Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının 23. Olağan Seçimli Genel Kurulu Mustafa Özyürek Toplantı Salonunda Yaptı
26 Mayıs 2019 Pazar
Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının 23. Olağan Seçimli Genel Kurulu Mustafa Özyürek Toplantı Salonunda Yaptı

Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının 23. Olağan Seçimli Genel Kurulu Mustafa Özyürek Toplantı Salonunda Yaptı

Haber ve fotoğraflar : GÜRSEL YURTBAHAR- SMMM/ ANTALYA

25/52019 günü odamızın Mustafa ÖZYÜREK toplantı salonunda yapıldı.Divan Başkanlığına TÜRMOB genel sekreteri Sn: Yahya ARIKAN üyeliklere Sn: Nuray ALTINKAYA Sn: Metin YALIN ve Sn: Orhan TAT öneri olarak oybirliği ile seçildiler.

Genel kurulu; ADD başkanı, Muratpaşa belediyesi başkan yardımcı, Türmob denetleme kurul üyesi, Atso başkanı, Ticaret borsası başkanı, İzmir SMM odası kurul üyeleri, Manavgat SMM odası başkanı ve üyeleri ile Antalya jeoloji odası başkanı misafir olarak katıldılar.

Divan başkanı Sn: Yahya ARIKAN Divan Başkanı olarak konuşmasında;


“ Mesleğin sorunlarını konuşacağı bir genel kurul olmasını, Geleceğin bir fotoğrafını birlikte çekelim.
Değişimi durdurma imkânımız yoktur. E/defter-defter beyan sistemi devamlı değişiyor. Toplumlar olduğu sürece MUHASEBE mesleği olacaktır. Biz olmadan finansal tablolar yorumlanamaz …….
Dedi ve Hizmet kalitesinin önemi ile sürekli eğitimlerin  (ücretsiz)  kendimize ve müşterilerimize fayda getirmesini n önemi ” belirtti..

Daha Sonra Konuşmalarını Yapması için Oda başkanı Emrullah Tayfun Çavdar'ı Kürsüye Davet etti.

Çavdar kürsüye gelerek konuşmalarına başladı;

"Dünyamız git gide kutuplaşmanın arttığı, hoş görünün yerini düşmanlıklara bıraktığı bir hal almaya başladı. Sağduyunun, uzlaşının, dostluğun güzel örnekleri bizlere gelecek için umut vermeye devam ediyor.

Belirsizliklerin, risklerin ve tehditlerin hem siyasal hem ekonomik anlamda belirginleştiği bir dönemi yaşıyoruz. ABD Başkanı Trump'ın alışılmadık ve bazen de anlaşılmaz siyasi davranış ve kararları küresel düzlemde zaman zaman siyasi ve ekonomik sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Bu sonuçların şimdiye kadar tolere edilebilir olması, gelecekte nelerle karşılaşılacağının belirsizliği güven riskini artıran en önemli faktör.

Ortadoğu Dünyanın kanayan bölgesi olmaya devam etti ve devam ediyor. Suriye'nin barış ve istikrara kavuşamaması, bölgede yaşanan gerilim siyaseti ve Rusya'nın etkinliğinin her geçen gün artması bölgede kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemi oluşturuyor.

Güney bölgemizde yaşanan ve yaşanacak gelişmeler, ülkemizi çok yakından etkiliyor ve etkilemeye devam edecek gibi görünüyor. Bölge ülkemiz açısından sorun ve sıkıntı kaynağı olmayı sürdürecek. Sınırlarımızda terör oluşumların son bulması ve ülkemizin toprak bütünlüğü, yurttaşların can ve mal güvenliği ile her türlü tehdit oluşturacak yapılanmalara izin verilmemesi en büyük dileğimiz.
Terör saldırıları ülkemizde ve dünyada acımasız ve iğrenç yüzünü pek çok defa gösterdi. Terörün hedefine ulaşmasına müsaade edilmemeli. Hiçbir baskıya ve zorbalığa boyun eğmeyen insanımız, teröre de kuşkusuz boyun eğmeyecektir. Gerek dünyada, gerekse ülkemizde terör yıllardır insanlığa acı, kan ve gözyaşından başka bir şey vermemiş ve vermeyecektir.

Suriye'de yaşananlar başta olmak üzere, savaşın, terör saldırılarının son bulması, akan kanın durması, barış filizlerinin yeniden tüm yeryüzünde yeşermesi hepimizin olduğu gibi tüm insanlığın da ortak temennisi olmalıdır.

Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde, barışın, hoş görünün, sevginin ve adaletin egemen olmasını canı gönülden diliyoruz.

Ekonomimiz son zamanlarda kendi içinde barındırdığı yapısal sorunlardan ve özellikle üretimden ziyade tüketime dayalı büyüme politikalarının yanı sıra küresel ekonominin yarattığı hava ve sorunlardan dolayı kırılgan bir görünüm sergilemeye başladı. Ticari hayattaki durgunluk, yabancı para değerlerindeki kur oynaklığı ve belirsizlikler ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturdu, oluşturmaya devam ediyor.

Uygulanan tedbirler ve alınan önlemler ne yazık ki kısmi rahatlamaların ötesinde var olan yapısal sorunları yeterince çözmekten uzak, bu durum ise toplumun en büyük gereksinimi olan moral ve güvenin oluşmasını engellemekte.

Vergi indirimleri, teşvikler, ekonomik aktivitenin canlanması açısından oldukça faydalı ve yerinde kararlar olmakla birlikte yapısal sorunlar ve küresel ekonomik iklim ne yazık ki uzun vadeli olumlu bir görüş açısı sağlamıyor. Kısacası belirsizlik ve beklentilerin yoğunlaştığı ve umutların başka bir bahara kaldığı bir dönem yaşanıyor.

2018 yılı üçüncü çeyreği olan Ekim-Aralık itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı borç stoku verilerini göre, Eylül itibarıyla Türkiye'nin brüt dış borç stoku 448,5 milyar dolar, stokun GSYH'ye oranı yüzde 53,8 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye'nin net dış borç stoku aynı dönemde 286,2 milyar dolar olurken, stokun GSYH'ye oranı yüzde 34,4 oldu.

Avrupa Birliği standartlarına göre hazırlanan genel yönetim borç stoku ise bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 17,8'lik artışla 1.167 milyar TL'ye çıkarken, bu rakamın GSYH'ye oranı aynı dönemde 3,5 puan yükselerek yüzde 32,6 ile 2012 sonundan bu yana en yüksek düzeye çıktı.

Küresel ekonomik iklimin belirsizliği, ülke ekonomisinde aktivitedeki yavaşlama tüm kesimleri temkinli bir beklenti içine itti, itmeye devam ediyor. 2019 yılının ilk günlerinde gördüğümüz bu havanın kırılması, ekonominin çarklarının tekrar güçlü bir şekilde dönmesi en büyük beklenti ve dileğimiz.

Yaşanan ekonomik sıkıntılar vergi performansını etkilerken, tüm toplumu olduğu gibi muhasebe ve denetim mesleğini icra eden bizlerin zaten öteden beri sorunlu olan tahsilat problemimizi daha da güçleştirmektedir.

Dünya siyasal ve ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılara karşın bilim ve teknoloji alanında müthiş bir değişim, dönüşüm, gelişim ve atılım yaşıyor. Sanayide dönüşüm, dijital, yapay zekâ, bulut teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar gibi teknolojik gelişmeler bu güne ve geleceğe damga vurmaya başladı.

Önümüzdeki yıllarda, ileri robotik üretim daha da etkin hale gelecek, biyoteknoloji ve yapay zekânın etkisi hayatımızın her alanında kuşkusuz daha çok yer alacak.


Yapmamız gereken, olmazsa olmazımız ise ülkemizin ve mesleğimizin dünyadaki değişime ve gelişimlere uyum göstermesini sağlamaktır. Geleceğe bugünden hazırlanmak ve uyum sağlamaktan başka bir seçeneğimiz yok, aksi durumda fırsatları kaçırır dünyanın gerisinde kalırız.

Odamızı ve bürolarımızı kısmen kurumsal yapılara dönüştürdük dönüştürmeye devam edeceğiz.

Unutulmamalı ki değişim ve dönüşümler durağan olmayıp süreklilik arz eder. Meslekte hizmet kalitesini artırarak, mesleki uzmanlık alanlarına yöneldik, yöneliyoruz.

Mesleğin yarınlarına güvenle bakmaya devam ediyoruz. Muhasebe mesleği teknolojik gelişmelerden en çok etkilenen mesleklerin başında gelmektedir.

Ne var ki, meslektaşlar, teknolojiyi fırsata çevirdiği ölçüde, küresel ve teknolojik gelişmeleri iyi okuyup, kendini adapte ettiği sürece etkinliğini ve varlığını artırarak devam ettireceklerdir.
Muhasebe ve denetim mesleği dinamik bir meslektir. Sürekli gelişen ve değişen bir meslektir. Yeter ki bizler bu değişim ve gelişime ayak uydurabilelim. Kaliteli hizmet sunduğumuz sürece mesleğimizin sunduğu hizmetlere her zaman talep olacaktır.

Mesleğin yarınlarını şekillendirmede meslektaşlarımıza ve meslek örgütümüze önemli görevler düşmektedir. Meslektaşlarımız ve meslek örgütümüz bu görev ve sorumlulukları başarıyla yerine getiriyor ve getirecektir.

Mesleğimizin bu gününü ve yarınlarını el birliği ile oluşturmak istiyoruz. Mesleki dayanışmamızı ve birlikteliğimizi geliştirip, güçlendirerek, gelişimimizi sürdürmeye çalışıyoruz.

Odamızın bugün 23. Genel Kurulunu gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki üç yıl için görev alacak kurul üyelerini belirleyeceksiniz. Yeni dönemde görev alacak arkadaşlarımıza başarı dileklerimi sunarken, görev almayacak olanlara ve geçmiş dönemlerde meslek mücadelemize emek vermiş olan tüm meslektaşlarıma en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Önümüzdeki günlerin ülkemizde ve dünyada; toplumsal barışın sağlandığı, terörün son bulduğu, barış içinde yaşandığı, ekonomik istikrarın sağlandığı, istihdamın arttığı, işsizliğin azaldığı, gelir dağılımındaki adaletsizliğin kısmen de olsa giderildiği, mesleki sorunlar ile tahsilat sorununun çözüldüğü, yurttaşların yarınlarına umutla baktığı, başta insanlar olmak üzere tabiattaki tüm canlılara yaşama hakkı tanındığı, bir ülke ve dünya umuduyla, Genel Kurulumuzun ülkemize, kentimize, mesleğe ve meslektaşlarımıza yeni ufuklar ve umutlar getirmesi temennisiyle saygılarımı sunarım."

Diyerek konuşmalarını tamamlayan Emrullah Tayfun Çavdar'ın konuşmalarından sonra gündemi maddelerine geçildi.

Bireysel konuşmalarda;

Sn: ZEKİ EROL Konuşmasında ;”Anayasanın 135. Maddesini dile getirerek TAHKİM konusunu dile getirerek odalarda TAHKİM in geliştirilmesi “ istedi.

Sn: Şaban ERDOĞAN Konuşmasında ;” K.D.V. tevkifat konusunu  “ dile getirdi.

Sn: Mustafa ERSÖZ Konuşmasında; Genç muhasebeciler meclisi konusundaki çalışmaları anlattılar.

Sn: Melahat ÇOSKUN Konuşmasında; olumlu/ olumsuz cinsiyete bağlı yaklaşımları haksız rekabete yaratmaktadır. Bu konudaki düşüncelerini dile getirdi.

Sn. Sadık MURAT SARIBAŞ Konuşmasında; TESMER yönetim kuruluna teşekkür ederek bağımlı meslektaşlarımızın delegasyonda temsil edilmelerini talep etti.

Sn: Seyit KARACAN Konuşmasında ;” Temel sorunları güncelliğini devam ettiğini, örgütlüğünün düşen oranın gördüğüm için örgütsel ve yönetsel öneriler sundular.

Sn: Arif HİKMET CENGİZ Konuşmasında; Mesleki yasada bulunan anti demokratik maddelerde ve mesleki yüklerimizi dile getirdi.

Bireysel konuşmalardan sonra gruplar adına konuşmalar yapıldı.

Gündem gereği konuşmalardan sonra; Yönetim kurulu raporu, denetleme kurulu- kesin hesap oy birliği ile Bütçe önerisi oy çokluğu ile kabul edilerek gündem sonlandırıldı…

1- Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer Balıkesir SMMM Odası Başkanı Ertuğ Aslan ve Oda Sekreteri Eren Çekiç'le Muhasebe Mesleğini ve Meslek Mensuplarının Sorunlarını Masaya Yatırdı.
Paranın olduğu yerde verginin olmaması beklenemez ve vergi hayatın birçok yerinde olduğu gibi dini vazifelerin yerine getirilmesinde de hayatımızın içinde.
Vergi icra hukuku olarak da bilinen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13’üncü maddesinde hüküm altına alınan ihtiyati haciz müessesesi . . . . .
Yazılı bölümü 13-14 Nisan 2019 tarihlerinde, sözlü bölümü ise 20-21-22 Ağustos 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen
Gülerken düşündüren……………….Düşündürürken öğreten……………..Öğrettiğini unutturmayan……………Maliyenin ve mesleğimizin unutulmaz hocası……
Elbette ki, 5510 Sayılı Kanunla Kanun’un 53. Maddesi’nde yer alan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılanların,
Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’nun 353/1 maddesi hükmüne göre verilmesi ve alınması gereken fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile
Yeni TTK’nın 390. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının
3 yıldır işsiz, etrafımın yardımıyla yaşıyorum. 1 Ekim 1977 doğumluyum. 25 Ekim 1999'da SSK kapsamında mühendis olarak işe başladım ve
Maliye Bakanlığı, Temmuz ayı bütçe sonuçlarını açıkladı. İlk 6 ayda 78.6 milyar TL açık veren bütçe, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin Hazine'ye devrinden sonra...
Otomotiv sektör temsilcileri yaşadıkları kriz karşısında bazı isteklerini ve önerilerini sıralıyorlar. Aralarında Rusya’da sektörün yaşadığı krizden
Toplantının hemen başında Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, “Tekstil sizin için ne anlama geliyor?” diye sordu. Ucuz işgücü, zorlu çalışma şartları, ç
Bankalarca verilen kredilere ilişkin usul ve esaslar, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve
İdeal olan şirketlerin kendi öz kaynakları ile yatırımlarını yapmaları ve faaliyetlerini sürdürmeleri olmakla birlikte, bu her zaman mümkün olmaz ve kaynak ihtiyacı
Bu Kanunun amacı; Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşmasını teminen; turizm imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılmasına, turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek . . . . .
BİLSEM sonucu MEB tarafından adayların erişimine açıldı. Binlerce adayın merakla beklediği sonuçlar sonrasında kesin kayıt hakkı elde edecek isimler ortaya çıktı.
Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları (2019 - 2018 - 2017 - 2016 - 2015 - 2014 Yıllarını İçerir)
2576 sayılı “Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”un, “Vergi Mahkemeleri’nin Görevleri” başlıklı