Rapor alıp tatile çıkan tazminatsız atılabilir
31 Ocak 2019 Perşembe
Sık rapor alan çalışan, işten çıkarılabilir. Bu durumda işveren kıdem ve ihbar tazminatını ödemek zorunda.
Rapor alıp tatile çıkan tazminatsız atılabilir
Rapor alıp tatile çıkan tazminatsız atılabilir

Sık rapor alan çalışan, işten çıkarılabilir. Bu durumda işveren kıdem ve ihbar tazminatını ödemek zorunda. Ancak rapor alarak başka bir işte çalıştığı ya da tatile çıktığı tespit edilen işçi, tazminatından da olabilir...

Yargıtay’ın geçtiğimiz hafta verdiği bir karar oldukça dikkat çekti. Kararda sık sık rapor alan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinin Yargıtay tarafından onandığı belirtiliyor. Sık sık rapor alan işçinin işten çıkarılabileceği yönündeki bu karar sağlık sorunları nedeniyle rapor almak zorunda olan işçileri endişelendirdi.

6 HAFTALIK SÜREYE DİKKAT!

İşçi rahatsızlandığında bu durum istirahat etmesini gerektiriyorsa ve doktor da rapor yazmışsa elbette ki bunu engelleyecek bir uygulamaya gidilemez. Ancak sorun işçinin sık sık hastalanması ve rapor almasıdır. Bu durumun işyerinde işleyişi aksatması halinde işçi işinden olabilir. İşçinin sık sık rapor almasının işyerindeki işleyişi bozduğunun işveren tarafından ortaya konulması gerekir. Ancak bu durumda işverenin işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarını ödemesi gerekir. İşçinin sık sık hastalanmasının yanında uzun süreli rapor alması da işinden olmasına neden olabilir. Uzun süreli raporlu işçi rapor süresince işten çıkarılamaz. Ancak raporun süresi, ihbar süresini 6 hafta aşarsa, çalışan işinden olabilir.

KÖTÜYE KULLANAN YANDI

İşçilerin hastalanıp rapor almaları ne kadar normalse, raporu kötü niyetli kullanmaları da o kadar tehlikelidir. İşçinin raporlu olduğu günlerde başka bir işyerinde çalıştığını tespit eden ve somut delillerle ortaya koyan işveren işçisini tazminat ödemeden sadakat borcuna aykırılıktan işten çıkarabilir. Bunun yanında işçinin rapor alıp şehir dışına tatile gittiğini yani kötü niyetli bir rapor kullanımı olduğunu ortaya koyan işveren de tazminatsız olarak çalışanın işine son verebilir.

Asgari ücretli 5 yıllık işçiye 4775 TL ihbar

İş Kanunu’na göre işçilerin ihbar süreleri kıdemlerine göre değişir. 6 aydan az kıdemi olan işçinin ihbar süresi 2 hafta, 6 ay ila bir buçuk yıla kadar kıdemi olan işçinin ihbar süresi 4 hafta, bir buçuk yıl ila 3 yıl arası kıdemi olan işçinin ihbar süresi 6 hafta, üç yıl ve daha fazla kıdemi olan işçinin ihbar süresi ise 8 haftadır. İhbar süresi bir işçinin işten çıkarılmadan önce kendisine bildirim yapılması gereken süreyi ifade eder. İşveren bu sürelere uymazsa ihbar süresi kadar tazminat öder. Bu tazminata da ihbar tazminatı denir. Asgari ücretli 5 yıl kıdemi olan bir işçi için ihbar tazminatı 47752 TL’dir.

Sadece kıdemi alabilir

Uzun süreli rapor alan işçinin iş sözleşmesini fesheden işveren işçiye ihbar tazminatı ödemek zorunda değildir. Bu nedenle ihbar süresini 6 hafta aşan rapor alan işçi işinden olurken, yalnızca kıdem tazminatını alabilir.

Yargıtay işe iadeyi reddetti

Konuyu gündeme getiren olayda, işten çıkarılan kişi, işe iade davası açmış ve yerel mahkeme işe iade edilmesine karar vermiştir. Yargıtay ise kendisine gelen dosyada işçinin sık sık gereksiz rapor aldığına hükmederek işe iade kararını bozmuştur. Bu karar sonrası işçi işine geri dönememiştir. İşçiye kıdem tazminatının ise ödenmesine karar verilmiştir. (Okan Güray Bülbül/Akşam)
1- Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Balıkesir SMMM Odası Başkanı Ertuğ Aslan ve Oda Sekreteri Eren Çekiç'le Muhasebe Mesleğini ve Meslek Mensuplarının Sorunlarını Masaya Yatırdı.
Paranın olduğu yerde verginin olmaması beklenemez ve vergi hayatın birçok yerinde olduğu gibi dini vazifelerin yerine getirilmesinde de hayatımızın içinde.
Vergi icra hukuku olarak da bilinen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13’üncü maddesinde hüküm altına alınan ihtiyati haciz müessesesi . . . . .
Yazılı bölümü 13-14 Nisan 2019 tarihlerinde, sözlü bölümü ise 20-21-22 Ağustos 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen
Gülerken düşündüren……………….Düşündürürken öğreten……………..Öğrettiğini unutturmayan……………Maliyenin ve mesleğimizin unutulmaz hocası……
Elbette ki, 5510 Sayılı Kanunla Kanun’un 53. Maddesi’nde yer alan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılanların,
Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’nun 353/1 maddesi hükmüne göre verilmesi ve alınması gereken fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile
Yeni TTK’nın 390. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının
3 yıldır işsiz, etrafımın yardımıyla yaşıyorum. 1 Ekim 1977 doğumluyum. 25 Ekim 1999'da SSK kapsamında mühendis olarak işe başladım ve
Maliye Bakanlığı, Temmuz ayı bütçe sonuçlarını açıkladı. İlk 6 ayda 78.6 milyar TL açık veren bütçe, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin Hazine'ye devrinden sonra...
Otomotiv sektör temsilcileri yaşadıkları kriz karşısında bazı isteklerini ve önerilerini sıralıyorlar. Aralarında Rusya’da sektörün yaşadığı krizden
Toplantının hemen başında Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, “Tekstil sizin için ne anlama geliyor?” diye sordu. Ucuz işgücü, zorlu çalışma şartları, ç
Bankalarca verilen kredilere ilişkin usul ve esaslar, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve
İdeal olan şirketlerin kendi öz kaynakları ile yatırımlarını yapmaları ve faaliyetlerini sürdürmeleri olmakla birlikte, bu her zaman mümkün olmaz ve kaynak ihtiyacı
Bu Kanunun amacı; Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek . . . . .
BİLSEM sonucu MEB tarafından adayların erişimine açıldı. Binlerce adayın merakla beklediği sonuçlar sonrasında kesin kayıt hakkı elde edecek isimler ortaya çıktı.
Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2019 - 2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 Yıllarını İçerir)
2576 sayılı “Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”un, “Vergi Mahkemeleri’nin Görevleri” başlıklı