Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (1)
09 Temmuz 2018 Pazartesi
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Kontrol Edilen Yabancı Kurum” başlıklı 7. maddesinde yer alan düzenleme ile kurumların yabancı ülkelerdeki iştiraklerinin kazançları,
Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (1)
HUKUKA GÖRE

Kontrol edilen yabancı kurum kazancı (1)

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Kontrol Edilen Yabancı Kurum” başlıklı 7. maddesinde yer alan düzenleme ile kurumların yabancı ülkelerdeki iştiraklerinin kazançları, bazı koşularla, aslında elde edilmese bile Türkiye’de kurumlar vergisi matrahına alınmıştır.

Bilindiği gibi bazı ülkeler, diğer ülkeler aleyhine fon ve yatırımları çekmek için vergi erteleme olanağı getiren veya zararlı vergi rekabetine yol açan uygulamalara yer vermektedirler. Vergi sistemimizde vergi kayıp ve kaçağına yol açan ve vergiden kaçınmada kullanılabilen bu yerlerdeki iştiraklere ilişkin işlemlerin düzenlenmesi amacıyla kontrol edilen yabancı kurum uygulaması vergi mevzuatımız kapsamına alınmıştır. Bu madde ile, uluslararası vergi uygulamalarındaki gelişmelere paralel olarak, ticari ve sınai mahiyette olmayan yatırımlarını yurt dışında düşük vergi oranlı ülkelere yönlendiren mükellefler ile Türkiye’de yatırım yapan mükellefler arasındaki vergi eşitsizliğinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Vergi mevzuatımızda kurumlar vergisi yönünden iştirak yoluyla yapılan yatırımlardan elde edilen gelirler, iştirakin kâr dağıtımı yapmasına bağlı olarak vergilendirilmektedir. Ancak avantajlı vergi uygulamaları olan ülkelerde, genellikle kâr dağıtımı yapma zorunluluğu yoktur ve bu durum vergi planlaması ve vergi ertelemesi için elverişli ortam hazırlamaktadır. Kurumların Türkiye’de yerleşik kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları kurumlar vergisinden müstesna olmakla birlikte, yurt dışındaki kurumlardan elde edilen iştirak kazançları için bu olanak, belli koşulların sağlanması halinde uygulanmaktadır. Bu maddede ise, belli şartlar altında yurt dışı iştiraklere yatırım yapan mükelleflerin yurt dışı iştirak kârları, fiilen dağıtılmasa bile vergi uygulamaları açısından dağıtılmış kabul edilerek, bu iştiraklerin kazançlarının Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulması öngörülmektedir.

Madde kapsamındaki yurt dışı iştirakler, gerçek kişi ve tam mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %50’sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri iştiraklerden oluşmaktadır. Burada sözü edilen “doğrudan veya dolaylı” ve “ayrı ayrı ya da birlikte” ifadeleri ile iştirak paylarının kişiler ve grup şirketleri arasında paylaştırılıp, maddede belirtilen iştirak oranının altında kalınarak, yapılan düzenlemenin dışına çıkılmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Ancak pay sahibi gerçek kişiler ile şirketlerin payları toplanırken, arada bir ilişkinin bulunmasının aranmaması, kanaatimce bir haksızlıktır. Burada kontrol oranının saptanmasında, dönem sonunda iştirak ilişkisinin devam ediyor olması koşulu ile, hesap dönemi içinde sahip olunan en yüksek oran nazara alınacaktır. 

Kontrol edilen yurt dışı iştirakin elde etmiş olduğu kârdan bu kuruma iştirak eden tam mükellef kuruma hissesi oranında isabet eden kısmın matraha dahil edilerek vergilendirilebilmesi için aşağıda yer alan koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

1) İştirakin toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının faaliyet ile orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşması.

Bu koşulla, ticari, zirai veya serbest meslek kazancı, belli bir sermayenin yanı sıra, belli bir emek ve organizasyon ihtiyacı da gerektirdiği için aktif nitelikteki gelir olarak değerlendirilmekte ve bu tip iştirakler kontrol edilen yabancı kurum kapsamı dışında bırakılmaktadır. Yurt dışındaki kurumun gelirlerinin hem aktif nitelikli hem de pasif nitelikli olması halinde, pasif nitelikteki gelirlerin gayri safi hasılata oranına bakılacaktır.

2) Yurt dışındaki iştirakin ticarî bilânço kârı üzerinden %10’dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması.

Bu koşul uyarınca vergi yükü, yurt dışındaki kurumun bulunduğu ülkede tahakkuk eden ve kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil olmak üzere toplam gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle hesaplanacaktır. Örneğin, kurumun ticari kazancı 190, vergiye tabi kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyen tutar da 10 ise vergiye tabi kazanç 200 olacaktır. Bu kazancın yarısı vergiden istisna edilmişse ve ilgili ülkedeki vergi oranı da %15 ise hesaplanacak kurumlar vergisi tutarı (200/2 x 0,15=) 15 olacaktır. Bu verginin vergi öncesi kâra oranı da (15/190=) %7,89 olacaktır. Bu durumda, her ne kadar ülke mevzuatına göre uygulanan nominal vergi oranı %15 olsa da efektif vergi yükü % 7,89 olduğu için, iştirak edilen şirketin kontrol edilen yabancı kurum olarak değerlendirilmesi için gerekli bu şart gerçekleşmiş olacaktır.

3) Yurt dışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100 bin TL karşılığı yabancı parayı geçmesi. 2006 yılında Kanuna yazılan bu tutarın bu güne kadar revize edilmemiş olması da gariptir. Bu tutarın 2.1.2006’da karşılığı yaklaşık 74 bin dolardır.

Günümüzde ise yaklaşık 21 bin 400 dolardır.

Madde kapsamına giren yurt dışı iştiraklerin Türkiye’de vergiye tabi tutulacak kârları, vergi öncesi kurum kazancı olacaktır. Diğer bir anlatımla ilgili yurt dışı iştirakin hesap dönemi sonu itibarıyla gelir tablosunda yer alan vergi öncesi kurum kazancı vergilemede esas alınacaktır.

Bu koşulların gerçekleşmesi halinde yurt dışındaki iştirakin elde etmiş olduğu vergi öncesi kâr, yurt dışı iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi itibariyle tam mükellef kurumların kurumlar vergisi matrahına hisseleri oranında dahil edilecektir.

Bu madde ve uygulamasında, başkaca garipliklerde vardır. Onlar da gelecek yazımızda.
8- Uyumsoft E-Dönüşüm Koordinatörü Arif Erhun Öçal " E-Fatura, E-Arşiv, E-İrsaliye ve E-Dönüşüm Uygulamaları" Konulu Sunumlarını Tamamlayarak Sözlerine Son Verdi.
“SGK Teşviği Yazılımı, E-Serbest Meslek Makbuzu, E-İrsaliye Ve Mali Müşavirlerin Kendi Mükelleflerinin E-Faturalarını Tek Portaldan Takip Edip Kendi Muhasebe Programlarına Aktarabilecekleri Yeni Sistemler” Konulu Seminer Düzenledi
İtirazın Konusu : 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278. maddesinin üçüncü fıkrasının;
Gider ekle fonksiyonunun “stopaj kodu” bölümünde yer alan “014- Huzur Hakkı” ve “016-Yer altı maden işçileri” tür kodları ile kayıt yapılmaması gerektiğine
Bunlardan en önemlisi ise mevcut durumda sadece iş uyuşmazlıklarında geçerli olan Arabuluculuk kurumu bundan sonra ticari davalar içinde geçerli olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 03.08.2018 tarihinde açıklanan "100 Günlük İcraat Programı"nda Hazine ve
Bazı sektörleri desteklemek için yapılan vergi indirimleri diğer sektörlerde de heyecan yarattı ve beklentileri artırdı. Adil bir vergi sistemi herkesi memnun edebilir…
Herkesin dilinde... Konkordato! TDK'ya göre dilimize İtalyanca'daki concordato kelimesinden geçmiş.Papalık makamı ile hükümetler arasında yapılan anlaşmalara
Konkordato şirketleri olası bir iflastan kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme olarak uygulanıyor. Reuters’a bilgi veren üç yetkili konkordato sistemi hakkında yeniden bir düzenleme yapılabileceğini belirttiler.
Emekli maaşlarında Ocak 2019 zammı ve memur maaşlarında Ocak 2019 zammı merak konusu. Enflasyon mucizevi şekilde düşmezse yılbaşında memur ve memur emeklileri
Son iki haftada, Sayıştay'ın 2017 yılına ilişkin olarak; büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili denetim raporları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.
Meslek Mensuplarını , Taraklı-Göynük ve Mudurnu Kültürel Etkinliğinde Bir Araya Getirerek Rehber Ayfer Kuralay Eşliğinde Doyumsuz Bir Etkinlik Gerçekleştirdiler.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ebediyete İntikalinin 80'inci Yıl Dönümü Nedeniyle Düzenlenen Resmi Tören de BMM Grubu Derneği de Yerini Aldı.
08 Kasım 2018 tarihinde İstanbul SMMM Odası Eğitmeni Halim BURSALI ‘nın sunumu ile Antalya SMM odamızda gerçekleştirdik.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 80’inci yıldönümü sebebiyle,
287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı malların teslimine ilişkin ÖTV ve KDV oranları ile tapu harcı oranında geçici süreli indirim yapıldı.
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı, her bir yere savurur, sararmış yaprakları.
İNCE MEDYA GRUP Stüdyolarından MANŞETX Gazetesinden canlı olarak yayınlanan, usta gazeteci Necmi İnce'nin hazırlayıp sunduğu İ