İşletmeleri rahatlatmak
01 Ekim 2018 Pazartesi
Döviz kurlarındaki değişkenlikler, ani zıplamalar birçok önemli işletmeyi doğrudan diğerlerini ise dolaylı olarak etkilemiştir.
İşletmeleri rahatlatmak
HUKUKA GÖRE

İşletmeleri rahatlatmak

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Döviz kurlarındaki değişkenlikler, ani zıplamalar birçok önemli işletmeyi doğrudan diğerlerini ise dolaylı olarak etkilemiştir. Özel sektörün kısa vadeli dış borcunun yüksekliği de ayrı bir sorundur.

Dolayısıyla kimine göre kriz kimine göre ekonomik sıkıntı söz konusudur. Enflasyon artış eğilimindedir. İşsizlik rakamları da öyle. Tüketim harcamalarının daraldığı, başta otomotiv ve inşaat sektörü olmak üzere giderek küçüldüğü hemen her gün basın organlarında yer almaktadır.

Kredi kullanımı ise faizleri dolayısıyla işletmeleri rahatlatmaktan ziyade sıkıntıya düşürecek derecelerdedir. Dolayısıyla bu günkü ortamın gerçeği, pek çok işletmenin sıkıntıda olduğudur.

İşletmelerin içerisinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmak için yapılması gerekenlerin içerisinde vergi düzenlemelerine de pay düşmektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar, işletmeleri vergi açısından rahatlatmayı gerekli kılmaktadır.

Bu rahatlatma ihtiyacının başında da kur farkı ve vade farkı konuları gelmektedir. Kur farkı konusunda, biraz ticaret hukukuna biraz da muhasebe standartlarına aykırı da olsa, teknik iflas konusunda bir rahatlatma sağlanmıştır. Ancak bu rahatlamanın vergi uygulamalarına bir etkisi yoktur. (Teknik iflas düzenlemelerine ve Ticaret Kanunu'na göre oluşturulacak “sermaye tamamlama fonu”nun vergi kanunları karşısındaki muğlak durumunun da açıklığa kavuşturulmayı beklemekte olduğunu da dikkate almak gerekmektedir.)

Kur farklarının ve hatta vade farklarının realize olmadıkça, bir başka deyişle fiilen ortaya çıkmadıkça vergilendirilmemesinin sağlanması gerekmektedir. Bir geçici madde ile 2018 ve izleyen bir veya iki yıl için bu yönde bir düzenleme yapılabilir, bu konudaki değerleme hükümleri askıya alınabilir.

Kur farkları ve vade farkları konusunda işletmelerin yaşadıkları asıl sorun KDV konusundadır. Kur farkları ve vade farkları üzerinden doğan katma değer vergisinde vergiyi doğuran olayın geçici bir süre için de olsa, fiilen ortaya çıktığı / ödemenin yapıldığı tarihe taşınmasına hiçbir engel yoktur. 
Öte yandan sürekli sözleşme ile hizmet veren serbest meslek erbabının, gelir elde etmediği, ücretini tahsil edemediği aylarda KDV’yi cebinden ödetmeye zorlayan maliye uygulaması da terk edilmelidir.

Yabancı ortaklı veya yabancı gruplara dahil olan şirketlerin, yurt dışı grup şirketlerinden faizsiz borçlanmalarını ve bu suretle yurda faizsiz olarak döviz getirebilmelerini sağlamak yerine bu şekilde faizsiz borçlanan şirketleri emsal faiz üzerinden KDV ödemeye zorlayan uygulamanın da terk edilmesi gerekmektedir.

Sermayelerini azaltarak küçülmek isteyen şirketler veya kısmi bölünme yaparak bölünmek isteyen şirketler üzerindeki azaltılan sermayenin stopaja tabi olacağına ilişkin Genel Tebliğ Taslağı'nın akıbeti de bir an önce açıklanmalıdır. Yayınlanan Tebliğ Taslağı'nın akıbetinin açıklanmaması, idari anlayışın taslak yönünde olup olmadığının belirsiz olması, iş dünyasının tepesinde demoklesin kılıcı gibi durmaktadır.

Tüccarın, serbest meslek erbabının, şirketlerin gider yazabilecekleri kalemleri sayma yöntemi ile belirleyen ve artık kanımca çağdışı kalmış düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekmektedir. 
Yabancılık veya dış ticaret unsurlarını taşımayan tam mükellef şirketler arasındaki ticari işlemlerde transfer fiyatlandırması düzenlemelerinin uygulanmasından vaz geçilerek yerine daha basit bir yöntem konulmalıdır.

Örtülü sermaye faizine ilişkin düzenlemenin de 2018 ve önümüzdeki bir veya iki yıl için esnetilmeli, üç kat sınırı artırılmalı, şirketlere ortaklarından borçlanmalarının maliyetlerini kazanç saptamasında dikkate alabilme yolu açılmalıdır.

Bu önerileri çoğaltmak mümkündür.

Bu önerileri vergi hukukunun kurallarına veya muhasebe ilke ve kurallarına aykırı bulanlar veya gelir azaltıcı görenler olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, işletmeleri öldürmek veya ölümlerine katkı bulunarak vergi almak da maharet değildir. Mükellefleri yaşatacağız ki vergi alabilelim.(Dünya)
4- Divan Başkanı Arıkan; Konuşmalarını Yapması İçin TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi ve E. Devlet Bakanı Dr. Masum Türker'i Kürsüye Davet Etti.
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2019 - 2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 Yıllarını İçerir)
Bilindiği gibi, serbest meslek kazancı sermayeden ziyade kişisel mesaiye ilmi veya mesleki veya teknik bilgiye veya uzmanlığa dayanan ve
İzmit 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca onaylanan Kocaeli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası 23. Genel Kurul Hazirun Listeleri,
1952 yılında dünyaya gelen Arif Aytulun, 1976 yılında Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Muhasebe ve Vergi Uzmanlığı bölümünden mezun olmuştur.
Muhasebe Camiasına , Değerli Ailesine, Yakınlarına ve Tüm Sevenlerine Baş Sağlığı ve Sabır Dileriz.
Kocaeli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (KSMMMO) 23.Olağan Genel Kurul öncesi takvimi açıkladı.
İstanbul SMMM Odası Başkanı Akdemir; "Meslek Yasamızın 30. Yılı Kutlu Olsun..."
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) 3568 sayılı meslek yasasının 30’uncu yıldönümü çerçevesinde, . . . .
Samsun SMMMO Onursal Başkanı, Ahmet Hayvalı, 13 Haziran'ı, önemini ve mesleki açıdan beklentilerini yazdı...
KGK’nın “Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliği”ne uygun şekilde tasarlanmış “Bağımsız Denetim Standartları – II” Eğitimi düzenlenmiştir.
Yürürlüğe giren maddelere göre hurda araç indirimi 10 bin liradan, 15 bin liraya yükseltilirken;
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Staj Başlatma Sınavı Hazırlık Kursları
Yeni askerlik sistemi TBMM Genel Kurulu’nda! Kalıcı bedelli ve tek tip askerlik sistemini kapsayan yeni askerlik sistemi henüz vatani görevini yapmamış
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin yaşadığı sorunların tespit edilerek, çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, . . .
İmar barışından yararlanmak için başvuru süresi 15 Haziran’da, ödemeler ise 30 Haziran’da sona eriyor. Ancak,
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası bir duyuru yayınlayarak “Danıştay 8.Dairenin vermiş olduğu nispi aidat kararı ve genel kurulda alınan
Bilindiği gibi, zamanaşımı belirli bir sürenin geçmesi ile bir hakkın kazanılmasına, kaybedilmesine veya bir yükten kurtulmaya neden olan süredir.