Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (2)
11 Temmuz 2018 Çarşamba
Önceki yazımızda Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 7. maddesinde düzenlenen “kontrol edilen kurum kazancı” müessesesini irdelemeye başlamıştık.
Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (2)
HUKUKA GÖRE

Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (2)

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Önceki yazımızda Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 7. maddesinde düzenlenen “kontrol edilen kurum kazancı” müessesesini irdelemeye başlamıştık. Kısaca bu müessese ile; tam mükellef gerçek kişi ve kurumların -ilişkisiz olsa bile- doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma haklarının en az %50 sine sahip oldukları yurt dışı iştiraklerinin kurum kazançları, aşağıdaki koşullarla Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulmuştur.

1) İştirakin toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının faaliyet ile orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşması.

2) Yurt dışındaki iştirakin ticarî bilânço kârı üzerinden %10’dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması.

3) Yurt dışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100 bin TL karşılığı yabancı parayı geçmesi.

Ancak kanunun bu maddesinin gerekçesinde bu konuya ilişkin yanlış açıklama yapılmış ve bu kârın hesap dönemi içerisinde sahip olunan en yüksek hisseye göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Bu açıklamada konu, kontrol oranına ilişkin olarak tasarıda yer alan açıklama ile karıştırılmıştır. Yıl içerisinde önceleri %75 hisseye sahip tam mükellef kurumun kasım ayı içerisinde %20 hissesini satsa, alabileceği kâr payı %55 olacaktır. Oysa kanunun amacı tam mükellef kurumların yurt dışında elde edecekleri söz konusu kâr paylarını, yurt dışında kâr dağıtımı veya Türkiye’ye getirme koşulu aranmaksızın vergilemektir. Yoksa amaç, hukuken elde edilemeyecek bir kâr payını, varsayım olarak matraha almak değildir. Neyse ki 1 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde, yanlış gerekçeye itibar olunmaksızın, haklı ve yerinde olarak yurt dışı iştirakin hesap dönemi sonundaki pay oranına itibar olunacağı görüşü benimsenmiştir.

Öte yandan yurt dışı iştirakin vergi yükünün hesabında, diğer ülkelerdeki iştiraklerinde ödediği vergilerin dikkate alınmaması da bir haksızlıktır. Yurt dışında kontrol edilen kurum niteliğindeki iştirakin kazançlarını, yüksek vergi oranına/yüküne sahip ülkelerdeki iştiraklerinin pasif nitelikte olmayan faaliyetlerinden elde etmesi halinde, bu haksızlık açıkça ortaya çıkmaktadır.

Burada akla gelen bir diğer konuda Türkiye’deki kurumun kontrol edilen kurum ile karşılıklı iştirak ilişkisi içerisinde bulunmasıdır. Bu durumda Türkiye’den dağıtılan kârın kontrol edilen kuruma isabet eden kısmı izleyen yıl tekrar Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulacak ve çifte vergileme ortaya çıkacaktır. Bu nedenle kontrol edilen kurumun, Türkiye’deki pay sahibi kurumdan veya onun aracılığı ile elde edilen kazancın kontrol edilen kurum kazancı olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.

Bu maddenin uygulanmasında yurt dışındaki iştirakin ödemiş olduğu gelir üzerinden alınan vergiler, yurt dışında ödenen vergilerin mahsubuna ilişkin hükümlere göre Türkiye’de hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir. Böylece yurt dışı iştirakin kazancı üzerinden çifte vergileme yapılması önlenmiş olacaktır. Yurt dışında kurulu iştirakin elde ettiği gelirleri üzerinden ileride kâr payı dağıtımında bulunması halinde, elde edilen kâr paylarının daha önce Türkiye’de bu madde kapsamında vergilenmiş kısmı üzerinden tekrar kurumlar vergisi hesaplanmayacaktır.

Kontrol edilen kurumun tespiti, kazancının belirlenmesi ve kontrolü ile ilgili olarak sağlıklı bir belgelendirme yükümlülüğünün öngörülmemesi de bence bir eksikliktir.
Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Ekonomi ve Vergi Ekseninde Muhasebe ve Denetime Bakış
Uzun yıllar AK Parti İlçe Başkanı olarak görev yaptığı Gaziosmanpaşa’da belediye başkanlığına aday olan Pirdal, ‘hizmet için, cesaret ve erdemle yola çıktık.
“SGK Teşviği Yazılımı, E-Serbest Meslek Makbuzu, E-İrsaliye Ve Mali Müşavirlerin Kendi Mükelleflerinin E-Faturalarını Tek Portaldan Takip Edip Kendi Muhasebe Programlarına Aktarabilecekleri Yeni Sistemler” Konulu Seminer Düzenledi
İtirazın Konusu : 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278. maddesinin üçüncü fıkrasının;
Gider ekle fonksiyonunun “stopaj kodu” bölümünde yer alan “014- Huzur Hakkı” ve “016-Yer altı maden işçileri” tür kodları ile kayıt yapılmaması gerektiğine
Bunlardan en önemlisi ise mevcut durumda sadece iş uyuşmazlıklarında geçerli olan Arabuluculuk kurumu bundan sonra ticari davalar içinde geçerli olacaktır.
Halka açık şirketlerin hisse alım satımından doğan kazançların vergilendirilmesi konusunu daha önce bu köşede ele almıştım.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 03.08.2018 tarihinde açıklanan "100 Günlük İcraat Programı"nda Hazine ve
Bazı sektörleri desteklemek için yapılan vergi indirimleri diğer sektörlerde de heyecan yarattı ve beklentileri artırdı. Adil bir vergi sistemi herkesi memnun edebilir…
Herkesin dilinde... Konkordato! TDK'ya göre dilimize İtalyanca'daki concordato kelimesinden geçmiş.Papalık makamı ile hükümetler arasında yapılan anlaşmalara
Konkordato şirketleri olası bir iflastan kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme olarak uygulanıyor. Reuters’a bilgi veren üç yetkili konkordato sistemi hakkında yeniden bir düzenleme yapılabileceğini belirttiler.
Emekli maaşlarında Ocak 2019 zammı ve memur maaşlarında Ocak 2019 zammı merak konusu. Enflasyon mucizevi şekilde düşmezse yılbaşında memur ve memur emeklileri
Son iki haftada, Sayıştay'ın 2017 yılına ilişkin olarak; büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili denetim raporları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.
Meslek Mensuplarını , Taraklı-Göynük ve Mudurnu Kültürel Etkinliğinde Bir Araya Getirerek Rehber Ayfer Kuralay Eşliğinde Doyumsuz Bir Etkinlik Gerçekleştirdiler.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ebediyete İntikalinin 80'inci Yıl Dönümü Nedeniyle Düzenlenen Resmi Tören de BMM Grubu Derneği de Yerini Aldı.
08 Kasım 2018 tarihinde İstanbul SMMM Odası Eğitmeni Halim BURSALI ‘nın sunumu ile Antalya SMM odamızda gerçekleştirdik.