İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketin' den Mesleki Kamuoyuna ;
13 Ekim 2017 Cuma
Ülkemizde uygulanan ekonomik ve mali politikalar sonucu mesleğimiz uygulanabilir olmaktan uzaklaşmaktadır.
İstanbul Katılımcı Muhasebeciler Hareketin

      MESLEKİ   KAMUOYUNA ;

            Ülkemizde uygulanan ekonomik ve mali politikalar sonucu mesleğimiz uygulanabilir olmaktan uzaklaşmaktadır.  Ortalama 2,5 yıla denk gelen vergi afları ve matrah artırımı uygulaması ile meslektaşlarımız tarafından yapılan kayıtlar anlamsız hale getirilmektedir.

      Örneğin ;   kanunla  belirlenmesi  gereken  beyanname  şekli  maliye  bakanlığının  yetkisiz  olarak yayınladığı duyuru ile KDV beyannamesinde kulakçık açarak fatura  vb  belge sayısını talep etmekle  hukuksuzluk yapılmaktadır.  Son  aylarda tekrar  tekrar  önümüze  getirilen  KDV  beyannamesine   fatura sayılarının eklenmesindeki ısrar bunlardan  biridir.

     Öte yandan vergi dilimlerinin değişmesi nedeni ile taahhüt edilen net asgari ücretin 1.404,06 TL’ nin  altına  düşmesi   ile  oluşan  uygulama   boşluğunun   yasal düzenlemesini  zamanında yapmayarak, ,ne zaman yasallaşacağı belli olmayan ve mecliste bekleyen Torba  Kanunda düzenlenmesi düşünülen   değişiklik nedeniyle meslektaş ayni işi ikinci kez yapma angaryası ile karşı karşıya kalacaktır.

    Bu ve benzeri uygulamalarla öngörülebilir ve belgeye dayalı bir meslek icra edebilmemizin koşulları önce  mali  idare  tarafından  ortadan  kaldırılmaktadır.

    Ne yazık ki meslek örgütlerimiz olan TÜRMOB  ve  Odalarımızın  yöneticileri  bu  uygulamalara karşı sessiz  kalmaktadırlar.

      Meslektaşın  sorunları ile ilgilenmek bir yana, üyelerini kazanç kapısı olarak gören ve üç ayrı gruptan (Çağdaş Demokrat Grup, Meslekte Birlik ve Muhasebeciler Platformu) seçilerek oluşan yönetimde   bulunan  TÜRMOB yöneticileri hiçbir şekilde  meslektaşın somut  talepleri  ile ilgilenmemektedirler.

      Meslektaş  angaryalar  altında ezilirken ve  iş alanları giderek daralırken meslektaş adına mücadele etmesi gereken TÜRMOB ve Odalarımız  angaryaları tebliğ eden  kurumlar  rolünü oynamaya  devam etmektedirler.

      Mesleğin   geleceği  ile ilgili planlamayı hiçbir zaman düşünmeden sadece günü kurtarmaya devam   etmektedirler.  Oysa   istatistiki  verilere  göre  mesleki  dağılıma  baktığımızda bağlı olarak çalışan meslektaşlarımızın oranı   % 70 lere dayanmaktadır. Bağlı çalışanların örgütlü mücadelesini şimdiden örmek ve buna ilişkin politikalar yaratmak meslek örgütümüzün birinci görevi olmalıdır. 

     Görünen odur ki mesleğin geleceğinde tekelci denetim kuruluşlarında düşük ücretlerle çalışacak meslektaşlarımız  çoğalacak ,  mesleğin   geleceği ve vizyonu buna göre şekillenecektir.

     Özellikle mali  idarenin  işletme   defterlerini  meslektaşın dışında da tutulması konusundaki çalışmaları   serbest  çalışan büro sahibi meslektaşların gelir kaynağını yok eder duruma gelmiştir.

     Meslek örgütü yöneticileri  bütün bunları görmezden gelerek yüksek huzur   hakları ,   gereksiz seyahat ve ağırlama giderlerini karşılamak adına Danıştay’ın “nispi aidat alınamaz” hükmüne rağmen üyelerinden nispi aidatı  icra yolu ile  almaya  çalışmaktadır.

      Nispi aidatı tahsil  etmekte   direnen  TÜRMOB   gerekçe olarak;  Meslek odaları  gelirlerinin düşmesini öne sürmektedir. Oysa sorun meslek örgütlerimizin gider esaslı bütçe yapmamasından kaynaklanmaktadır.

      Bizler elbette meslek örgütlerimizin  zayıflamasını  değil ,   daha  güçlü ve nitelikli olmasını istemekteyiz.  Ve   yıllardır  bu yönde  mücadele vermekteyiz. Ne iş yaptığı belli olmayan yeni kurullar ihdas ederek,  bu kurul üyelerine verdikleri huzur hakları ve  gereksiz  diğer  harcamaların azaltılması durumunda nispi aidatlara ihtiyaç kalmayacağı görülecektir. 

     Temel   sorun  yöneticiliği  meslek  haline  getiren  ve  meslek  örgütlerini  rant kapısı olarak gören anlayıştadır. Bugün  meslek  yönetiminde  bulunan  üç  grubun ortak anlayışı da bu yöndedir.

     Mesleğimizin giderek yapılır olmaktan çıkması, 27 yıldır meslek örgütlerimizin yönetiminde olan grupların payı az değildir.

     Bütün bu sorunlar karşısında meslektaşın kendi sorunlarına sahip çıkması için,   mesleğe ve meslektaşa yabancılaşmış anlayışları sorgulaması gerekir. 

     Yıllardır Bağımsız Meslek Demokratik Türkiye anlayışı ile mücadele eden biz  EMEK VE DEMOKRASİDEN yana MUHASEBECİLER  olarak demokratik yönetim anlayışını esas alan,  kalıcı yönetimler  değil ;  aktif, müzakereci ve mücadeleci yönetim anlayışı ile sorunların çözülebileceği inancı ile tüm meslektaşlarımızı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

İSTANBUL KATILIMCI MUHASEBECİLER HAREKETİ

4 Ekim 2018 tarihli Dünya Gazetesinde yayımlanan “Borca Batık Olma Durumu ve Konkordato” başlıklı yazımızda; Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanununda “Konkordato” ile
Bilindiği gibi 13.9.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yerleşik kişiler arasındaki sözleşmelerde edimi döviz veya dövize olarak belirleme yasağı getirilmiş,
2018 yılı sonlarına yaklaştığımız bugünlerde, aşağı yukarı bir yıldır devam eden ağır ekonomik savaş ve kriz, ülkemizde ve işletmelerimizde ağır tahribat yaparak sona ermeye başladı.
Yeni veriler, yeni akıllı sistemler fırsat mı, tehdit mi? Teknolojide yaşanan gelişmeler doğrultusunda görüyoruz ki,
Kriz sadece vatandaşları ve şirketleri değil, bankaları da etkiledi. Piyasada yaşanan nakit darlığının etkisiyle bankalar; ellerindeki yetkiyi kullanarak mudileri mağdur ediyor.
Teknolojik gelişmeler neticesinde insanlık tarihi, bir zamanlar ihtişamlı ve gösterişli birçok mesleğin yok oluşuna tanıklık etmiştir.
Oda seçimleri yaklaşınca , Oda seçimleri yaklaşınca, Aynı traş’a...Devam etmeyeceğiz.Aynı keseye aynı tasa aynı kurnaya... Aynı hamama... Aynı tellak’a...Aynen devam demeyeceğiz.
TRAFİK cezalarını artıran kanun, yasadışı taşıma yapanların araçlarının trafikten men edilme yetkisi de getirdi.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Geleneksel Futbol Turnuvası,
Konya SMMM Odasının Düzenlemiş Olduğu 18. Anadoly Odaları Eğitim Semineri
''Verilecek olan Eğitim Katılım sertifikaları İlgili Adliyelere Haliç Üniversitesi tarafından bildirimi yapılacaktır.''
Teklif ile, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresini doldurmuş ama yaş şartını yerine getirememiş olanlara..
Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
İşletme sermayesi, bir işletmenin gelir elde edinceye kadar geçecek sürede yapacağı harcalar olarak tanımlanabilir.
2010 Yılında TÜRMOB sürecinde ‘Rakip Değil Meslektaş , Rekabet Değil Dayanışma’ sloganıyla meslek mücadelesinde meslektaşın sesi ve umudu olma amacıyla yola çıkan
Yeminli Mali Müşavir, İstanbul Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Vedat DEMİRÖZ’ün katılımıyla, “Mevzuattaki son gelişmeler” konusunda bir toplantı düzenledi.
12.9.2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı (Karar), 32 Sayılı Karar’da yaptığı bir değişiklikle bazı hallerde alım-satım, kira, eser, iş ve hizmet ..