İktisadi Dayanışma Haber Ajansı Olarak Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer, Haber Müdürümüz Seda Duygu Pekel ve İdari İşler Müdürümüz Ayça Eren,
31 Ocak 2013 Perşembe
TÜRMOB Genel Başkanı Nail Sanlı ile mesleğin sorunlarına ilişkin söyleşi gerçekleştirdi.
İktisadi Dayanışma Haber Ajansı Olarak Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer, Haber Müdürümüz Seda Duygu Pekel ve İdari İşler Müdürümüz Ayça Eren,

İktisadi Dayanışma Haber Ajansı Olarak Genel Yayın Yönetmeniz Nusret Sümer, Haber Müdürümüz Seda Duygu Pekel ve İdari İşler Müdürüz Ayça Eren, TÜRMOB Genel Başkanı Nail Sanlı ile mesleğin sorunlarına ilişkin söyleşi gerçekleştirdi.

Söyleşide Sanlı, ''Bağımsız denetim yönetmeliği TÜRMOB camiası açısından 90 bin meslek mensubu açısından yargıya taşınacak bir yönetmeliktir, çünkü bunu bu şekilde kabul edersek varlığımızı inkar ederiz. Mesleki sorumluluğumuz üye haklarımız ihlal edilmiş olur. O yüzden bu saaten sonra tüm iyi niyetlerimiz tüm taleplerimiz değerlendirilmediğinde bağımsız denetim yönetmeliği yargıya taşınacaktır''açıklamasında bulundu.

Ankara'da TÜRMOB Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen söyleşide Sanlı, Muhasebe mesleği tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de sıkıntıları yoğun yaşamış, kimlik mücadelesini çok yoğun vermiş olduğunu belirterek, ''Geçmişte de muhasebe mesleği çok hızlı gelişme gösteren bir meslek görüntüsü vermiyor. Bu da Türkiye'deki ticaretin ve anlayışın eseri. Uzun yıllar Türkiye'de bir vergi muhasebesi vardı diyebiliriz. Çünkü bu işin en büyük taliplisi uzun yıllar maliye bakanlığı olmuş. Dünyada meslek hep denetim ve bağımsız denetim üzerine oturmuş kurumsallaşmış ve olgunlaşmış. Türkiye'de ise bağımsız denetim yeni olgunlaşmaya başlamış. Bağımsız denetim hiç yoktu demiyorum ama yeni olgunlaşmaya başladı. Talep yaratıldı bu talep de 6102 sayılı yeni TTK ile birlikte geldi. Bizim meslek yasamızın çıkmasıyla birlikte meslek olağanüstü bir ivme gösterdi. Ben 13.6 1989 sonrasını meslekte ülkemizdeki gibi cumhuriyet tarihi olarak görüyorum. Mesleğimizin cumhuriyet tarihi 3568 sayılı yasayla başlamış. Mesleğimiz açısından çok önemli kazanımdır'' şeklinde konuştu.

Sanlı, TÜRMOB Genel Başkanlığı'na gelene kadar çeşitli görevlerde bulunduğunun altını çizerek, ''23 yıllık mesleki süreç içerisinde muhasebe mesleğinde pek çok yöneticilik pozisyonum oldu direkt başkanlığa gelmedim. Genel Başkanlık hem onur gurur verici hem de sorumluluğu çok yüksek olan bir görev. Göreve neler yapılması gerektiğini bilerek geldim. Geriye dönüp baktığımız zaman 23 yıllık TÜRMOB süreci içerisinde belki de içinde bulunduğumuz süreç tüm geri kalan 21 yıllık- 22 yıllık sürece bedel bir dönemdir; çünkü meslekte hem yasal düzenlemeler hem ülke gerçekleri uygulamalar hepsi bu dönem sıkıştı. Mesleğin şeklini giysisini değiştirebilecek çok önemli bir TTK yürürlüğe girdi. Bağımsız denetim uygulamaları devreye girdi. Tüm bunlar bu dönemde bir yerde şans olması gerekirken belki de üst üste gelmesi ve uygulamalardaki aksaklıkları gördüğümüz zaman bir yerde şanssızlık olarak algılayabileceğimiz bir durum da yarattı bize. Bu mücadeleye devam edeceğiz. Geri dönüşü yok bunun. Mücadelemizin sonunda sorunlar çözüme ulaşacak '' dedi.

''Biz yeni TTK'yı sevgilimiz olarak gördük''

''TBMM'nin altına imza attığı reform niteliğindeki düzenlemelerden bir tanesidir'' dediği Yeni TTK'ya ilişkin Sanlı, ''10 yıl gibi bir hazırlık ve yasalaşma döneminden geçerek geldiğini bu süreçte TÜRMOB olarak katkı veren destekleyen komisyonların çalışan bir kurum olduklarını söyledi. Sanlı ayrıca şunları kaydetti: ''TTK'nın gelişiyle hepimiz rekabet gücümüzün artacağını, uluslararası arenada halka açık şirket sayılarımızın çoğalabileceğini, uluslararası sermayenin Türkiye'ye girip yatırım yapabileceğini hayal etmiştik nitekim ana felsefesi de böyledi TTK'nın. Ve TTK'nın gelmesiyle Türkiye'de 800 bin tüzel kişiliğe sahip şirketlerin denetim altına alınabileceği varsayılmıştı kobiler dahil. 6102 sayılı TTK 14 şubat 2011 tarihinde yayınlandı o gün sevgililer günüdür. Biz yeni TTK'yı sevgilimiz olarak gördük; o kadar gönül vermiştik, umutla bakıyorduk ama yayınlandıktan sonra bazı kısımlardan olumsuz sesler yükselmeye başladı. Bunların sonunda değişikliğe gereksinim duyuldu. Hürriyeti bağlayıcı cezalar açısından TÜRMOB olarak biz de yeşil ışık yaktık. Cezaların revize edilebilecğini düşürülmesi gerektiğini konusunda TÜRMOB olarak şunu söyledik belki özellikle cezalar konusunda bir revizyona ihtiyaç vardır; ama korkarız ki TTK'da bir değişiklik yapılacak olursa hiç eleştiri konusu olmayan maddeler de değişir. Hani yaşla birlikte kuru da yanar diye genel bir tabir vardır ya... Ve korktuğumz başımıza geldi en büyük yarayı bağımsız denetim konusu aldı. TTK'yı ana felsefesinden uzaklaştıran bir değişiklik oldu.''

Sanlı, Cumhurbaşkanı Gül ile ne konuştu?

Bağımsız denetim yönetmeliği ile ilgili Başbakan'a yazılan açık mektup verilen ilanlar geçen hafta Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve kısa süre önce de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'la yaptığı görüşmelere ilişkin sorunun yöneltilmesi üzerine Sanlı, ''Meslek bir bütündür bağımsız denetim konusunda ünvanlar arası bir ayrım yapılmamasına dair, meslek camiasına karşı duyarlı olunsun talebiydi ilettiğimiz. SMMM'ler ve YMM'lerin yapacağı görevler içinde bağımsız denetim ortak görevdir. Başbakanımıza verdiğimiz mektupta Kamu Denetimi Muhasebe ve Denetim standartları kurumunun yapmış olduğu uygulamalar ve düzenlemeler ve özellikle bağımsız denetim yönetmeliğinde karşı taleplerimizin yer almadığı ihtiyaçlarımıza yanıt almadığı uluslararası uygulamalarla örtüşmediği noktasında bir mektuptu. Yardım talebiydi. Her konuya hassasiyetle yaklaşan sayın başbakanımızın bu konuya da hassasiyetle yaklaşacağına inanıyoruz'' dedi.

''Anayasa Mahkemesi'nin TOBB kararı yerinde bir karar''

Sanlı, Anayasa Mahkemesinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin iki dönem üstüste görev yapıldıktan sonra iki dönem ara verilip yeniden yönetim kuruluna seçilmesi konusuna ilişkin değerlendirmede bulundu. İptal konusunu son derece yerinde bulduğunu belirteren Sanlı, durumun buna benzer durumlarda emsal teşkil etmesini umduğunu söyledi.

Kamu gözetim kurumunun ABD'de kamu adına gözetleyen bir kurum ihtiyacından doğduğunu ancak Türkiye'de dünyada olduğu gibi gelişmediğine değinen Sanlı, ''Türkiye'de ise hem denetleyen hem düzenleyen hem de gözetleyen bir kurum ortaya çıkmıştır. Bir de tüm dünyada kamu gözetim kurumu özellikle sicil, tescil, staj, sınav, eğitim, disiplin uygulamalarını meslek örgütlerine devrederler ancak Türkiye'de hepsi getirildi bir kuruma koyuldu. Kamu gözetim kurumunun başarılı olması için dünya örneklerine uyumlu olması ve meslek örgütleriyle işbirliği içerisinde çalışmalıdır'' vurgusu yaptı. ''Kamu Gözetim Kurumu'na siz yokken de biz vardık zaten gelin bu işi birlikte düzenleyelim diyoruz. El birliğiyle beraber yürütelim ifadesinin altını çizen Sanlı, ''Tabi kamusal yetki kamu gözetim kurumundadır ama burada da bünyesinde 90 bin üye, 17 bin stajyeri olan bir kurum burası. Kamu Gözetim Kurumu'nun güçlenmesi amacına ulaşabilmesi için biz istemesek de iş birliği yapma felsefesini bizden önce öne koyaması lazım. TÜRMOB olarak yapılması gerekeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bu iki kurum birbirini tamamlayan bir kurum olmalı'' sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

''Bağımsız Denetim Yönetmeliği yargıya taşınacak bir yönetmeliktir''

Sanlı, bağımsız denetim yönetmeliğine ilişkin de ayrıca şunları kaydetti: ''İlk defa buradan açıklıyorum, Bağımsız denetim yönetmeliği TÜRMOB camiası açısından 90 bin meslek mensubu açısından yargıya taşınacak bir yönetmeliktir, çünkü bunu bu şekilde kabul edersek varlığımızı inkar ederiz. Mesleki sorumluluğumuz üye haklarımız ihlal edilmiş olur. O yüzden bu saaten sonra tüm iyi niyetlerimiz tüm taleplerimiz değerlendirilmediğinde bağımsız denetim yönetmeliği yargıya taşınacaktır.''

Sanlı, TTK'da yapılan değişikliklerle meslek camiasının birşey kaybetmediğini ancak alması gerekenlerin eksik kaldığını vurgulayarak, ''Bağımsız denetim boyutu biraz engellenmiş oldu. Bağımsız denetim çok kısır tutuldu, 800 bin firmanın denetimi öngörülmüşken bağımsız denetim kriterleri belirlendi. Sonucunda maksimum 2 bin firma.. Yani 10 yıllık hazırlık sürecinden geçen TTK 2 bin firma için mi yapıldı, bu kadar denetim Türkiye'de vardı zaten. Hatta geriye gitti eski sistemde şirketlerde murakıplık sistemi vardı her şirketin murakıbı vardı; Yeni TTK ile bu bağımsız denetime bırakıldığı için bunlar denetimsiz bırakıldı. Belki murakıplık sistemi revize edilebilseydi bundan çok daha yararlı olabilirdi. Bu anlamda bağımsz denetim geri gitti diyoruz'' şeklinde konuştu.

Kurumsallaşma bağımsız denetim boyutuyla birlikte mesleğimizde büyük önem kazandı diyen Sanlı, ''kurumsallaşmadan kastımız güçlerin birleştirilmesidir. Günümüzde bütün oluşumlar kurumsal yönetim anlayışı gerektiriyor artık. İhtiyaçları görebilmeniz için branşlaşmanız gerekiyor ve tüm bunlar güçlerin birliğiyle kurumsallaşmayla yapılabilecek işlerdir. Kısacası haksız reakbet haklı rekabete dönmesi gerekiyor.

Son olarak yaklaşan oda seçimleri konusuna değinen Sanlı, ''seçim güzeldir bütün kuruluşlar için heyecanlıdır, bir ivmedir. Seçim ve genel kurullardan çekinmiyoruz ama çok önemsiyoruz tabii..Her dönem olduğu gibi bu dönemde bu meslek camiası bundan el birliğiyle güçlü çıkacaktır'' sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

SÖYLEŞİNİN DETAYI İktisadi TV'de

Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Adı Olan Fakat, Tam Anlamıyla Uygulanamayan "Mali Tatilde" Edirne SMMM Odası Başkanı Sayın Kenan Karakuş' la Mesleki Konuları Masaya Yatırdılar.
Kuruluş Amaçları ve Gelecekte Kadın Muhasebecilerle Yapacakları Çalışmalar Üzerine Mini Söyleşi Yaptık.
Odaların Konumu, Meslek Mensuplarının Durumu, KGK ve Bağımsız Denetimin Konumunu Masaya Yatırdık. Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer, SİZ, 3568 sayılı Muhasebe Mesleği Uygulayıcıları İçin İstanbul Meslekte Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ethem Yüksel Kahveci ile Mini Söyleşi Yaparak Muhasebe Mesleğini, Odaların geleceğini ve Mesleki Sorunları Masaya Yatırdılar.
Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer YMM Alkan Fidan' la Mini Söyleşi Yaptılar.