Defter ve belgelerin yitirilmesi
01 Ağustos 2018 Çarşamba
Ticaret Kanunu 82. maddesinde tacirlere ticari defterleri, mali tabloları, ticari mektupları ve defterlere yapılan kayıtları on yıl süre ile saklama yükümlülüğü getirmiştir.
Defter ve belgelerin yitirilmesi
HUKUKA GÖRE

Defter ve belgelerin yitirilmesi

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Ticaret Kanunu 82. maddesinde tacirlere ticari defterleri, mali tabloları, ticari mektupları ve defterlere yapılan kayıtları on yıl süre ile saklama yükümlülüğü getirmiştir. Saklama süresi ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yıl sonu yıl sonu finansal tabloların ve/veya konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlamaktadır. Saklama süresi ticaret hukukuna göre 10 yıl, vergi hukukuna göre kural olarak beş yıldır. Kural olarak dememin sebebi, süreyi uzatan pek çok istisnanın bulunmasıdır. Ancak bu saklama süresi içerisinde elbetteki defter ve belgelerin başına pek çok şey gelebilir. Bu süre içerisinde defter ve belgeler yok olabileceği gibi tahrip de olabilir, okunamaz hale gelebilir.

Öte yandan defter ve belgelerin yetkili mercilere ibraz edilmemesi, çeşitli kanunlarda ayrı ayrı yaptırıma bağlanmıştır. İşte bu nedenle ibraz edilememe halinin, ibraz etmeme kasdına dayanmadığının ve ibraz etmemenin elde olmayan bir sebepten ileri geldiğinin kanıtlanabilmesi için Ticaret Kanunu tacirlere bu konuda da bir mükellefiyet yüklemiştir.

Özellikle bu günlerde iklimsel anomalilerin yaşandığını, yağmurların hızla sele dönüştüğü ve işyerlerine de zarar verdiğini, muhasebe ve defterlerini de kullanılamaz hale gelmesine sebep olduğunu da dikkate alarak, bu konuyu hatırlatayım istedim.

Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesine göre; “bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde kayba uğrarsa, tacir kaybı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir”. Madde metninde “yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi” denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsamda yorumlanması gerektiği ifade edilmiştir. Uygulamada bu hükme dayanılarak mahkemelerce verilen belgeye veya karara, “zayi belgesi” adı verilmektedir.

Burada önemli olan, defter ve belgelerin elden çıkmasında, tacirin bir kusurunun olmaması gerekir. Bir başka deyişle iddianın inandırıcı ve samimi olması, hayatın olağan akışı içerisinde makul olması gerekmektedir.

Hasımsız olarak görülecek bu davada, mahkemeler gerekli araştırmayı yapmak durumundadır. Mahkeme, itfaiye raporu, karakol tutanağı gibi belgeleri incelemenin yanı sıra şahit de dinleyebilmektedir. Mahkemeye müracaat ederken, kayba yol açan olaya ilişkin delillerin yanı sıra hangi defter ve belgeler için zayi belgesi istenildiğinin de belirtilmesi gerekir. Zira tutulmamış veya tasdiki yaptırılmamış defterler için zayi belgesi istenilmesi mümkün değildir. Tasdik ettirilmiş olsa dahi, kullanılmamış, boş defter veya fatura, fiş, irsaliye gibi belgeler için zayi belgesi istenemez.

Ancak serbest meslek erbabınca kullanılan defter ve belgelerin zayi halinde, zayi belgesi istenilmesi mümkün değildir. Çünkü zayi belgesi, Ticaret Kanunu'nda tacir için düzenlenmiştir. Kanunlarımızda bu konuda bir boşluk vardır ve Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmesinde yarar vardır.

Zayi belgesinin talep edildiği dava hasımsız olarak görüldüğünden mahkeme kararı, kesin hüküm oluşturmaz, kesin kanıt değildir ve her zaman aksi iddia ve ispat edilebilir. Zayi belgesi taleplerinin, ticari işletmenin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemelerine yöneltilmesi gerekmektedir.

Zayi belgesi talebinin, zayi olma halinin gerçekleştiğinin, bir başka deyişle zayi olma sonucunu doğuran olayın öğrenilmesinden itibaren 15 gün içerisinde yapılması gerekir. Bu süre, bazen olay tarihine göre 15 günden fazla da olabilmektedir. Bu nedenle buradaki hak düşürücü sürenin her durumda, olay tarihine göre hesaplanması mümkün değildir.

Zayi Belgesi, özel hukuka ait bir belgedir. Alınmış olunması halinin dahi kesin hüküm teşkil etmemesi sebebiyle, bu belgenin alınmamış olması veya alınmasının ihmal edilmiş olması durumlarında da, ibraz etmeme fiili dolayısıyla açılacak ceza davalarında, defter ve belgelerin zayi olduğunu (tabii ki yine inandırıcı ve samimi olarak, hayatın olağan akışına uygun biçimde ve tacirin elinde olmayan sebeplerle zayi olduğunu) iddia ve ispat etmek mümkündür.

Uygulamada sıkça ihmal edilen bu konuya mutlaka gerekli özenin gösterilmesi gerekmektedir.
16- Oturum Başkanı İYMMO Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Karabıyık ve Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş Sayıştay Hakkında Açıklamalarına Devam Ederken, Zama,Zaman Meslek Mensuplarından Gelen Sorulara Yanıt Verilerek, Toplantıya Son Verildi.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinden:
” Başta Atamız Mustafa Kemal Atatürk Olmak Üzere Canını vatana siper etmiş, cesaretiyle destan yazmış tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz…
30 Ağustos 2015 yılında mesleğine, ve meslektaşına inanmış bir avuç insanın BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR sözünden hareketle çıkmış olduğu yolculuğun
İhracat Bedellerinin 180 Gün İçerisinde Türkiye’ye Getirilmesi ve Yüzde 80’inin Bankaya Bozdurulması..
Dönüşüm veya Yok Olmak…Dijital teknolojiler ile tetiklenen 4. Sanayi devriminin inşa edildiği bugünlerde, yapay zekâ, robot kullanımı,
Bağımsız Mali Müşavirler Grubu; WOW İstanbul Hotels&Convetion Centerde Dayanışma Yemeğinde Bir Araya Geldi.
Koro Başkanı; Cumali Fırat ve Koro Şefi; Alper Ayorak Eşliğinde Üyelerine ve Konuklarına Müzik Ziyafeti Çekti.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borçlu çiftçinin tarla-bahçede kullandığı traktörünün haczedilemeyeceğine hükmetti.
ASMO Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, ülkenin en önemli sorunun ekonomi olduğunu söyleyerek, “Hangi adayın ne senedi var bizi ilgilendirmiyor.
2019 yılının Mart ayına girmiş bulunmaktayız. Yılın Mart ayı beyan ayı demek oluyor. Bugünkü yazımızda kira geliri elde edenlerin nasıl vergilendirileceklerini ele alacağız.
Bilindiği gibiTürkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 15 Şubat 2018 tarihinde kabul edilen ve 10 Mart 2018 Tarihli ve 30356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Yıllık beyannameye dahil edilen gelirlerden yapılacak indirimler nelerdir? Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlere ilişkin indirimler,
Varlık Fonu tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının bazı sınırlamalardan muaf tutulmasına karar verildi.
Emekliler bu yıl 2 bin lira bayram ikramiyesi alırken, hanesine aylık bin 305 lira da evde bakım desteği girebilecek
Kızılay Kan Merkezi’nce yürütülen kan ve kök hücre bağışı kampanyasına mali müşavirler de destek verdi.