Nakit sermaye artışında faiz indiriminde iki yeni görüş
27 Eylül 2019 Cuma
Sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımlarında faiz indirimi olanağı sağlayan düzenlemeyle ilgili çok sayıda makale yazdım.
Nakit sermaye artışında faiz indiriminde iki yeni görüş
VERGİ PORTALI

Nakit sermaye artışında faiz indiriminde iki yeni görüş

Recep BIYIK
recep.biyik@tr.pwc.com

Sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımlarında faiz indirimi olanağı sağlayan düzenlemeyle ilgili çok sayıda makale yazdım. Makalelerin konusu genel olarak cevabı bulunmayan veya cevabı net olmayan konulara ilişkin. Bu konulardan bir kısmı, örneğin sermaye taahhüdünün ortağın öz kaynağından karşılanması koşulu, çoğu zaman teşvikin uygulanmasını olanaksız hale getiriyor ve yasal düzenleme yapılmadan çözülmesi de olanaklı değil.

Tartışmalı konularda Gelir İdaresi özelgeleri çıkmaya başladı. Muhtemelen yakın zamanda konuyla ilgili yargı kararlarını da görmeye başlarız. Özelgeler ve yargı kararları belirsizlikleri bir ölçüde giderecek. Ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi, bütün belirsizlikler giderilse de yasal düzenlemede değişiklik yapılmadan teşvikin etkin olarak sonuç doğurması zor.
Tartışmalı konularla ilgili yeni bir gelişme oldukça yazmaya çalışıyorum. Bu çerçevede tartışmalı iki konuda çıkan Gelir İdaresi özelgelerinden bahsetmek istiyorum.

1. Devir halinde finansman gider indirimi

Yasal düzenleme gereği, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan sermaye artırımları, indirim hesaplamasından dikkate alınamıyor.
Birleşme, devir ve bölünme işlemleri sonucu artırılan sermayenin tamamı için faiz indiriminden yararlanılmaması, her türlü sermaye artırımının düzenleme kapsamında olmaması nedeniyle doğrudur. Bu çerçevede örneğin, en son 2014 yılında nakit sermaye artışı yapan bir kurumun 2018 yılında bir başka kuruma devri halinde, devir nedeniyle devralan şirkette yapılan sermaye artışı nedeniyle faiz indirimi yapılması düşünülemez. Çünkü devralan kurumun da zaten böyle bir olanağı yoktur.

Ancak, yasanın yürürlükte olduğu dönem içinde nakit sermaye artıran ve faiz indiriminden yararlanan bir şirketin, bir başka şirkete devri veya bölünmesi durumunda, devir ve bölünme ile ilgili bütün diğer düzenlemeleri düşündüğümüzde, faiz indirimi olanağının devam etmesi gerekir.

Mevcut hakkın yeni şirkette devam etmesi hem faiz indirimine ilişkin düzenlemenin, hem de devir ve bölünme düzenlemelerinin amaçlarına daha uygun.

Nitekim Gelir İdaresi tarafından verilen 2 Ağustos 2019 tarih ve 66713 sayılı özelgede, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi hükümleri ve 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalar çerçevesinde;

• - 2018 yılında devralınan şirketin nakdi sermaye artırımına ilişkin hesapladığı ve kazanç yetersizliği nedeniyle 2017 yılında yararlanamadığı nakdi sermaye artışı indirimi ile

• - Söz konusu sermaye artışına ilişkin olarak 2018 ve müteakip yıllarda devralan şirket tarafından hesaplanacak nakdi sermaye artışı indirimlerinin devralan şirketin kurumlar vergisi beyannamesinde kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmasının mümkün bulunduğu açıklanmış. Özelgede ayrıca, devir işleminden kaynaklanan sermaye artırımları dolayısıyla indirimden yararlanılamayacağı vurgulanmıştır. Böylece, nakit sermaye artışında faiz indirimine ilişkin hem önemli bir belirsizlik giderilmiş hem de teşvikin daha etkin olmasına önemli bir katkı yapılmış.

2. Borcun sermayeye eklenmesi

Borcun sermayeye eklenmesinin teşvik kapsamında olup olmadığı açık değil. Mali İdare’nin konuyla ilgili olarak yayımladığı Tebliğde yer alan açıklamalardan, kapsamda görülmediği anlaşılıyor, ancak bu durum net olarak da ifade edilmemiş.

Gelir İdaresi tarafından verilen 12 Ocak 2018 tarih ve 2836 sayılı özelgede idare görüşünü net olarak açıklamış. Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleşen sermaye artışları dolayısıyla indirim uygulamasından yararlanılamayacağı, bu çerçevede ortaklar cari hesabında izlenen tutarlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımı nedeniyle faiz indirimi uygulamasından yararlanılmasının mümkün olmadığı belirtilmiş.

Ortaklara borcun sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışlarında faiz indirimini engelleyen açık bir yasal düzenleme yok.

Kişisel düşüncem, ortaklara borcun sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışının nakit sermaye artışından özü itibariyle bir farkı yok. Bu nedenle de borcun sermayeye eklenmesi durumunda faiz indiriminden yararlanılabilir.

Kaldı ki, ortaklara olan borçlar dahil mevcut borçlarını ödemek isteyen kurumların, borcun ödemesinde kullanmak üzere nakit sermaye artışı yapmaları, gelen nakitle de ortaklara olan borçlar dahil mevcut borçlarını kapatmaları durumunda, ne yasal anlamda ne de yasanın amacı anlamında bir sorun olmadığı açık. Bir başka şekilde, ortaklara olan borçlarını banka kredisiyle kapatan, banka borcunu da artırılan sermayeden gelen nakitle karşılayan bir şirketin bu işleminin faiz indirimi açısından eleştirilecek bir boyutu bence yok. (Dünya)
7- MMMBD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Nejla Öz, Konuşmalarını Yapması İçin MMMBD Genel Merkez Onur Kurulu Başkanı Yahya Arıkan'ı Kürsüye Davet Etti. (SON)
Bu değişiklikler aşağıdaki gibidir. 1- 27 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Tebliğinin...
Geçtiğimiz hafta sonu yaklaşık yüz yirmi bin üyesi ve onları temsilen bin yedi yüz altmış dört delegesi olan, Mali Müşavirlerin çatı örgütü Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin
Sayın Emre Kartaloğlu Başkanlığında TÜRMOB 'da (Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulunda) Görev Yapacak Olan Tüm Kurul Üyelerine Şimdiden Başarılar Dileriz.
Teşvik kavramı, belirli ekonomik faaliyetlerin veya işlemlerin gerçekleşmesini veya başka faaliyet ve işlemlere oranla daha fazla yapılmasını sağlamak amacıyla,
Vergi alacaklarının hiç tahakkuk ettirilmemesi ya da geç tahakkuk ettirilmesi nedeniyle ortaya çıkan paranın zaman maliyetini telafi etmek amacıyla,
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi hakkında basın toplantısı düzenliyor.
Sayın DÜNYA okurları, Gümrükler Genel Müdürlüğü taşra teşkilatına bir talimat verdi. Bu talimatla, alacaklarının takip ve tahsilinde
Bilindiği gibi, Türk Vergi Sistemi mükelleflerinin ve vergi sorumlularının, üzerinden vergi ödeyecekleri vergi matrahını kendilerinin hesaplamaları
Piyasa faiz oranlarında meydana gelen değişimlere paralel olarak, vergi uygulamasında kullanılan çeşitli faiz ve zam oranlarında da değişiklik yapılıyor.
1989 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 3568 Sayılı "SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK" hakkında kanun . . .
Kurumsal Dönüşüm Konferansına Davetlisiniz
Kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname/bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması
Vergi otoritesinin uzun yıllardır başarıyla uyguladığı elektronik dönüşüm projelerine bir yenisi daha eklendi.
Yenileme fonu, Vergi Usul Kanunu’nun 328/4. maddesinde düzenlenmiş bir vergi erteleme müessesidir. Bu konuyu daha önce irdelemiştim.
15 Ağustos 2019 tarihli DÜNYA gazetesinde yayımlanan “Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Turizm Payı” başlıklı yazımızda . . .
Anlatıyordu....Herkes sessizce dinliyordu...“Uzlaşmalıyız,birlik beraberlik içinde olmalıyız dedik,bizi tefe koydular” diyordu. .
Yasal düzenleme gereği 213 sayılı VUK 142-147. maddeleri hükümlerine göre, aramalı vergi incelemelerinde izlenecek yollar belirtilmiştir.