Gecikme faizini sabitlemek
30 Haziran 2020 Salı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 47. maddesinde, amme alacaklarının rızaen ödenmesine ilişkin olarak, “orantılılık ilkesi” getirilmiştir.
Gecikme faizini sabitlemek
HUKUKA GÖRE

Gecikme faizini sabitlemek

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 47. maddesinde, amme alacaklarının rızaen ödenmesine ilişkin olarak, “orantılılık ilkesi” getirilmiştir. Bu ilkeye göre yapılan ödemeler, alacaklı idare tarafından, borçlunun amme borçlarına ve bu borca bağlı fer’ilerine orantılı olarak kabul edilmektedir. Basit bir örnekle açıklayalım. Örneğin aleyhine cezalı tarhiyat yapılan mükellefin vergi dairesine 10 bin TL vergi aslı, 17 bin 500 TL vergi cezası ve 22 bin 500 TL gecikme faizinden oluşan toplam 50.000 TL borcunun oluştuğunu varsayalım. Bu mükellef, borcunun 30 bin TL kısmını ödemek istediğinde yaptığı ödemenin, %20 ’si olan 6 bin TL vergi aslına, %35’i olan 10 bin 500 TL cezaya, %45’i olan 13 bin 500 TL de gecikme faizine mahsup edilecektir. Böylece kısmi ödemelerde mükellefin daima vergi aslına denk düşen bir bakiye borcu kalacağından, bu borca gecikme zammı işleyecektir. Mükellef, borcunun tamamını ödemedikçe, vergi aslı da kapanmayacaktır. Bu mükellef söz konusu tarhiyat aleyhine dava açsa, dava süresince vergi aslına, bu defa gecikme faizi işlemeye devam edecektir.

6183 sayılı Kanun’la kabul edilen bu ilke, borçlunun yanı sıra alacaklının da haklarını koruması, bir başka deyişle hem alacaklının hem de borçlunun menfaatlerini dengelemesi ile adil bir yol olarak görülebilir.

Buna karşılık borçlar hukukumuzda kural, daha katı ve alacaklı lehinedir. Zira borçlar hukukumuza göre, borçlu tarafından yapılacak kısmi ödemelerin tamamı, kural olarak öncelikle vadesi gelmiş faiz ve masraflara mahsup edilir (Borçlar Kanunu md. 100). Böylece borçlunun katlanacağı faiz yükü, üzerinden faiz yürütülecek bakiye borç tutarı daha fazla olacağından, daha yüksek tutarlarda olacaktır.

Vergi Usul Kanunu’muz 112. maddesinde ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerde, eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş verginin normal vade tarihinden tahakkuk tarihine kadar geçen süre için, gecikme zammı oranında gecikme faizi alınması öngörülmüştür. İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerin mükelleflerince (veya sorumlularınca) dava konusu yapılması halinde ise gecikme faizinin, ödeme yapılmamış kısmına, verginin normal vade tarihinden yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçecek süre için hesaplanması öngörülmüştür (md. 112/3-c).

Bu gecikme faizi idarece hesaplandıktan sonra, uygulamada İHB 2 veya 112 ihbarnamesi olarak anılan Vergi / Ceza ihbarnamesi ile mükellefe duyurulur. Bu ihbarname, gecikme faizi açısından tarh işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla gecikme faizinin yanlış hesaplandığı veya haksız olduğu iddiası ile bu işlem aleyhine dava açıldığında, işlemin yürütmesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kendiliğinden durur ve artık tahakkuk veya takip işlemleri oluşturulamaz. Bu durumda faize faiz işlemez.

Vergi Usul Kanunu’nun aynı maddesinde (fıkra 3/son paragraf ), “dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir” düzenlemesi de yer almıştır.

Görüldüğü gibi Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 3. fıkrasının son bendi, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere karşı dava hakkını kullanan mükelleflere (veya sorumlulara), dava süresince gecikme faizi işlemesini durdurma amacıyla vergi aslını ödeme olanağı vermiştir. Cezanın ödenmesine gerek yoktur. Çünkü cezaya zaten gecikme faizi işletilmesi söz konusu değildir.

Bu olanak, mükellefler için, davadan haksız çıkma ihtimaline göre kullanabilecekleri son derece önemli bir haktır.

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere karşı dava hakkını kullanan ve Vergi Usul Kanununun anılan düzenlemesi uyarınca ödemede bulunmak isteyen mükelleflere tanınan, sadece vergi aslına ve/veya vergi cezasına mahsuben ödeme de bulunabilme olanağı, 6183 sayılı Kanun’da yer alan ve yukarıda açıkladığımız “ödemede orantı ilkesi”nin bir istisnasıdır.

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere karşı dava hakkını kullanan ve Vergi Usul Kanununun anılan düzenlemesi uyarınca ödemede bulunmak isteyen mükelleflerin yapacakları –orantı ilkesine istisna oluşturan- bu ödemelerini, bir dilekçe ile yapmaları ve ödemelerini hangi borçlarına mahsuben yaptıklarını ve dava haklarını kullandıklarını - mahkeme ve dosya numarası ile - dilekçelerinde belirtmeleri gerekmektedir. Zira aksi halde İdare, bu istisnai hakkın kullanılıp kullanılmadığını bilemeyeceğinden tahsilatı, 6183 sayılı kanuna göre orantılayarak kabul edecektir. Öte yandan söz konusu hakkını kullandıklarını belirtmeyenlerin ileride bunu ileri sürmeleri de hem güç olacak hem de başkaca hukuki tartışmalara da yol açacaktır. (Dünya)

NOT: Bu yazıyı 2017 yılında yayınlamıştım. Günümüzde vergi incelemelerine bağlı tarhiyat ve davaların artması sebebiyle, pek fazla bilinmeyen bu olanağı özetle hatırlatayım istedim.
7- Beslenme Konusunda Dr. Aytül Gencer Sunumlarını Tamamladıktan Sonra Teşekkür Konuşmasını Dernek Başkanı Gülüzar Özev Yaptıktan Sonra Topluca İktisadi Dayanışma Kameralarına Resim Vererek Etkinlik Sona Erdi.
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2020 -2019 -2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 ve Diğer Yılları İçerir)
17 Ekim 2020 Tarihinde Gelir Uzmanlığı Yeterlik Sınavı Yapılacaktır.
Toplam 115 gıda ürününün çeşitli ülke ve ülke gruplarından ithalatına uygulanacak ek gümrük vergisi oranları yeniden belirlendi.
Yukarıdaki başlığı boşuna atmıyoruz. “Vergi” gibi önemli ve bir o kadar da tehlikeli silahla bu kadar oynanmaz ki!...
İnternet Yasası olarak bilinen 5651 sayılı “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi . . . .
“İzaha davet”, verginin tam ve zamanında ödenmediğine ilişkin emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış . . .
Genelgeye göre, evinde izolasyona tabi tutulanların özellikle ilk 7 gün izolasyon şartlarına uyup uymadıkları, vali, kaymakam ve kollukça denetlenecek.
Limited şirket kurucu ortağı ve imza yetkilisi olarak halen görev yapmaktayım. Daha önce SSK'lı olarak prim günüm var.
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, iş yeri kira stopajı, bazı esnaf hizmetleri ve kültürel faaliyetlerde KDV indirimine gidildiğini açıkladı.
Enflasyon oranı ile kira artışı gerçekleştiren kişilerin beklediği Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı.
Motorlu Taşıtlar Vergisi 2. Taksit, Gelir Vergisi 2. Taksit Ödemesi ve 7143 Sayılı Yapılandırma Kanunu 12. Taksit Ödemesi İçin Son
Ticari veya mesleki faaliyetler için yapılan kiralamalar, dernek ve vakıflara ait taşınmazların kiralanması ve yabancı devletlere
7252 Sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 28 Temmuz 2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Resmi tatillerde çalışanlar için mesai ücretleri önem taşıyor. Haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışılan her fazladan saat için ödenecek ücret
Türkiye,15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi sonrasında gelişen olaylar, 2018'de yaşanan rahip Brunson krizi ve en son Mart 2020'de
Ticaret Bakanlığı, 28 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye yönelik açıklamada bulundu.
Tam da 30 Temmuz tarihli yazınızda tanımladığınız üzere 20 Temmuz'da emekli olmuş hekimim. SGK'da ikramiye alamayacağım söylendi.
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini ekonomi, sağlık, teknoloji, eğitim gibi birçok faktör etkilemektedir. Fakat son yıllarda dünyada kalkınmanın . . . .