğu Önleme Yasası olan, içeriğinde yukarıda belirtiğim vergi ile ilgili içerikleri de kapsayan yasal değişiklikler gerekli gerekçelerle kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

2-Oldukça önemli bir kavram olan ama bugüne kadar teknolojik gelişmelere rağmen nedense uygulanamayan cari değerler üzerinden ülkedeki varlıkların değerlemesi çalışması yapılmalıdır. Ülkenin tüm tapu ve varlık sahipleri belli olduğuna göre bu çalışmanın yöntem arayışlarında boğulmadan çok kısa sürede yapılabileceğini düşünüyorum.

3-Değerleme işleminden sonra Servet Vergisi Uygulaması aşağıdaki şekilde olmalıdır;
-Serveti 5.000.000 TL. nin üzerinde olan kişi ve kuruluşlardan bir kereye mahsus %2,
- Serveti 10.000.000 TL.nin üzerinde olan kişi ve kuruluşlardan bir kereye mahsus ikinci  5.000.000 TL için %5,

-Serveti 20.000.000 TL.nin üzerinde olan kişi ve kuruluşlardan bir kereye mahsus ikinci  10.000.000 TL için %7,5,

-Serveti 50.000.000 TL.nin üzerinde olan kişi ve kuruluşlardan bir kereye mahsus ikinci  30.000.000 TL için %8,

-Serveti 100.000.000 TL.nin üzerinde olan kişi ve kuruluşlardan bir kereye mahsus ikinci  50.000.000 TL için %10,

Servet vergisi alınır.

4-Servet Değer Artışlarından Kaynaklanan Vergi;
- Yıllık Varlık Değer Tespiti ile belirlenen varlıkların değer artışından Yıllık %1 oranında, Servet Değer Artış Vergisi alınır.

5-Artan-Oranlı Gelir ve Kurumlar Vergisi Oranı;
Kurumlar dahil Gelir Vergisinde belirlenen gelir unsurlarından aşağıdaki oranlarda Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulaması yapılır;

-25.000 TL ve altında Gelir için %0,
-50.000 TL Gelir için %10,
-100.000 TL Gelir için %15,
-200.000 TL Gelirin ikinci 100.000 TL si için %20,
-300.000 TL Gelirin ikinci 100.000 TL si için %22,
-400.000 TL Gelirin ikinci 100.000 TL si için %24,
-500.000 TL Gelirin ikinci 100.000 TL si için %25,
-1.000.000 TL Gelirin ikinci 500.000 TL si için %26,
-5.000.000 TL Gelirin ikinci 4.000.00 TL si için %28,
-10.000.000 TL Gelirin ikinci 5.000.000 TL si için %30,
-20.000.000 TL Gelirin ikinci 10.000.000 TL si için %33,
-40.000.000 TL Gelirin ikinci 20.000.000 TL si için %35,
-50.000.000 TL Gelirin ikinci 10.000.000 TL si için %40,
-50.000.000 TL den fazla Gelir için %50
Vergi alınır.

İSTİSNA; Gelir/Kurumlar Vergisi ilgili kişi veya kuruluşun sağladığı her 100 kişilik istihdam için %0,5 oranında azaltılır. İstisna tutarı hiçbir zaman uygulanacak vergi oranının yarısını geçemez.

6-UYGULAMA SONUCU DEĞERLEME;

Varlık ve Artan Servet Vergisi uygulaması sonucu elde edilen veriler, her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığının başkanlığında, Üniversite ve TÜRMOB temsilcilerinin oluşturacağı bir komisyon tarafından değerlendirilir ve değerlendirme sonucu ortaya çıkan rapor TBMM’e sunulur. TBMM ilgili raporda belirtilen konuların 10 gün içinde Genel Kurulda görüşür ve YOKSULLUĞU ÖNLEME YASASI kapsamında yoksullar lehine iyileştirmeler yapar. 

SONUÇ;

Günümüzde ülkemizde yaşanan en büyük zulüm yoksulluktur. Ne yazık ki sistemimiz bu konuda çareler üretememekte, sorunun tarafı olması gereken Akademik çevreler ve Meslek örgütleri gerekli çalışmaları yapmamaktadırlar. Yukarıda önerdiğimiz ve çoğu zaten bilinen vergisel önerilerin tartışılması önemlidir. Bizler bu toprakların çocukları olarak, yoksul yaşayan her bireyin sorumluluğunu almalı ve Onlar için çözümler bulması gerekenleri zorlamalı, bu konuda taraf olmalıyız. Vergi uygulamaları ekonomik olduğu kadar aynı zamanda siyasal uygulamalardır ve alınan her karar toplumun bir kesiminde memnuniyetsizliğe yol açar. Bizler bu ülkede sorunlara toplumsal yaklaşan akademisyenler, vergi konularına da genel uzlaşmayı sağlamaya çalışarak, toplumsal barışı bozmadan toplumun çoğunluğunun yararı için çareler üretmeliyiz. Mevcut vergi sistemi bu çareleri üretmekten uzaktır, hatta üretmek istememektedir. 

Umarım bu çalışma biz Muhasebe Meslek Mensuplarını ve Meslek Örgütlerimizi halkımız için yaşamsal önem taşıyan bu konularda çözüm üretme çabası içine sokar. 

Saygılarımla.
Sunum; İSMMMO Y.K.Üyesi Halim Bursalı, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Yücel Akdemir' le" Mesleki Gündem "
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta sonu 15 ilde uygulanacak olan sokağa çıkma sınırlaması uygulamasının iptal edildiğini açıkladı. Erdoğan kararını Twitter hesabından yaptı.
Sokağa çıkma kısıtlaması öncesinde cuma günü market, bakkal, manav, kasap ve kuru yemişçiler. .
Corona virüsü salgınıyla gelen ekstra zamların altında ezilen emekliye mini zam, memur ve memur emeklilerine de mini zam farkı göründü.
Son zamanlarda “liyakat” sözcüğünü çok kullanılır olduk. Personel alımlarında, tüm atamalarda, kamuda, özel sektörde hep bir liyakat sözü dolaşıp duruyor
Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazançlarla ilgili 40’ncı ve serbest meslek erbabı ile ilgili 68’inci maddesinde 7194 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerle,
ABD Ticaret Temsilciliği, 2 Haziran 2020 tarihinde yaptığı duyuruda[1] dijital hizmet vergisi (DHV) uygulayan veya uygulayacak olan Avusturya,. . .
Bilindiği üzere; 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 3. maddesindeki düzenleme ile;
Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu olarak; kentimizin doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin korunmasında, . . .
Günümüz iş dünyasında işletmeler iş yerine bağlılığı artırmak amacıyla çalışanlarına pek çok sosyal yardımlar ve ilave olanaklar sağlayabiliyorlar.
Serbest döviz fonlarında gerçek kişiler için yüzde 10, tüzel kişiler için yüzde 0 (sıfır) olan vergi tevkifatı oranı yüzde 15’e çıkarıldı.
Teklif ile, Çiftçi Kayıt Sisteminin (ÇKS) yanı sıra Tarımsal Üretim Kayıt Sisteminin (TÜKAS) kayıtlarının da esas alınarak üreticilere tarım . . .
Rekabetin Korunması Kanunu'nda değişiklik öngören teklif, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.
Teklif ile, sağlık personeline verilen fiili hizmet süresi zammının 60 günden 90 güne çıkarılması öngörülmektedir.
Bilindiği üzere, Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) 29/07/2017 tarihinde yayımlanmış ve . . .
Kötü günleri geride bıraktığımız ve eski değil de yavaş yavaş yeni normale dönmeye başladığımız bu günlerde,
Başkanlığımızca 19 Ekim 2019 tarihinde yazılı, 04-14 Şubat 2020 tarihlerinde sözlü bölümü yapılan Gelir Uzmanlığı Yeterlik Sınavı’nın sonucu açıklandı.
Başkanlığımızca toplumda vergi bilincinin ve vergiye gönüllü uyumun artırılmasına yönelik olarak vatandaşlarımıza ve mükelleflerimize sunduğumuz . . . .
Epeydir günlük hukuk sorunların yazmaktan yeni yayınların tanıtımını yapamamış, mali hukuk alanındaki yeni ve önemli yayınları duyuramamıştım.